Giriş
(15)

para harcamanın rahatsızlık vermesi

montakristokondu
Arkadaşlar yargılayıcı ve eleştirel tavırlar için bu soruyu sormuyorum öncelikle bunu belirteyim ben de durumun normal olmadığının farkındayım.küçüklüğümden beri biriktirmeye karşı bir takıntım var, bir şey alacak olsam biriktirir alırdım, ailemden toplu para istemezdim, gençken kyk biriktirip yurtd
Arkadaşlar yargılayıcı ve eleştirel tavırlar için bu soruyu sormuyorum öncelikle bunu belirteyim ben de durumun normal olmadığının farkındayım.

küçüklüğümden beri biriktirmeye karşı bir takıntım var, bir şey alacak olsam biriktirir alırdım, ailemden toplu para istemezdim, gençken kyk biriktirip yurtdışına gittim şimdi 4-5 bin tl bandı maaşlı bir işte çalışıyorum, bir ev alacak param var kenarda ve bunlarla yatırım yapıyorum, fon, hisse, temettü, kripto. sürekli sermaye büyütmeye yönelik bir eğilim içindeyim. örnek vereyim, para 290 bin iken 300 bin hedefi koyuyorum. maaşı da o hedefe ulaşmak için kullanıyorum.

ulan diyorum bu ay maaşımdan kuruş arttırmayacağım, hepsini harcayacağım, yok yine olmuyor.

velhasıl sağda solda hepimizin en az bir kere denk geldiği üstünde yırtık süveter olan toprak zengini trilyonluk emmi gibi öleceğim diye korkuyorum.

erkek, yaş yolun yarısının 5 eksiği.
0
montakristokondu
(24.11.20)
Kadın olsam kaçardım sana :) tamam güzel de ne soruyosun şimdi sen? Nasıl kurtulurum diyorsan birikim hedefi yerine şunu alıcam bunu alıcam diye hedef koy kendine. Harcayamadıktan sonra paranın ne kıymeti var.
0
antihero
(24.11.20)
Soru ne hocam? Bundan kurtulmak istiyorsanız kargo bekleme sevdasına tutulmanız lazım. Ben marketten vs alışveriş yapınca mutlu olmuyorum ama kargo beklerken mutlu oluyorum valla.

Hobi edinmeniz lazım. Epoksi, resim, ahşap yakma veya boyama vs gibi bir hobi seçin ve harcama yapın.
0
Fusha
(24.11.20)
kendinizce mutlu ve yeterli harciyorsaniz ne mutlu, kimsenin kafasina uygun yasamak zorunda degilsiniz.
0
duygusuzromantik
(24.11.20)
Senin yatırımdan anlamayan versiyonunum :) ortaokuldan beri biriktirdiğim parayla üniversite bitince farklı bir şehre taşındım, ev tuttum fln, yine o zamandan beri alıp sakladığım eşyaları evimde hala kullanıyorum. Ucuz bulduğum ve bozulmayacak olan şeyleri de alıp stokluyorum. Mutluysan devam et :) ama arada kendini şımartmak için ufak harcama hedefleri koyabilirsin.
0
pati
(24.11.20)
şöyle bir şey var, bir şeyin ederi neyse veririm rahatsız olmam, ihtiyacımı da alırım esirgemem yani aşırı cimriler belgeseli gibi bir durum yok, ama şu var mesela öğlen yemeğe gidelim diyor ofistekiler, tabi beyaz yakalılık var hep lüks yerlere gidilecek, gitmesen olmuyor, o durumlarda verirken rahatsız oluyorum. bunun dışında hep bir sermaye büyütme çabası. @r evo, süresiz mod kısmını düşünmem gerekiyor galiba, yarın bir araba çarpsa yokuz.
0
🌸montakristokondu
(24.11.20)
valla ben kadınım ama kaçmam size :) bunun bilinçaltınızda psikolojik bir sebebi var belli ki. biriktirmek güzel şey de tam @r evolution'ın dediği gibi süreniz belli değil, yarın kalp krizi geçirip ölmeyeceğiniz, araba çarpıp yatalak olmayacağınız ne malum? dünya malı dünyada kalır bu kadar biriktirme manyağı olmaya gerek yok. savurun demiyorum ama paranın harcanmak için kazanıldığını da unutmayın.
0
candide
(24.11.20)
maaştan değil de yatırımlarınızdan bir kazancınız olduğu zaman, normalde asla harcamayacağınız kadarlık kısmını "havadan gelmiş para" gibi düşünüp harcasanız iyi olabilir belki.

hatta bu harcamayı da teknolojik bir ihtiyacınızı gidermekte kullansanız çok yerinde olur, teknolojik ürünler kolay kolay ucuzlamıyor zaten yine yatırım gibi olur.
0
owaki
(24.11.20)
hocam selam,
benzer sureclerden gecmisiz.

sirf cevap yazabilmek icin giris yaptim, aksam aksam :)

bende surekli birikim yapardim. gelirimin yuzde yetmisini biriktirdigim zamanlar oldu. resmen varyemez amca gibiydim. cok param oldu ama mutsuzdum.


sonra bu konu hakkinda arastirma yapip, hem finans hemde isin psikolojisi tarafinda egitmeye karar verdim.

cok basit iki hap bilgiyi paylasmak istiyorum sizinle;

yatirim yapmayacaksan birikimin hic bir onemi yok. bence zaten bu asamayi cozmussunuz. hisse alimi, temettu geliri elde etmeye calisma, fonlar vs gayet yerinde ve dogru yaklasimlar.

ikinci muhtesem onemli bilgi su;
butce yonetimine gecmek gerek. ve gelirin en az yuzde 15nin eglence butcesi olmasi gerek.

eglence butcesi sadece eglenmek icin kullanilir. sinema, tiyatro, netflix, oyuncaklar, oyunlar vs.

eglence butcesi, biriktirilemez. devredemez. baska amacla kullanilamaz. yani gidip o paraya kiyafet alamazsiniz. kiyafet almak icin ayri bir kisisel butce, saglik, egitim, yatirim, genel giderler vs gibi her kalem icin ayri bir butce.

hic bir butce digerinin harcamasina karisamaz.

diyelim ayin son gunu. eglence butcesinde 100 tl para kaldi. o gece saat 12 den sonra o para ya cope gidecek ya da eglence icin kullanilacak :)

bu konular hakkinda okumalar yapiyorsaniz, muhtemelen babil'in en zengin adami kitabini gormustursunuz.

orada da butcenin yuzde 10nu biriktirmenin yeterli olacagini salik veriyordu.

benim bu butceleme methodunu anlatan profesor ise; en degerli butcenin eglence butcesi oldugunu, surekli buyuk birikimler yaparsaniz bir yerden sonra hayatinizin gri olacagini ve calismaktan zevk alamayacaginizi anlatiyordu.

butceleme de kendinize ozel kurallarda olusturabilme sansiniz oluyor. ornegin ben yuzde 3 yardim butcesi olusturdum. o butceyi sadece cevreme yardim etmek icin kullaniyorum. oyle bir butce olmasa da insanlara yardim ederim, problem degil. ama o zaman bunu takip etmesi cok guc olur. ve bazen yardim etmek istemeyip oteleyebilirim.

mesela gecmisteki garip dusuncelerim neticesinde soyle bir sey olustu; udemy de super kurslar var. ama gram alasim gelmiyor. 30 lirayi cope atsam umrumda olmaz, ama udemy vermek zoruma gidiyordu. egitim butcesi olusturdum. o para egitim disinda hic bir amacla kullanilamayacagi icin, illa bir sekilde orada harcayacagim zaten hissiyle harcayabiliyorum.

yine ayni sekilde, giyim butcem de var :)
0
foster
(24.11.20)
@foster uzun uzadıya yazmışsınız çok da tatmin edici bir cevap müziği kapatıp okudum. yıldızlı bir tik verdim farzedin, ufkumu açtı cevabınız teşekkürler. o kitabı da gördüm ama okumamıştım, bakacağım.
0
🌸montakristokondu
(24.11.20)
hayat kalitenden ödün vermiyorsan sorun değil aslında.

diğer türlü bu davranış bir tür istifçilik. okb konusunda tecrübeli psikolog/psikiyatr yardımcı olur.
0
orpheus
(25.11.20)
boşa tabii harcama, kendine yatırım yap. sana güzel bir örnek vereyim.

15 sene birlikte aynı şirkete girdiğimiz arkadaşım. seni cebinden çıkarır. ailesiyle yaşıyor hala ve ne kazandıysa %95'ini biriktirirdi. kendisine en ufak bir şey almazdı, kursa vs de gitmezdi. odun gibi geçti 15 yıl. 15 yılda hiç bir yere gelemedi. denetim şirketindeydik, 2 yıl çalıştı ayrıldı. 2 yılda ne yükseldiyse odur. hala bir yerde muhasebe elemanı. para biriktirmiştir mutlaka. ama maaşın kendine yatırım yaptıkça katlanacağını unutma. öyle bir yere gel ki, böylelerin 15 yılda biriktirdiğini bir kaç ayda kazan. yani, harcayarak bitiremeyeceğin kazancın olsun.
0
stewie
(25.11.20)
Her işte dengeyi, orta yolu bulmak lazım.

Paranızı hem gerekli şeylere harcayın, hem de kötü günler için bir kenara para koyun.

Para amaç değil, araçtır! Önce ne için para biriktirmeniz gerektiğine karar verin ve buna göre harcamalarınıza yön verin. Ama illa biriktirmeyim, harcayım diye de para harcanmaz. Kendinize bir hobi, keyif alanı bulun.


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.11.20)
30 yaşında birinin 4-5 bin tl maaşla 300 bin tl biriktirmiş olması müthiş bir olay. Aç susuz gezmen lazım yani. Bence biraz tadını çıkarmaya başla artık, gerçekten yazık yani. Arkadaşların dediği gibi hobi, sosyallik, gezme tozma, kendine ayıracağın bir parayı bütçele ve harca. Elektronik olur, gezme olur, sosyallik olur bir şeylere aksın o para. Sürdürülebilir bir şey değil seninki çünkü, bir yaştan sonra depresyona girersin hayat geçti gitti ben ne yaptım diye.
0
roket adam
(25.11.20)
Ben de half life oynarken gidip sürekli healt doldururdum. Hep full healt ile gezme takıntım vardı. Sonra kafaya bir head shot. Herşey iptal.

Olumlu dünya. Borcun harcın olmasın, beslenme, barınma ve yaşlılığa teminat tamamsa, gerisini ye gitsin. Yoksa birileri yiyecek.
0
goklerdengelenkarar
(25.11.20)
Kimi işten çıkıp eve geldiğinde müzik dinlemeden, birkaç sayfa kitap okumadan uyumaz. Kimi maç izler sürekli.
Acaba fon,hisse,kripto işleriyle uğraşmak hobiniz gibi mi olmuş? Ya da zamanınızın çoğunu bunlarla geçiriyorsanız bi tür bağımlılık. Pek bilgim yok ama bunlar epeyi vakit alan şeylerdir diye düşünüyorum. Sanki tutumluluk ya da cimrilik değil sizinki. Parayla oynamak.
Her ne ise yarına çıkacağımızın garantisi yok diye düşünmek lazım.
0
oyokbuyoknevar
(25.11.20)
(9)

Bu nasıl %12 enflasyon?

Mehmet Ersoz
şubat 2019da 32 tlye aldığım akım korumalı priz şu an 64 lira. bu nasıl %12 enflasyon?
şubat 2019da 32 tlye aldığım akım korumalı priz şu an 64 lira. bu nasıl %12 enflasyon?
0
Mehmet Ersoz
(10.11.20)
geçen sene tam bu ay bim'den kilosunu 45₺'e aldığım hurmanın kilosu bugün 68₺. zaten çarşı pazar enflasyonu %40-50. tuik enflasyonu tuvalet terliği fiyatlarını baz alarak yaptığından 8-12 çıkması normal.
0
malheiros
(10.11.20)
akp enflasyonu o. maaş zamlarının falan belirlenceği dönemde eksilere kadar düşüyor.
0
hadsafhada
(10.11.20)
Bu tarz ürünlerin üretimini yapan bir firmadan olduğum icin soyliyim; covid sebebiyle fiyat artisi yapildi bazi ürünlerde çünkü talep azaldi.
Kısacası bu ürün gruplarina da vurmuş olabilir.
Onun dışında dovizin düşeceği, Çin'den üretimin Türkiye'ye akacagi falan filan söyleyen benden daha bilgili arkadaşlar aslında senin ne kadar ucuza aldigini, şükür etmen gerektiğini falan sana anlatabilir. Ama genelde böyle başlıklara gelmiyorlar prensip(!) olarak.
0
logisticsmanager
(10.11.20)
beğendiğim motor 85k'dan 191k'ya çıktı.
0
duyurukullanıcısı
(10.11.20)
Haklısın.
0
trixi
(10.11.20)
Geçen nisan ayında giydiğim montun cebinde bir fis buldum. Cin mısır 3,50tl . Tesadüf aynı marketteydim dedim bakayım şimdi kaç TL 4,00tl. Tek fark var arada geçen seneki 1kg bu seneninki 500gr
0
primetime
(10.11.20)
E doğru değil mi işte? %12 aylık enflasyon değil mi?

Aylık ortalama %10 olsa hesap doğru, ben mi yanlış bakıyorum olaya?
0
John Bloor
(10.11.20)
Enflasyon hesaplarken, priz 2 katına çıkmış %100 enflasyon diye hesaplanmıyor. Pek çok ürüne ve hizmete (kira vs.) bakılıyor. Hepsi de kullanım oranlarına göre ağırlığı farklı oluyor. Yumurta'nın ağırlığı ile ampulün ağırlığı bir değil.

Ancak enflasyon artışta ve artmaya devam ediyor. %20'lere dayandı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.11.20)
@john aylık değil açıklanan yüzde 12. Yıllık.
Aylik %1 falan aciklaniyor iste.
0
logisticsmanager
(10.11.20)
(16)

Yakınlarınızdan corona olup, hayatını kaybeden oldu mu?

silver apple
Önceden genelde haberlerde duyuyordum ama bu sıralar coronaya yakalanan çok duymaya başladım. Komşular, iş arkadaşları vb...
Önceden genelde haberlerde duyuyordum ama bu sıralar coronaya yakalanan çok duymaya başladım. Komşular, iş arkadaşları vb...
0
silver apple
(09.11.20)
evet oldu
0
clones
(09.11.20)
Olmadi. Kuzenimin kayinpederi 17 gun entube kaldi 65+ yasi. Simdi cok iyi masallah. Umarim olmaz. Annem astim hastasi, korkuyorum
0
matilda
(09.11.20)
Eskiden yakınlarda duymazdım ama bu ara çok duymaya başladım ya. Yan binadaki yakın komuşumuz Ordu'da kapmış, hataneye almışlar. Babamın amcası, epey yaşlı o da kapmış durumu kötüymüş. Gidici diyorlardı en son. Bir kız arkadaşımız, bahçelievler taraflarında oturuyor. Kapmış, bütün aile evde 10 gündür.

Ölen olmadı ama çok olan duymaya başladım bu aralar. Dıdısının dısını duyduklarım da ayrı var yani. Bence durum sahiden kötü ya, eskiden burada hep sorarlardı yakınlarınız var mı kapan diye hep yok derdik. Şimdi var diyorum.
0
eazy
(09.11.20)
Is arkadasimin once babasi 10 gun sonra annesi vefat etti
Cok sevdigim bir mihmandarim, ustadim vefat etti
Esimin dedesi vefat etti
0
summatinyourteeth
(09.11.20)
oldu.
0
msb
(09.11.20)
2 kisi var. Biri 80 yasinda hic bir saglik sorunu olmamis/olmayan, eli ayagi tutan, her gun bisiklete binen sapasaglam biriydi. Digeri 45 yasinda, gut hastasiydi.
0
taurina
(09.11.20)
Uzak akrabalardan ölen 4-5 kişi var hepsi yaşlıydı.

Bir de arkadaşım vefat etti 35 yaşında gayet sağlıklıydı inanamadık.
0
jazzabel
(09.11.20)
Yakınlardan şükür olmadı. Babamın Bi arkadaşı öldü.
0
cosmicgadin
(09.11.20)
Maalesef. Uzun yıllardır yakın oldugumuz bir aile dostumuz. Çok üzgünüm günlerdir inanamıyorum. 48 yaşındaydı.

Bir de bir tanıdığımın babaannesi vefat etti.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(09.11.20)
Arkadaşımın eşi 37 yaşında kronik rahatsızlık ve sigara kullanımı yok. Malesef kaybettik.
0
suicides underground
(09.11.20)
Ölen olmadı ama çevremde korona gittikçe yayılıyor. İş çevremden, şirketten ve komşularımdan çok kişi korona oldu, oluyor. Dün yoğunluk haritasına baktım, her taraf kıpkırmızı...

Dikkatli olmakta fayda var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.11.20)
amcam(75), halam(65), babaannem(99), teyzem,(60 küsür) eniştem(80 küsür), bir tane uzak akraba(o da 70 küsür) vefat ettiler.
0
rahmi pinkfloydoglu
(09.11.20)
yoğun bakımda bir hastamız var şu an, dedem.
0
roket adam
(09.11.20)
Yakın arkadaşlarımdan ve akrabalarımdan olmadı ama daha uzak olduğum arkadaşlarımdan, çevremden, iş hayatından tanıdıklarımdan maalesef 20'den fazla kaybımız oldu. Hele 4-5 tanesi hiçbir bilinen sağlık sorunu olmayan, düzenli spor yapan, sigara kullanmayan, 25-30 yaş arası gençlerdi.
0
iwasbornonamountainside
(09.11.20)
Butun bu Corona karmasasi ilk basladiginda (Nisan) bir arkadasimi (35 yas) kaybettim. Nasil oldu anlamadik, yogun bakim, entube derken cok hizli gelisti.

Annem ve teyzem (65 Yas) Mayis'ta oldular. Annem grip gibi atlatti, teyzem 2 gun hastanede yatti.
0
cleric
(09.11.20)
oldu
0
ehti
(09.11.20)
(9)

1,69'dan kredi cekip dolar almak

bollocks44
yarin sabah itibari ile mantikli bir hareket olacak midir?
yarin sabah itibari ile mantikli bir hareket olacak midir?
0
bollocks44
(09.11.20)
Aşırı mantıklı bir hareket.

Dolar yarın çakılacak.

Dayı demişti dersiniz.
0
himmet dayi
(09.11.20)
dünyanın en mantıksız hareketi
0
dafuq
(09.11.20)
@dafuq neden mantiksiz oldugunu da aciklasaydiniz
0
🌸bollocks44
(09.11.20)
Dayı haklı çıktı. Dolar'a güvenilmez. Risk almak da bir ticari başarı sonuçta.
0
neymis
(09.11.20)
cakildi dedigin de 10 kurus dustu, aksama cuma degerini de gecer.

bu dedigini haziran'da yapacaktin 0,79 iken.
0
baldur2
(09.11.20)
Maddi olarak doğru mudur derseniz, dövizin getirisinin faizin götürüsünden fazla olacağını düşünüyorsanız mantıklı.

Doların artacağı ortada ama paranız yoksa, bu tarz birikim yapmak bence çok doğru değil. Ufak ufak alarak biriktirin.

Pandemi başlarında mantıklıydı. Devlet negatif faizle para dağıtıyordu çünkü.


NOT: yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.11.20)
Ama diyeyim sakın eksisozlukte falan yazılanları ciddiye alıp böyle bir seye girişmeyin sonra çok pişman olursunuz. Bunlara kalsa 31 mart seçimlerinden sonra da dolar 10 tl'yi geçecekti şimdiye kadar hiç bir senaryoları gerçekleşmedi çünkü verdikleri bilgiler doğru değil sadece manupilasyondan ibaret. ABD doları şu an haddinden fazla değerli ve önümüzdeki günlerde (kimse zaman veremez) daha da değer kaybedecek.
0
acebi
(09.11.20)
Umarım beni dinleyip almamissindir dostum. Tık vermemissin gerçi ama olsun :)
0
dafuq
(11.11.20)
başka bir soruda yazmıştım, buraya kopyalayayım:

-

türkiye'nin riskleri yüksek olduğundan ve bazı temel adımları atmadığından, dolar başka para birimlerine göre TL karşısında aşırı değerlenmişti.

şimdi köpüğünü atacak.

şurada verilerle tane tane anlatmışlar:www.karar.com

mevcut başgan IMF ile anlaşmamak için inat edeceğinden, orada belirtilen rakamlara da inmez ama @sta'nin dediği gibi 7,19a kadar gelebilir.

tamamen ekonomi yönetiminin atacağı adımlara bağlı.
0
fever
(11.11.20)
(3)

trump merkelle neden el sıkışmamıştı?

avatar is back
çok meşhur olmuştu bu video https://www.youtube.com/watch?v=uLfukuEutIUben tüm niyet okumalardan ziyade, trump'ın biraz avelliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. muhtemelen hem duymamıştır hem de kafası başka bir dünyadadır. o günleri hatırlayan var mı? sebebi neydi acaba?
çok meşhur olmuştu bu video www.youtube.com

ben tüm niyet okumalardan ziyade, trump'ın biraz avelliğinden kaynaklandığını düşünüyorum. muhtemelen hem duymamıştır hem de kafası başka bir dünyadadır.

o günleri hatırlayan var mı? sebebi neydi acaba?
0
avatar is back
(02.11.20)
Trump Financial Times gazetesine verdiği özel röportajda, "Şansölye Merkel ile harika bir görüşme yaptım. Beş kez elini sıktım ve sonra yan yana oturduğumuzda sanırım bir gazeteci 'onun elini sık' dedi. Ama, ben bunu duymadım" ifadelerini kullandı.
0
facebook
(02.11.20)
Bence de kafa başka yerde, duymadı o el sıkın poz alalım laflarını. Tavır yapıyor olsa espri yapmazdı, kerizliğine yani.
0
John Bloor
(02.11.20)
Nato için daha çok para istemişti. Merkel pek yanaşmamıştı. Aralarındaki gerilimin sebebi buydu. Hatta sonrasında abd, bir kısım kuvvetlerini, Almanya'dan Polonya'ya kaydırdı.

Nato sözleşmesine göre üye ülkeler GSMH'sının %2'si kadar askeri harcama yapmak zorunda. Trump, "ABD harcıyor, sizi koruyor. Siz para katkısı yapmıyorsunuz" diye kızıyor.

Ama elini neden sıkmadı, bilemiyorum. Duymadım dediyse, duymamıştır. Trump, bildiğin öküz. Aklında ne varsa, pata küte söylüyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(02.11.20)
(2)

Nisan'dan beri sigortam yatmıyor?

altin gol atan stoper
Selamlar,Özel sektörde çalışıyorum. Pandemi başladığından beri sigortam atmıyor, her ay 0tl olarak gözüküyor e devlette. Kısa çalışma ödeneği çıkmadığı için İşsizlik ödeneği alıyorum. Maaşımın yarısını devlet veriyor. İlk zamanlar sigorta durumunu muhasebeciye sordum, çoğu kişinin öyle dedi. Bazı ça
Selamlar,

Özel sektörde çalışıyorum. Pandemi başladığından beri sigortam atmıyor, her ay 0tl olarak gözüküyor e devlette. Kısa çalışma ödeneği çıkmadığı için İşsizlik ödeneği alıyorum. Maaşımın yarısını devlet veriyor. İlk zamanlar sigorta durumunu muhasebeciye sordum, çoğu kişinin öyle dedi. Bazı çalışanların yarım yamalak yatmış, bazılarına tam yatmış. Kimseden net bir cevap alamadığım için size sormak istedim. Ben umudu kestim ama, ödenmemiş ayların tutarının toplu bir şekilde yatma durumu olabilir mi?
0
altin gol atan stoper
(02.11.20)
işvereniniz toplu olarak yatırmaz.

şu anda mecliste pandemi sebebiyle borçlanma görüşülüyor, eğer onaylarlarsa siz dışardan sigorta primlerinizi ödeyebilirsiniz. (şu anda böyle yapılamıyor)

ama eğer onaylanırsa bile siz ödersiniz, işveren ödemez.
0
benaslinda
(02.11.20)
Kısa çalışma ödeneğinde sanıyorum sigortanız yatmıyor. Geçen günlerde Fox'da sanırım haber de söylediler. EST (Emeklilikte süreye takılanlar) çıktı bir de diye... Bu konuyu işlediler.

İK'ya veya SGK'ya sormakta fayda var. Haberi belki youtube'dan bulabilirsiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(02.11.20)
(15)

Mesut Yılmaz'ın vefatı ile ilgili ne düşünüyorsunuz ?

Avoiding The Puddle
Yeni nesil ANAP nedir bilmese de kendisi bir dönem siyasetinin etkin figürlerindendi ve en azından günümüz siyasetçileriyle kıyaslanamayacak devlet ahlakına sahipti. Artık 90'lar siyasetinden geriye bir Baykal bir de Tansu kaldı hâlâ hayatta olan.Siz ne düşündünüz ?
Yeni nesil ANAP nedir bilmese de kendisi bir dönem siyasetinin etkin figürlerindendi ve en azından günümüz siyasetçileriyle kıyaslanamayacak devlet ahlakına sahipti. Artık 90'lar siyasetinden geriye bir Baykal bir de Tansu kaldı hâlâ hayatta olan.

Siz ne düşündünüz ?
0
Avoiding The Puddle
(30.10.20)
Tansu Çiller ve Deniz Baykal'la birlikte bugünkü siyasal İslam yönetiminin güçlenmesine neden olan üçlüden biriydi, onun dışında, yaşı yetenler bilir, doksanlı yılların karanlık ve faili meçhul günleri aklıma geldikçe bugünlere şükredecekmiş gibi oluyorum bu arkadaşların sayesinde.
0
angelus
(30.10.20)
Mesut Yılmaz annemle aynı yaşta. O yüzden biraz korkuttu beni.
0
naksidil
(30.10.20)
kendisini pek sevmezdim, dick cheney gibi bir adamdır ama ölen birinin arkasından kötü konuşmam. umarım ruhu her neredeyse, huzur bulur.
0
stewie
(30.10.20)
Bulgaristan'da kumar oynarken yumruklanıp burnunun kırılması olayı geliyor aklıma, bir de sürekli "eeeee" diye konuşması.

Allah rahmet eylesin.
0
John Bloor
(30.10.20)
Benim icin karanlik bir donemin siyasi figurlerinden. Simdi internet var da kimin ne bok oldugu ayan beyan ortada.

Niyeyse pek ulkesini dusunen bir adammis gibi gelmezdi bana.
0
brkylmz
(30.10.20)
@angelus’un söylediklerine benzer şeyler söyleyecektim. Ülkeye hep zarar veren insanlardan biri
0
Unde bach canim
(30.10.20)
malum kesim arkasından 'namaza gidenleri sevmezdi' diye kusmuk saçmaya başladı bile. varın gerisini siz düşünün.

sevenlerinin başı sağolsun.
0
heidi'nin dedesi
(30.10.20)
rizeli olması nedeniyle tanışıklığı olan bir arkadaşın babasının onun yardımıyla bir yerlere geldiğini biliyorum. çocuğu mesut amca geldi mesut amca gitti muhabbeti yapıyordu. çok görgüsüz tiplerdi parayla hava atacak cinsten.

geçenlerde başka bir arkadaşım çocuğun motorla dağıtıma çıktığını gördüğünü söyledi. işler mesut beyli zamanlardaki gibi iyi değil demek ki.
0
bohr atom modeli
(30.10.20)
Kimse kusura bakmasin Binali bile bunun yaninda hatip gibi kalirdi. Bir cumleyi 5 dakikada kurardi. Siyaset gibi bir alanda nasil yukseldi, nasil oy aldi gercekten sasilacak sey. Gozluk, akilli, yetkili bir abiye benzeyen bir tipi var ordan yurudu herhalde. Kaygisizlar'da esprisi cok yapilirdi Mesut Yilmaz gibi konusma da anlat su olanlari dogru duzgun falan diye:)
0
speedy
(30.10.20)
@angelus +1 kendisi bence türk sağının elitist kesimindendi bence. zeki bir insan olduğunu düşünüyorum. eğer derin devlet varsa tansu çillerle mesut yılmaz bu grup tarafından kullanıldı.
0
mikahakkinen
(30.10.20)
Ölünün arkasından konuşulur, hatta cenazede sorarlar "nasıl bilirdiniz?" diye. Bu hakaret etme manasında değil tabii ama yanlış yaptıysa da söylemek lazım.

Ben kötü bilirdim...


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.10.20)
akp'nin yıllardır ekmeğini yediği mağduriyetin sebeplerinden biriydi. 28 şubat sürecindeki kararlar, imam hatiplerin ortaokul kısmının kapatılması, katsayı uygulaması aydın doğan karşısındaki durumu vs.. karadenizli siyasetçileri sevmediğim ve başbakan olmasına rağmen galatasaraylı olmasını göze sokarcasına hissettirmesinden dolayı pek iyi hatırladığımı söyleyemem.
0
jepa
(30.10.20)
(bkz: kör ölür badem gözlü olur)

memlekete gündem lazım, tvlere içerik çıktı, başka bir esprisi yok. negatif yönlerini yazan, 90'larda çocukluk yaşamış herkes az çok bilir.
0
kobretti
(30.10.20)
Karanlık dönemin karanlık prensi.
Anasol, d-anasol, anasol-m vs gibi ismini sayamayacağım garip garip toplama koalisyonlarda bulunmuş ancak halkın oy verip birinci yaptığı partiye kapısını kapatmış ve ülkenin kaosa sürüklenmesine sebebiyet verenlerden biri.

28 şubatın destekçisi, imam hatiplerin kapatılmasının sağlayıcısı ve kendisini protesto edip hakkını aramak isteyen halka “yarasa” demiş, o dönemki ekonominin çökmedinde payı olanlardan biri, say say bir çok falsosu olan biri.

İki de anektod geldi aklıma, biri kendimle ilgili, canlı olarak yakınen gördüğüm ilk ünlü olması. O zamanlar daha çiçeği burnunda genç bir bakandı, Özal başbakandı. Kabinede popülerdi, belki de bu yüzden çocuk halimle arabada tanıdığım tek siyasetçi olmuştu :)

İkincisi ise hem güldüğüm hem trajik bulduğum bir şey. Refahyol döneminde memur maaşları konusu gündemdeyken, muhalefet olarak hükümete yüklenip “en az yüzde 40 zam yapılmalı, bundan azını zam kabul etmeyiz, hükümet memura sahip çıkmıyor, zam isteriz de isteriz” minvali bastırırken; Erbakan, meşhur basın toplantısında yüzde 50 zam açıkladığında, bu sefer de hükümet devletin parasını çarçur ediyor, israf ediyor, fazla harcıyor vs diye çemkirmişti.

Bu arada yüzde elli zam da zammış hani, 4bin alıyorsun hopp altı bin oluyor. Bugun bile memurlar Mesut Yılmaz’ın itiraz edip eleştirdiği o zammın meyvesini yiyor.
0
epitaf
(30.10.20)
sarozda bizim arsanın yanındaki arsayı yandaşlarına imara 1 saatliğine açıp işlemlerini halledip tekrar imara kapatması geldi aklıma...
0
eja
(30.10.20)
(4)

sağlık çalışanları istifa etse, gelmiyorum artık ne yaparsanız yapın dese ?

aslindasorunumpsikolojik
hukuken ne yapabiliyor sağlık bakanlığı ?istifa etmek yasaklanmış.adam istifa dilekcesini verdi evinde oturuyor.polis gelip zorlamı hastaneye götürecek ?tazminatsız işten kovar en fazla, daha ötesi varmı ?almanca öğrenip almanyaya gitmesine engel olabilirlermi ?sanırım ülkenin önümüzdeki 15-20 senel
hukuken ne yapabiliyor sağlık bakanlığı ?
istifa etmek yasaklanmış.
adam istifa dilekcesini verdi evinde oturuyor.
polis gelip zorlamı hastaneye götürecek ?
tazminatsız işten kovar en fazla, daha ötesi varmı ?
almanca öğrenip almanyaya gitmesine engel olabilirlermi ?

sanırım ülkenin önümüzdeki 15-20 senelik tüm birikimini dolar borcuyla iç ettiler. yetişmiş insna gücünüde komple kaybetmesi için elinden geleni yapıyorlar.
0
aslindasorunumpsikolojik
(28.10.20)
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
Madde 18 – Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.

İstifasını kabul etmezse ve çalışan işe gitmezse bir ay içinde mazeretsiz 2 günden fazla devamsızlık nedeniyle tazminatsız işten çıkarır. Daha ötesi yok ama sicilinde "kovuldu" olarak görüneceği için istemeyebilir bunu çalışan.
0
himmet dayi
(28.10.20)
Hükümet istediğini yapar. Hala yasa maddesi, hukuk demek için son 5-6 sene Türkiye'de hiç yaşamamış, hiç takip etmemiş olmak lazım.

Ama gerçekte ne yaparlar, ne kadar sert bir tavır gösterirler bilmiyorum. Kestirmek güç. Genelde toplumdan gelen baskılara göre tavır alıyorlar.



.
0
kartallar yuksek ucar
(28.10.20)
Bildigim iki doktor, birkac ay once istifasini verdi, vize basvurusunu yapmaya hazirlaniyor. Iyi derecede Almanca biliyorlar.

Corona sadece doktorlarin degil, bircok is alanindaki insanin, en basit, en dokunulmaz gorulen haklarina ket vurdu. Kriz donemlerinde, savas donemlerinde boyle uygulamalara basvuruluyor.

Ornegin "sokaga cikma yasagi", Türkiye´de bir adamin bir lafina baksa ve kabul gorse de, Avrupa`nin bircok yerinde insan haklarina saldiri olarak goruldu. Yine bircok meslek kolu, savas donemi sartlarindaymis gibi calistiriliyor.

Polis getirip hastaneye goturmez ancak doktor olarak Türkiye´de calismaya devam edeceklerse, bir yaptirim ile ileride karsi karsiya kalirlar. Bunu ongormemek aptallik olur.

Almanca ogrenip Almanya´ya gitmelerine niye engel olunsun? Muhtemelen bu kis sonunda yine kaldirirlar yasagi.

Acikcasi bu sorulardan, zamanin ve bu zamanin getirdigi sartlarin iyi okunmadigini; diger ulkelerle hicbir kiyaslama yapilmadigini cikariyorum.
0
buf-e kür
(28.10.20)
Usulune uygun istifa etmemis oluyorsunuz sadece. Yani zorlayamaxlar. Sadece devlete geri donuste zorluk yasar. Ama hukumetin ne yapacagi bilinmez ozelde calismalarinin da onune bir sekilde set cekecek bi kanun filan cikartabilirler.
0
red g
(28.10.20)
(8)

uzun abi neden arap ülkelerine laf söylemiyor.

egokalp
fransadan en ufak bi hareket olsa. direk bizi hedef almasa bile hemen atar gider yapılıyor. şu an arap ülkelerinin çoğu türkiyeye ambargo uyguluyor. ne reis ne bir bakan söz söylemiyor neden? araplar fransadan daha mı güçlü?
fransadan en ufak bi hareket olsa. direk bizi hedef almasa bile hemen atar gider yapılıyor. şu an arap ülkelerinin çoğu türkiyeye ambargo uyguluyor. ne reis ne bir bakan söz söylemiyor neden? araplar fransadan daha mı güçlü?
0
egokalp
(26.10.20)
müslüman oldukları için.
0
insomniac
(26.10.20)
Suriye'ye soyledi iste, sonucu goruyoruz.
0
fortisvita
(26.10.20)
Dış basında Türkiye goygoylarında Arap basınına yer vermiyor kimse, Avrupa basını hakkımızda ne dedi etrafında dönüyor ya konu. Onun gibi bi psikolojidir belki.
0
gayda
(27.10.20)
ne yapacaklar üzerinde arapça harfler olan suudi bayrağını mı yakacaklar? kuran harfleri diyor milletin yarısı arapçaya.
0
bisorumvargaliba
(27.10.20)
Onların siyasi yönden konjüktürü ile Arap ülkelerininki aynı değil.

Macron'un hiçte yaptıkları ufak bir hareket değil. Bir zamanlar Osmanlı'dan emir alanlar,yine o günlerin bir şekilde geleceği çekincesini yaşıyorlar doğal olarak. Ve biliyorlar ki Türkler girdikleri yerden 600 küsür sene çıkmıyor.

O Arap ülkelerinin her daim ismi öne çıkanlarının zaten İsrail ve ABD uşağı olduğu ortada. Ciddi anlamada müslümanlara faydaları yok.
Halkları da zaten Türkiye'den yana.

Geçenlerde mısırlı bir gazeteci konuşmasında : Erdoğan, Suudi Arabistan'daki seçimde adaylığını koysa selman kazanamaz.. dedi .
Yine genel olarak bölgenin medyasının da cia ve mason kontrolünde olduğunu söyledi .

Eğer bir yaptırım uygulanacak olursa bunların başında Birleşik Arap emirlikleri gelir ki, Türkiye'nin aleyhine neredeyse her türlü uluslarası ittifakta ve planda bulunmuşlardır.

Emin değilim ama denildiği üzere onlara da laf söylenmemesi, doğrudan oradaki müslümanlara hükümetleri tarafından zarar vereceği nedeniyle de olabilir.
Her şeyin sırası var.
0
Erva
(27.10.20)
araplasmis bir turk oldugun icin.
0
baldur2
(27.10.20)
Macron ile Arap kralının, bu tonda konuşmaya vereceği reaksiyon aynı değil de ondan...

Macron, cevap verir. Onun oyları artar, uzunun oyu artar, yolumuza devam ederiz.

Krala bu şekilde "kafadan kontak" derseniz, ilişkiler tamamen kopar. Şimdilik Suudi Arabistan ve BAE bize düşmanlık yapsa da, ilişkileri tümden koparmak istemiyoruz demek ki...


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.10.20)
Çünkü macron'u hedef alırsan Fransa halkı bunu üstlenmeyebilir, üstlense de pek etkilenmez bizim ekonomi(kaybedilecek şey arap ülkelerine göre daha az). Ama Arap liderini hedef alırsan kabile devletleri olduğu için halkı da düşmanlık beslemeye başlar. Elinde olan ticaret ve turistten de olursun.

Zaten Fransa olayına takilmayin. İkisi de iç siyasete oynuyor şu an. Ben ilişkilerin zarar göreceğini düşünmüyorum. Yarali iki lider var. Yaralarını satıyorlar karşılıklı.
0
westblack
(27.10.20)
(17)

BİM çalışanı "çok aldın veremem" diyebilir mi?

ya ben lan neyse
bir ürününden çok almak istesem (indirimli ya da aktüel ürün değil) diğer müşterilere kalmadı, gerekçesiyle almama engel olması yasal mıdır? ben sürekli taşımak istemediğimden 10 tane 5 kg yağ almak istedim mesela...
bir ürününden çok almak istesem (indirimli ya da aktüel ürün değil) diğer müşterilere kalmadı, gerekçesiyle almama engel olması yasal mıdır? ben sürekli taşımak istemediğimden 10 tane 5 kg yağ almak istedim mesela...
0
ya ben lan neyse
(23.10.20)
Sigarayı vermiyorlar da diğer şeyleri bilmiyorum.
0
antihero
(23.10.20)
biz a101den bi palet su aldığımızı biliriz, kimse bişey demez. hele bu normal zamanlarda.
0
killerbee
(23.10.20)
verirler bence ama inisiyatif kullanmak durumunda da kalabilirler. atiyorum, yeni mal 1 gun sonra gelecektir, sen de sabah oradasindir adam diger musterileri dusunur vermez belki o kadar. bence muhattap olacagin kisiye bagli biraz sanki.
0
baldur2
(23.10.20)
başıma geldi ondan sordum.
0
🌸ya ben lan neyse
(23.10.20)
bazı bölgelerde esnaf bimden alışveriş yapıp küçük marketlerde satıyor. böyle durumlarda kasiyer al sat yaptığını düşünerek vermeyebilir.
0
mg3929
(23.10.20)
"Yasal mıdır?"
Bir firmanın bir müşteriye satış yapmayı reddetmesi yasal mıdır diye bakmak lazım galiba, bunun yanında süpermarketlerin kampanya açıklamarında genelde 3 üstü alımlar ticari değerlendirilir kampanyadan yararlandırılmaz gibi notlar olabiliyor.
E-ticaret sitelerinde de bir üyenin alabileceği ürün sayısı sınırlandırılabiliyor, bunlar yapılabildiğine göre bence diyebilir.
0
atom karincanin torunu
(23.10.20)
maksimum alma sınırı konabiliyor bazı ürünlere. ama en doğrusu Bim'in genel merkezine sormak
0
lcha
(23.10.20)
evet yasaldır. satmama hakkı saklıdır.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.10.20)
evet der
0
turbo sadık
(23.10.20)
şokta satılan patates kızartması ucuz diye her mal geldiğinde çevredeki restoranlardan sabah açılır açılmaz gelip hepsini alıp gidenler vardı. uzun süre çevredeki şoklarda sürmüş bu şekilde. çalışanlar tartışırken denk gelmiştim. hala devam ediyorlar mı bilmiyorum. sonra bir şekilde düzenleme yaptılar galiba. 10 tane 5 kg yağ da ticari gibi gözüküyor evet.
0
not dark yet
(23.10.20)
Hayati bir ürün olmadığı sürece satmama hakkı var evet.
0
fever
(23.10.20)
Bazen firmalarla birlikte özel kampanyalar yapıyorlar. Firma toplu satmama şartı getiriyor.

Tabii 3-5 tane değil de, özel indirim olan ürünlerde onlarca veremem diyebilir. Ordaki firmanın maksadı mümkün olduğu kadar çok kişiye ulaşıp, ürününü tanıtmak.



.
0
kartallar yuksek ucar
(23.10.20)
Diyebilir de 10 tane 5 kg yağ çok değil. 100 tane çok.
0
infernalcadre
(23.10.20)
20 şişe 5l'lik su almışlığım var bazen biraz şaşırmış bakıyorlar ama kimse birşey demedi.
0
nickyazmaksartmibulamadim
(23.10.20)
Bimde çalışıyorum ,Cuma aktüel ürünlerinde ,kampanyalı ürünlerde ,dışarıya göre ucuz olan atıyorum yağ gibi ürünlerde toplu satışı müsaade etmiyor üst yöneticiler kişi başı en fazla 2-3 tane mağaza sorumlusunun insiyatifine kalmış,tüm müşteriler eşit şekilde faydalansın diye. Adam geçen haftalarda 1 palet torku yağı almak istedi satmadık. Etik değil maksat tüm müşteriler eşit şekilde alabilsin mantığı.
0
Akabeatz
(24.10.20)
Mal BİM’in. İster satar ister satmaz. Hayati de olsa satmama Hakkı saklıdır.
0
Frederick Co
(29.10.20)
BİM'in dönem dönem bazı ürünleri zararına veya başa baş sattığı da oluyor. Malum durumlardan dolayı, fazla zam gelen ürünlere anında yansıtamıyor!

Yağ bunlardan biri, bu aralar fiyatı çok arttı. Fiyat geçisini aynı hızda yapamadılar.


.
0
kartallar yuksek ucar
(30.10.20)
(7)

1 hafta once gördüğüm arkadasim corona olmuş, ne yapmalı?

livaist
Gectigimiz pazartesi görüştük en son. Ilk persembe gunu rahatsizlanip yaptirdi negatif çıktı daha sonra da pazar gunu yaptirdi ve bu sefer pozitif cıktı. 1 hafta daha kendimi izole edecegim. Bende hic bir sorun yok ama tedirgin oldum, test yaptirmali miyim yoksa evde izoleyle bu bir haftayi bitirmel
Gectigimiz pazartesi görüştük en son. Ilk persembe gunu rahatsizlanip yaptirdi negatif çıktı daha sonra da pazar gunu yaptirdi ve bu sefer pozitif cıktı. 1 hafta daha kendimi izole edecegim. Bende hic bir sorun yok ama tedirgin oldum, test yaptirmali miyim yoksa evde izoleyle bu bir haftayi bitirmeli miyim?
Teşekkürler
0
livaist
(19.10.20)
İzoleyle bu haftayı bitirmen daha mantıklı. Hastaneye teste gidip kendini riske atma bence de, belirtin olursa gidersin.
0
roket adam
(19.10.20)
bence test yaptırmayın şimdilik çünkü yaptırırsanız eğer yoksa 14 gün evden çıkamazsınız o yüzden semptom olursa test yaptırmanız daha iyi olur.
0
matilda
(19.10.20)
gecmis olsun,

test yapmiyorlar hemen, o yuzden kendini izole etmeye devam et, bir belirti yoksa zaten test yapmazlar, iyi beslenmeye calis bu arada
0
exlibris
(19.10.20)
izole ol, evde başkalarıyla yaşıyorsan onlara da temas etme. iyi beslen, mümkünse D vitamini takviyesi al.

hastalığı ağır geçirenlerin neredeyse tamamında D vit eksikliği olduğu belgelendi.

magnezyum ve çinko takviyesi de alabilirsin, bağışıklığına çok yardımcı olur.

7 gün sonunda belirti göstermiyorsan, çok sosyalleşmeden ve maskeyle izolasyonu sonlandırabilirsin.
0
fever
(19.10.20)
Böyle bitir. Ve bir ay içinde böbreklerini baktır, kardiyolaga eko yaptır ve bacaklarına renkli dopller işte. Bu hastalığı atlatanlarda bacak ve kalp damar pıhtılaşmasu ve böbrek sorunları hızlıca gelişebiliyor
0
deer hunter
(19.10.20)
Teşekkürler herkese, evde izole kalmaya devam edeceğim. Bu arada ayni evde kaldığı annesine de test yapmamışlar,belirti gösterirseniz yaparız demişler. Sanırım bana hic yapmazlar yani. Evde kalip, iyi beslenmeye çalışacağım.
0
🌸livaist
(19.10.20)
Bazı özel hastaneler 200 TL civarı bir paraya test yapıyor.

En güzeli buluşmalarda vs. kendiniz dahil herkesi covid'li kabul edip biraz mesafeli davranmak.

Geçmiş olsun. Bir şey olsa, şimdiye kendini gösterirdi. Çok endişelenmeyin...


.
0
kartallar yuksek ucar
(19.10.20)
(6)

elimi attığım her alanda başarısız oluyorum

infirmary blues
duyuru sakinleri, bir nebze de olsa içimi dökmek, derdimi anlatmak istedim. aklınıza gelecek her alanda başarısız olmayı nasıl mı başardım, bilmiyorum. özellikle gönül işleri ve bilhassa da mesleki bağlamda bozguna uğrayıp duruyorum. aslında çok girişken, sosyal biriyim. ama bunun yanında yolu da he
duyuru sakinleri, bir nebze de olsa içimi dökmek, derdimi anlatmak istedim. aklınıza gelecek her alanda başarısız olmayı nasıl mı başardım, bilmiyorum. özellikle gönül işleri ve bilhassa da mesleki bağlamda bozguna uğrayıp duruyorum. aslında çok girişken, sosyal biriyim. ama bunun yanında yolu da hep bildiğimi düşündüğüm halde, yolda yürümeye başlayınca bozguna uğruyorum.

misal, yeni mezunken bulduğım işim. şantiyede saha mühendisiyim. zar zor kovalaya kovalaya yüzlerce cv görüşme derken işe girdim, dört ay sonunda olmadı, istifa. bir hafta sonra başka bir iş. modelleme. keyifsizlik, elimi yüzüme bulaştırıyporum şu esnada. işe başlarken inanılmaz hevesli ve öğrenmeye açığım. her şeyin bilgisine sahip olmaya çalışıp hiç bişey yapamamakla yüzleşiyorum. gönül meselelerinde, hepten beceriksizim onca eğreti ilişki. sıkışıp kaldım
0
infirmary blues
(16.10.20)
ben de öyleyim. bir çözüm bulursan bana da söyle :/
0
candide
(16.10.20)
Sabır mı eksik acaba? Dört ayda ne gördün ki, istifa etmek için çok erken. İlişkiler konusunda tavsiye veremem, kelin ilacı olsa başına sürer.
0
stewie
(16.10.20)
Gönül mevzularına hiç girmeyeyim ancak iş konusunda stewie +1 diyorum ve artırıyorum; işi sevmiyorsan ister sahada çalış ister ofiste, elbet hepsine bir kusur bulacaksın. Ya komple bırak başka bir şeyler yap ya da zorlansan da bıksan da nabıyorum lan ben bu mallarla desen de dört elle sarıl, biraz da kararsızlık kafasından oluyor bunlar bence.
0
vedatchilipeppers
(16.10.20)
Ben de iş konusunda öneri vermeye geldim. Benzer sebeplerle iki farklı işi bıraktım. Şu an dönüp baktığımda, ne tarz bir yerde, şartlarda vs çalışamayacağımı anlamış oldum diyorum. Daha iyisi için çabaladığın sürece, kaybedilen çok şey yok.
0
the coon
(16.10.20)
maalesef boyle. dunyayi 24-25'e kadar cok yanlis algiliyor ve buna gore donanimlaniyoruz.
bu donanimlar ve beklentilerimiz de bosa cikiyor.

sizde bi sikinti yok yani. caninizi sikmayin. ben ilk calistigim zamanlari kime anlattiysam ki hala daha simdi yaptigim seyleri soylesem herkes olm sen mal misin niye bunlari yapiyorsun diyor.

bu hayatta hicbir sey basari degil. buna sunu da ekleyeyim dayini babaniz olsa dahi bu boyle. ornegin para kazanmayi, parayi isletmeyi ve tutmayi bilmiyorsan, sana gelen imkanlar da kisa sureli olur. para gidince gokten gelen kaynak gidince sen de yok olursun.
soyle diyeyim, cogu insan parayi yonetmeyi, tutmayi, katlamayi bilmiyor. dusunun ki neredeyse kimse yok ki sayisal loto tutturmus olsun da o parayla hala daha zengin hayati sursun.
adamin para temeli yok. o parayi ceviremiyor. ekonomi elegi gelismemis. deliklerini kapamayi ya da deliginden buyuk kazanmadigini kazanamadigini bilmiyor. bu yuzden para eriyor.

eger ekonomi elegindeki delikleri kucultecek hamleleri ogrenir ve yaparsaniz para kendiliginden birikecektir.

is hayatinda iyi mi olmak istiyorsunuz. bunun karsiliginda bir sey sunacaksiniz.
ya zamaninizi ya gencligini ya da sosyal hayatinizdan feraget edeceksiniz ya da ne bileyim uykunuzdan...

benim su anki patronum, lisedeyken okumayacagim dedi, babasinin durumu da cok iyi. dedi okumuyorsan amcanin yanina git. beton dok amelelik yap..havalimaninda betona mastar cekiyor.
yoruldu ve dedi ki ben okuyacagim. babasi da izin vermedi. o da aksamlisesine kendisi kaydoldu. liseyi oyle.bitirdi bir yandan amelelik yapiyor.
sonra babasina ben bitirdim universite okuyacagim dedi. babasi yok dedi babasi para da vermiyor.

bu da hem iste calisiyor bir yandan ders calisiyor. sabah aksam santiyede. insaati kazaniyor. ikinci ogretimi yaziyir ki aksam ders sabah xalisabileceyim.

beton isi bitiyor, ekskavator operatorlugu yapiyor o bitiyor hastanede temizlik iscisi olarak.devam ediyor okula.yakin olsun diye. velhasil okulu bitiyor. baska santiyede ise giriyor. yagci olarak. adam 4 sene santiye sorumlusu olmasina ragmen asgari ucret almis. ortagi da oyle. simdi durumlari iyi.
ben kendime bakiyorum ben de ayni anlattiklari seyleri birebir yasadim, sanki beni anlatiyorlar.

soyle bi bakiyorum. insaaat sektorunde kendi cabalariyla bir seyler olusturan kim varsa hepsi ayni.

bir sey alacaksaniz hayatta once neyinizi karsiliginda vereceksiniz, onu dusunun o zaman daha az agir gelecektir size sonuclar.

iliskiler konusunda da boyle. bir seylerden feragat edeceksiniz.

benim bi kiz arkadasim vardi. baktim ki bu is tempozu ve konum ile ne birliktelik ne de evlilik plani olmaz. ha bunu ona en basinda da dedim, ama ne kadar yok dese de bekliyormus.
benim kiz arkadasim ile bi basarisizligim da yoktu.

santiyede kosturmacadan yemek yemegi unutuyirum diye. ufak kuruyemis paketleri yapardi. her hafta yollardi bunu sali ye bunu persembe ye cebinde dursun diye.
isg sinavina girecektim. temel.betonu acelesinden unuttum o aksam hatirlatti onun sayesinde girdim, ve kazandim. ama uzaktik alakasiz sebeplerden kavga ediyorduk, ve ben bi ise basladim mi 7-8 ay hic eve ugramiyorum. boyle iliski dogru olmaz.
ha ne oldu bunun karsiliginda, yasim 32 ama yasimdan cok santiyeyi anahtar tesliminde bulundum. 25 gun sonra bi hastaneyi daha gecici kabule sokacagim. baska bir yerden arkadas is almis beni cagiriyir beni bekliyorlar baslamak icin.

bi yerde basari varsa bir yerde eksiklik vardi. terazi gibi bu isler. bir yerden alip bir yere koyman lazim. termodinamik kanunlari burada da gecerli. yoktan var vardan yok olmuyor.
0
turbo sadık
(16.10.20)
Beklentileriniz çok yüksek belki de hayali.

İşten beklentileriniz nedir mesela? Bunlar sahadaki gerçeklerle uyuşmuyor. Oturup beklentilerini 2 ayak üstüne oturtun. İş yeri çalışıp, maaş almak içindir.

Aynı şekilde gönül ilişkilerinde de muhtemelen mükemmeli veya imkansızı arıyorsunuz. Her insanın az veya çok kusuru olur. Önemli olan sizin neleri tolere edip, edemeyeceğiniz. Oturup bunların bir listesini yapın. Örneğin sigara içen biriyle yürütemem diyorsanız, bu kişilerle gönül ilişkisine girmeyin. Kendinizi tanıyın yani.


.
0
kartallar yuksek ucar
(16.10.20)
(24)

Ev sorusu

pinkman1
31 yasinda bir erkegin anne babasiyla birlikte ayni evde kalmasi normal midir?Elimizde 5+1 ev ve tamamen ozgurlukcu, hicbir seye karismayan,saygili anne ve baba bulunmakta.Farkli eve cikacak maddiyat var bu arada.
31 yasinda bir erkegin anne babasiyla birlikte ayni evde kalmasi normal midir?
Elimizde 5+1 ev ve tamamen ozgurlukcu, hicbir seye karismayan,saygili anne ve baba bulunmakta.
Farkli eve cikacak maddiyat var bu arada.
0
pinkman1
(12.10.20)
Bana 18 yaşını geçmiş birisinin maddi olarak da zorlanmayacak durumu varsa ailesiyle yaşaması hiç normal gelmiyor.
0
sta
(12.10.20)
Değildir. Bence iş güç sahibi olmuş kendi parasını kazanan herhangi bir bireyin ailesiyle yaşaması normal değil (yaş üst sınırı veremeyeceğim ama 30 yaşına gelip hala kendi parasını kazanmıyor olması da normal değil zaten). Bence.

Çok sonra edit: yeterli parası olan yetişkin bir insan ayrı eve çıkmayıp ailesiyle yaşıyorsa o insanın birey olamamış olduğunu düşünürüm. Bunun kadını erkeği yok.
0
pati
(12.10.20)
turkiye'de son derece yaygin ve normaldir.
0
baldur2
(12.10.20)
Türkiye’de normaldir ama imkan varsa ayrı eve çıkılması tercih edilmelidir. Sadece maddi değil manevi imkanlar da önemli.
0
pass
(12.10.20)
Bana normal gelmiyor.
0
astrid
(12.10.20)
Türkiye'de normalleştirilmiş bir durum ama bana doğru gelmiyor.
0
fotrsapka
(12.10.20)
isterse 20+1 ev olsun, ayrı ev ayrı evdir.

Yemek önüne konuyor, çamaşırların yıkanır, faturalara karışmıyosun vs.
Ayrı evin tek mevzusu eve istediğinde kız arkadaşını getirmen değil ki, mevzu: sorumluluk bilip bilmemen.

o nedenle ailesiyle yaşayan bunları bilmez diyerek rahatsız eder (kadın erkek farketmez)
0
lcha
(12.10.20)
Kesinlikle normal olduğunu düşünmüyorum. Icha haklı. Anne babanın saygılı, hiç birşeye karışmamasıyla alakası yok, sorumluluk kazanmakla, kendine yetmekle, olgunlukla ilgisi var. Temel ihtiyaçları ailesi tarafından karşılanan erkekler çocuk kalıyor çünkü, sonra kadınlardan da benzer şeyler bekliyorlar.
0
roket adam
(12.10.20)
Türkiye'de normalmiş gibi düşünülüyor ama sonucu Icha çok güzel özetlemiş.
0
SiyamkedisiZorro
(12.10.20)
normal değil, hele ki ayrı evde yaşayacak parası varsa ve erkekse.
0
rose parks
(12.10.20)
Hiç normal değil. 23-24 yaşa kadar Türkiye için normal olsa da ondan sonrası artık Türkiye için bile normal değil
0
indifferent
(12.10.20)
Farklı eve çıkmak için bir neden olması lazım. Evlenmek, başka şehire taşınmak, evin iş yerine çok uzak olması, Evde huzurun olmaması vs. gibi.

Ben ayrı yaşayacağım diye, ayrı bir eve çıkmak çok mantıklı değil. Boş yere zahmet + boş yere masraf.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.10.20)
yasim 32 ailemle yasiyorum :) erkegim. cok sukur isim de var.

bu arada kisa not duseyim kendi evinde kalmak gibi kendi kirani camasirini utunu halledebilmek gibi osuruktan teyyare seyleri de sorumluluktan saymak asiri ilginc.

ha diyorsan ki ben eve kari kiz atiyorum. biranin sarabin dibini buluyorum. gece sabahlara kadar disarilarda surtuyorum sabah eve geliyorum ailem de buna izin vermez ailemin kulturu de buna uygun degil, ciktigim kabugu da begenmiyorum
anormal gelir. sen eve cik tabii kardesim. temel ihtiyaclari giderebilmeyi de sorumluluk say.
edit, bu arada buna karsi cikanlar da.genelde kadinlardir cunku kadinlar evde daha fazla baski altindalar evde istediklerini yapamiyorlar. aileleri buna izin vermiyor. kadin ailesi ile yasacak eve sarhos kafa 12_1 de gelecek :)) bu mumkun mu? iste o yuzde anormal.
0
turbo sadık
(12.10.20)
Ayrı eve çıkmayı yücelten kadınlar seni manipüle etmeye çalışıyor, yeme.
0
arnold schwarzeneger
(12.10.20)
bence normal değil.

cinsiyetten bağımsız olarak bende kendi ayakları üzerinde duramayan, bağımlı bir aile ilişkisi olan ve birey olmayı becerememiş, konfor alanından çıkma cesaretinden yoksun, kendi bütçesini yönetme becerisi olmayan, annesine bu yaşta dahi donunu yıkatmaktan ve yük olmaktan rahatsızlık duymayan(yine cinsiyetten ve ama annem isteyerek yapıyor geyiğinden bağımsız) vesaire vesaire insan intibası uyandırıyor. tam olarak güven duymuyorum ve paylaşım alanlarımı sınırlı tutuyorum.

sağlık vb konular kapsam dışıdır.
0
Phoebe
(12.10.20)
turbo sadık harika özetlemiş.

Ben 30 yaşımdayım. Annemle yaşıyorum. Evde yemek yemem pek. Çamaşır-bulaşık desen zaten annemden daha iyisini yaparım. Ondan daha düzenli, disiplinli bi insanımdır. Eve getiremediğim kız arkadaşım olmaz. Tek gecelik dışında 3-4 gün özel zaman geçirmek istediğimde de para verip tatile yolluyorum. Hem ona hem bana iyi geliyo.

Annemle yaşıyorum, çünkü niye yaşamayayım? Babam yok, tek çocuğum. Annemin kuzusu olmadım hiç. Her zaman istediğim gibi yaşadım. 14 yaşında sigaraya başladığımda bile anneme ben sigara içiyorum dedim.

Şimdi kendi olamamış ergenler gibi “bana ne yaa ben ayrı eve çıkcam” desem çok saçma olur. Niye eşya aliim, ev kirası vereyim ki? Durduk yere hem de. Ev sahibi, bok püsürle uğraş dur bi de. Gereksiz.

Üniversitede 5 sene kendi evimde yaşadım. Hiçbir olayı yok aileden ayrı yaşamanın. Sen eziksen, ana kuzusuysan ailenle de yalnız da öylesindir. Objektif değerlendirme yapmaktan aciz, genelleme yapan insanları dinlememek gerek.
0
tek yaprak havlu
(12.10.20)
bence normal değildir. o yaşta ailesiyle yaşayıp bunalmayanlara da büyük saygı duyuyorum. yalnız yaşamak büyük oranda psikolojik bir rahatlık. eve sevgili atmak değil olay. yaşam koşullarını kendinin seçebilmesi. temizliğin gürültünün uykunun uyanmanın sohbetin partinin eve girmenin dışarı çıkmanın vaktine başka birini düşünmeden karar verebilme özgürlüğü. bunlar basit gelebilir ama bunlara bir kez sahip olduğunuzda, mahrum kaldığınız zaman ne büyük anlam ifade ettiğini görürsünüz. iki durumu da uzunca yaşamamış olanlar yorum yapmasa daha sağlıklı olur bence.
0
bohr atom modeli
(12.10.20)
Türkiye’de yaşıyoruz kültürümüze göre normal elbet ama bence mezun olan maddi manevi müsait insan evini açıp bir evi kendisi döndürmeli. İnsanın kendi evi çok başka, o sorumluluk biraz zor ama çok güzel bence.
0
cilekli pasta
(12.10.20)
Maddi durumum müsait, ailemleyim ama ayrı ev de açtım kendime.

Fakat Türkiye şartlarında, hele hele İstanbulda yaşayıp ortalama maaş alan birinin ya 2-3 arkadaşıyla bekar evi mantığıyla ayrı eve çıkması lazım, ki rezil bir yaşam, ya da fındık kadar evde istanbulun çevresinde dandik bir evde yaşayıp gezme yeme içme zevklerini komple feda edip birikim yapamaması gerekiyor.

Genelde erkek ayrı evde yaşamalı fikri de maddi durumu iyi olan arkadaşlardan geliyor ki aynı şekilde cevap veren 1-2 arkadaşın hem baba hem koca olarak maddi durumu iyi olduğunu biliyorum.

Turbosadık +1
0
KaraSakall
(12.10.20)
Bence normal.
0
Amaranta ursula
(12.10.20)
olabilir ama yaşantına bağlı olarak seni zorlayabilir de çok anormal denemez.
0
basond
(12.10.20)
genelleme yapılabilecek bir konu değildir. ne olacak yani, bir gün tek başına kaldıklarında holde ölü mü bulunacak bu insanlar? :) kaldı ki artık bu ülkede hayat şartlarının zorluğunu da düşünürsek, kendine ait özel bir odası varsa insanın, ailesiyle yaşamasında hiçbir sıkıntı yoktur.
0
matrix
(12.10.20)
Turbo Sadik noktayi koymus, uzatmaya gerek yok. 5 bin lira maas alip 2500 lirasini kiraya verenleri de hic anlamiyorum zaten.
0
baldur2
(13.10.20)
mesele çamaşır bulaşık sorumluluk falan değil. kız arkadaşınla buluştun ailenle yaşıyorsan eve mi getireceksin ya da sürekli otele mi para vereceksin. O yaşa gelip de bu konuda rahatsızlık hissetmeyende bir tuhaflık vardır bence.

Karşı cins mevzusunu geçelim. Normal arkadaş ağırlarken ne kadar rahat olabileceksin.

Hadi normal arkadaşı da geçelim, sürekli aynı ortamdasın ailenle ve bireyselliğin sıfır. Bahsedilen yaş cidden aileyle yaşamak için normal olmayan bir yaş. Benim üstte anlattığım kafa yapısında değilsen muhafazakar biriysen de evlenip kendi aileni kurarsın. Ben bu şekilde ailesiyle yaşayan birini tanıyorum. Kadınlar ciddiye almıyor bunu. Evlenmek istiyor, köye falan haber salmışlar birini bulsunlar diye. O kadınlar bile istemiyor bunu.

5000 maaş alıp 2500 ünü kiraya vermek bu konuda gayet normal bence. Tam hayatı yaşayacak dönemdesin. 2500 fazladan kenarı atsan 30 000 para yapar. 10 senede bir ev ya da araba anca alırsın ve hayatını verirsin.
0
indifferent
(13.10.20)
(20)

İş yerinde sürekli hediye için para toplanıyor

ya ben lan neyse
sürekli birilerinin ya çocuğu ya düğünü oluyor. kadının biri de üzerine vazife gibi hemen bir vatsap grubu kurup herkesi ekliyor "arkadaşlar x için 50 lira..."para topladıklarından 2'si bu yıl gitti bir de. bu ayıp değil mi arkadaş? bir kere sana niye vazife? sonra niye milleti vatsaptan mesajla rah
sürekli birilerinin ya çocuğu ya düğünü oluyor. kadının biri de üzerine vazife gibi hemen bir vatsap grubu kurup herkesi ekliyor "arkadaşlar x için 50 lira..."

para topladıklarından 2'si bu yıl gitti bir de. bu ayıp değil mi arkadaş? bir kere sana niye vazife? sonra niye milleti vatsaptan mesajla rahatsız ediyorsun? bir de liste yapmış. iş yerindeki herkesin adının karşısına -, + koymuş. gruptan fotoğrafını paylaşmış. bu ayıp değil mi?

x beyin çocuğu olmuş, kurtulmak için "tamam katılıyorum" yazdım. "ben y hanım için de topluyorum hangisine katılıyorsunuz?" yazmış. bak bak. yani ikisine de katıl diyor. bu son 1 ayda 3. isteyişi. y de gitti, başka yere tayin oldu. y ile 1,5 yıl çalıştık bir kere sohbet etmişliğim yok.

benim çocuğum olsa söylemem bile.

ayıp değil mi bu? objektif olun lütfen. kendileri öğle arası "yarın ne yiyeceğiz?" diye liste yapıyor, yılın son iş günü mangal yapıyorlar. ben 3 yılda 1 kere aralarına katılmayı bırak düzgün selam bile vermemişim, birinin çocuğu olup evlenince "z'ye 50 lira...." al sana 50.
0
ya ben lan neyse
(15.09.20)
ayıp bence. ben vermezdim tanımadığım, samimi olmadığım kişiler için. çocuğu oldu diye para toplamak nedir. çocuk yapmasaymış abi bana ne.
0
himmet dayi
(15.09.20)
Hayatımda bu kadar saçma birsey nadir duymusumdur. Beş kuruş vermem. Eklendiğim gibi de gruptan çıkarım. Onlar mesajı alır.
0
allah yazdiysa bozsun
(15.09.20)
Çok acayipmiş. Asla vermezdim banane.
0
yercekimini kendine ceken adam
(15.09.20)
çok anormal bir durum bu yahu, nerede çalışıyorsunuz? ben sizin yerinizde olsam ilk önce ik'ya durumu bildirirdim ancak çalıştığınız kurum pek o tarz bir yer değil diye anlıyorum. bu durumda o kadına gidip kendi işine bakmasını hiç kibar olmayan bir dille söylerdim. bu tipler zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışır bir de. burnuma yanık külotlu çorap kokusu geldi gerçekten okuyunca.
0
i am 6 do you wanna be 9
(15.09.20)
Bu işyerlerindeki para toplayanlara asla ve asla güvenmiyorum.
Önceleri katılıyordum. Artık açıkça reddediyorum ya da "ben kendi hediyemi vereceğim" deyip sallıyorum.
0
pro9it9is9
(15.09.20)
Valla staj yaptığım şirkette aksine, çocuğu olan, araba alan vs şirkete tatlı ısmarlardı. Hatta şirketten ayrılan eleman bile giderken tatlı ısmarladı.

Bi doğumgünü pastası için 5-10 lira toplandı birkaç kişiden. Garip bence 1 ayda 3 kere. Gereksiz. Vermeyin.
0
jelly bear
(15.09.20)
werderweremem
(15.09.20)
Pasta vs için çok büyük bir holdingde böyle sürekli para topluyorlardı. O zaman Whatsapp yok tabi rahatmışız. Ben bir dilim pastaya kaç para verebilirsem o kadar katkıda bulunurum pastamı da yer gelirim. Maksat adet yerini bulsun.

Bak allah gönlüme göre verdi şu an yaşadığım yerde doğum günü pastası ve atıştırmalıkları doğum günü sahibi alıyor. Medeniyetin gözünü seveyim. Pasta kesilmiyor iş arkadaşlarıyla falan ama o pasta alınıp mutfağa konuyor.
0
ozdek
(15.09.20)
Kesinlikle para vermem.
0
hayirsiz
(15.09.20)
Ayıp engelle geç
0
sekerse tehlike
(15.09.20)
"Hediye vereceklerime ben sahsen veriyorum, beni gruplara eklemeyin bundan sonra".

Adamin cocugunun oldugunu bilmeyecek kadar uzagim, bi de 50-100 lira para takiyorum. Meh.

Isyerlerindeki bu isguzarlara prim vermeyin. 3-5 kisi ayrilinca domino etkisi yaratir zaten bu durum, bi daha da kalkismaz bu islere.
0
brkylmz
(15.09.20)
İşyerindeki işgüzarlara prim vermeyin +1. Gruptan ayrıl geç ya. Bizde de var bunlardan. Bir kere hastalığım sebebiyle hastanede yatıyordum. Kendime değilim telefon çaldı işyerinden bir işgüzar arayıp X kişinin doğum günü pasta alıcaz sen de para vericek misin diye sormuştu. Ben hediye vermek yerine bağış yapmayı tercih ediyorum diyip geçebilir ve gerçekten istiyorsan bağış yapabilirsin bence.
0
suicides underground
(15.09.20)
Su an çalıştığım yer (yurtdışı) 3 senede 3 kere para verdim. Bu arada bu para verme isi de toplayan biri var, ona veriyorsun. Kimsenin pesinde koşulmuyor.
Orada 10 yildir calisan birinin cocugu oldu. Onun icin. Verdigim de 5-10 Euro iste.
Ikincisi de çok sevdiğimiz bir is arkadasimiz isten ayrildi. Ona aldik gene.
4-5 aylık stajyer arkadas stajini bitirdi. Ona aldik.
Bunlarin hepsi gizli tabi, kimse cetele tutmuyor yada rahatsiz etmiyor. Yani mail üstünden insanlara söyleniyor, vermek isteyen veriyor.

Para toplamakta yanlış bir şey yok. Ama bunu WhatsApp üstünden liste ile yurutmek kesinlikle profesyonel değil. misal 50 lira ohaymis. 20 kisi olsaniz 1000 tl para yapar. Kim is arkadasina 1000 liralik hediye aliyor bilmiyorum.
0
logisticsmanager
(15.09.20)
Özel hayatım dışındaki insanlara mesafeli olduğumdan bu tarz işlerin içinde de olmayı sevmiyorum. Zaten benim çalıştığım yerde kimse çetele tutmuyor. Ortaya söyleniyor ve isteyen bağışta bulunuyor. Yerinde olsaydım açılan gruplara bir tepki vermez, sorulursa da izah eder geçerdim. Yapılan şık bir davranış değil.
0
ruhen hastayim ben
(15.09.20)
bence samimi olmadıklarına katılma. hiçbir şey yazma. eğer ısrarla adını yazıp sorarsa katılıyor musunuz diye, cevaplarda yazıldığı gibi "ben ayrıca tebrik ederim" gibi bi şey yaz.

biz de sürpriz doğumgünü yapıyorduk eski işyerimde. ama iş gittikçe sıkıntılı bir hal aldı. bir sene sonra "sürpriz kutlamalar iptal" diye karar aldık. samimi olanlar gidip kutluyordu iş çıkışı. yoksa hakikaten sıkıntı.
0
lovemyself
(16.09.20)
katılma boşver. toy iken ben de katıldım bir faydasını görmedim.
0
dafuq
(16.09.20)
Zamanında bizim okulda hoca ayrılacak diye para topladılar hediye kravat vs aldılar adam sınıfın yüzde 80 ini bırakmıştı öyle gitmişti

Ulan öğrencisin ne haddine, ben vermedim ve dersi geçenlerdendim
0
yeahbutso
(16.09.20)
Wowowowoow çok acayipmiş yahu.

Bizde şöyle oluyor BCC'ye eklenmiş olarak çalıştığım kişilerin doğum günü, çocuğu, düğünü için şu şu hesaba dilediğiniz tutarı gönderebilirsiniz epostası geliyor. Birkaç gün kala bir eposta daha geliyor, bunun haricinde bir rahatsızlık verme durumu yok.

X departmanında bir kere bile muhatap olmadığım adamın çocuğuna neden hediye alayım diyorum para vermiyorum. Ama çok sık çalıştığım kişinin doğum günü varmış 10-15 tl ateşleyeyim diyorum. 8-10 kişi verse zaten bi pasta çıkar en kötü. Daha çok para toplanırsa hediye vs. de oluyor.

Senin durumunda ise hiç muhatap olmam. Emrivaki ise hiç sevmem, birkaç ısrar sonra bozarım muhtemelen.
0
chicha_v2
(16.09.20)
Zaman zaman her şirkette olur bu. İnsanların 20 TL, 50 TL gibi küçük paralar vermesi yerine, para toplu takılır. Böylece gidemeyecek olanlar da ufak bir katkı sağlar.

Bu abla olayı biraz abartmış. "Ben kendim takacağım, beni dahil etme bu tarz işlere" diye tatlı-sert çıkın. Bir daha eklemesin sizi...


.
0
kartallar yuksek ucar
(16.09.20)
Eski isyerimde para toplama olaylari insani sinirlar icerisinde yapiliyordu. Ondan dolayi katilmak dert olmuyordu. Gercekten ihtiyac varsa para toplaniyordu.

Sizin durumunuzda olsaydim katilmazdim.
0
cleric
(16.09.20)
(11)

İşe girişte istenen 4A hizmet dökümü

chicha_v2
Bunu vermek zorunda mıyız ya?Kurumsal bir şirket (banka), noter tasdikli nüfus cüzdanı sureti bile istediler eyvallah dedim gittim aldım da tüm dökümü vermek istemiyorum. Vermek istemiyorum desem arıza çıkar mı? Giriş için vs. gerekli değil diye biliyorum.
Bunu vermek zorunda mıyız ya?

Kurumsal bir şirket (banka), noter tasdikli nüfus cüzdanı sureti bile istediler eyvallah dedim gittim aldım da tüm dökümü vermek istemiyorum.

Vermek istemiyorum desem arıza çıkar mı? Giriş için vs. gerekli değil diye biliyorum.
0
chicha_v2
(10.09.20)
is basvurusunda dogru beyanda bulunup bulunmadigini gormek icin istemis olabilirler. vermiyorum dersen, saklayacak birseyin var o zaman diye dusunurler.
0
buenosdias
(10.09.20)
Ne kaybınız olacak ki? Bankanın bu tarz bilgiler istemesi anormal bir durum değil bence.
0
kanlakarisikyagmur
(10.09.20)
gerekli olup olmadığını bilmiyorum. eğer zaruri değil diyorsan; vermek istemiyorum deme. sadece vermek istemediğin kısmını verme. sorarlarsa aa eksik mi dur bakayım falan de. sonra yine verme.
0
awlmi
(10.09.20)
evet cv de bulunan şuralarda şu kadar süreyle çalıştım kısmı oradan teyidleniyor, doğru bilgi verip vermediğinize bakmak için, kvkk sebebiyle referans sorgusu yapmak çok zora girdi.

vermek istemiyorum diyen adaya neden vermek istemediğini sorarım. mantıklı bir cevabı olacağını sanmıyorum. nasıl ki işveren şartları size anlatırken yalan söylemediyse sizden de yalan söylememeniz bekleniyor.
0
benaslinda
(10.09.20)
ise baslarken son 6 aylik evrak verin. evraklari alan muhtemelen yarim asgari ucrete calisan stajyerdir ama diyelim ki"aa 6 ay olmaz tumunu getirin sonra ok mi?" derse ok deyip sonrasinda vermeyin. hatirlatirlarsa filan da "aa aklimdan cikmis hemen masama donunce halledicem" deyip yine vermeyin. bir sure gecince unutulur zaten veya ertelersiniz en azindan. niye sakladiginizi anlamadim ama en makul yol bu gibi geldi bana
0
ala09
(10.09.20)
CV veya mülakatta yanlış veya eksik bilgi vermedim de tüm iş hayatım boyunca ne zaman ne kadar maaş aldığım bilgisini işverenle paylaşmak istemedim sadece.

Israr ederlerse vereceğim yani sakladığım bir şey yok yani :)
0
🌸chicha_v2
(10.09.20)
@benaslinda, referans sorgusu yapmak neden zora girdi? yani eski müdürüm veya iş arkadaşlarımın iletişim bilgilerini vermek kvkk'ya muhalefet mi teşkil ediyor?
0
in a world of magnets and miracles
(10.09.20)
yanlış veya eksik bilgi vermediyseniz önemli değil, verdiğiniz departman ik, sizin için özel bilgi olan şey onlar için o kadar önemli değil :) dediğim gibi sadece verilen bilgileri teyidlemek için istiyorlardır..

@ in a world , eski müdür ve iş arkadaşlarınızın numaraları değil de, eski şirketinizi arayıp "in a world ile ilgili referans sorgusu yapmak istiyorum" dediğimde sorduğum sorular kişisel bilgi olduğu için şirketin bana o bilgileri vermesi için sizin yazılı onayınız gerekiyor artık.

he tabi çoğu şirket hala uygulamıyor ama kurallara uyan firmalar, iki taraf için de tabi, referans sorgusu yapmak zorlaştı..
0
benaslinda
(10.09.20)
Bir arkadaşım normalde eski işinde 4bin alıyorken görüştüğü yere 5 bin alıyorum diyip 5 küsur 6 bin alma pazarlığı yapmıştı. Mesela öyle bir durumda bu sorun olur belki. Aklıma geldi yazayım dedim.
0
nhk ni youkosu
(10.09.20)
Bir önceki işyeri kurumsal değildiyse ve eski maaşını fazla söylediysen bile sigortayı eksik gösterip kalanı elden veriyorlardı dersin.
0
kimlanbu
(10.09.20)
Vergi dairesi için şart bu.

Vergi dilimleri var. Bu sene ilk 8 ay çalıştıysan, vergi dilimi ona göre değişiyor. Normalde bunu bildirmezsen, sıfırdan başlıyor. Geçen senelerde, bu yüzden iş değiştiren binlerce kişiye ceza kestiler.

Şirketten senin adına yatıracağı vergiyi ve net maaşını tespit etmek için istemiştir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.09.20)
(3)

Normal Sağlık Sigortası ile Tamamlayıcı Sağlık farkı

iddaaci
Merhaba, nedir fark? Yani aynı şey mi yoksa?
Merhaba, nedir fark? Yani aynı şey mi yoksa?
0
iddaaci
(09.09.20)
yanlış bilmiyorsam sgknız varsa özel hastanelerde doğacak masrafın bir kısmını sgk kalanını tamamlayıcı sigorta ödüyor. özel sağlık sigortası ise sgk olan kısmını da kapsıyor
0
oekuklu
(09.09.20)
Normal sağlık dediğiniz özel sağlık sigortası ise özel sağlık sigortası anlaşmalı özel hastanelerde tedavi görmenizi sağlar. Örneğin Acıbadem'e gidip sgk lıyım derseniz ve Acıbadem'in SGK anlaşması yoksa bütün ücretleri cebinizden ödersiniz. Özel sigortanız varsa ve acıbadem ile anlaşmalı bir sigorta şirketi ise poliçe limitlerinde poliçeden karşılanır, poliçe limitleri üstünde hizmet alırsanız üstünü cebinizden ödersiniz.
Tamamlayıcı sağlık sigortanızın çalışması için SGK'nız olması gerekir. SGK nın kapsadığı bakım ücretlerinin üzerinde bir tutar çıkarsa tamamlayıcı sağlık sigortası poliçe limitlerince devreye girer. Bu poliçeyi de sgk anlaşmalı hastanelerde kullanabilirsiniz.
0
erty_ksk
(09.09.20)
Tamamlayıcı sağlık sigortası: SGK ile anlaşmalı özel hastanelerde geçiyor. Özel hastanelerin %90'ı SGK ile anlaşmalı zaten.

Özel sağlık sigortası tüm özel hastanelerde (sigortayla anlaşmalı) geçiyor. SGK ile anlaşması olmayan hastane kullanacaksanız, avantajlı olabilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.09.20)
(5)

kby bayrağına gıcık olan insanlar

i ve been mistreated
kürdistan bölgesel yönetimi - çavuşoğlu görüşmesine verilen tepkilere sosyal medyada denk geliyorum. neden bu bayrağa bu kadar sert tepki veriyorlar? renkler kürtlerin renkleri olabilir. bu pkk demek olmuyor ki. başka bir sebep mi var?konuya tamamen dışarıdan bakan, taraf olmayan bir insanım. bizim
kürdistan bölgesel yönetimi - çavuşoğlu görüşmesine verilen tepkilere sosyal medyada denk geliyorum. neden bu bayrağa bu kadar sert tepki veriyorlar? renkler kürtlerin renkleri olabilir. bu pkk demek olmuyor ki. başka bir sebep mi var?


konuya tamamen dışarıdan bakan, taraf olmayan bir insanım. bizim millet tepkisini genellikle laf sokma ve küfür türü şeylerle gösterdiği için insanların ideolojilerini, ne düşündüklerini anlamakta çok zorlanıyorum.
0
i ve been mistreated
(07.09.20)
Hani bir laf var ya; iş tutarsın aldırmaz, ılık dersin kızar. O hesap işte. Hiçbir şeye kızma, bozulma ama kby bayrağına bozul. Söylesen tesiri yok, sussan gönül razı değil. Ne bileyim başkan. Şimdi türlü rezilliğe karşı çıksan Allah korusun ucu haşmetlimize bile dokunabilir. Ama böyle daha hoş. Evdesin, hakaret ediyorsun güzel bence.
0
allah yazdiysa bozsun
(07.09.20)
Erdogan'in arka planinda bu bayrakla cekilmis tonla resmi var ama algici comarlar baska seylerin derdinde.
0
Avoiding The Puddle
(07.09.20)
Türkiye, çok yanlış bir politika izleyerek, Irak merkezi yönetimini atlayıp, direk IKBY ile iş tuttu. İnsanlar uyardı ama hükümet dinlemedi. Sonunda IKBY ne yaptı? "Ben bağımsızlık ilan edeceğim, ayrılacağım" diye referandum yaptı. Hem de Türkiye'nin yarısını içine alan bir Kürdistan haritası ile...

Mantalite olarak IKBY ile pkk arasında çok bir fark yok. Fark 4 parçalı Kürdistan'ı ben yönetirim, sen yönetirsin kavgası. Bu harita neden Türkiye'nin yarısını içeriyor dediğinde geveliyorlar...

IKBY ile iyi ilişkiler kurulabilir, ticaret yapılabilir vs. vs. Ancak Irak merkezi yönetimi gözetiminde olmalı ve ayrılığa giden yolu engelleyecek şekilde olmalı. IKBY'nin Irak'tan ayrılması en çok bize ve İran'a zarar verir.

Bayrağa gıcık olma diye bir durum yok. IKBY bayrağının çekilmesi bu açıdan zararlı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.09.20)
Tepkiler tamamen halkın birbirine siyasi propagandası.

“Ben daha milliyetçiyim hayır ben daha çok milliyetçiyim. Ben kabul edemem hayır ben daha çok kabul edemem” tiyatrosu. Boş işler.

En az 20 senedir bizim sınırdaki askerimiz o bayrağın karşısında nöbet tutar.
0
pass
(07.09.20)
su ulkede araplara yapilan pozitif ayrimciligin yuzde 10'u cumhuriyet tarihi boyunca kurtler'e yapilsaydi, turkiye guney kore'den daha gelismis bir ulkeydi simdi. hatta pozitif ayrimciliga da gerek yok. normal, esitce davranilsaydi yeterdi.
0
baldur2
(07.09.20)
(17)

Babamla kavga ettim. Fikirlerinize ihtiyacım var.

altin gol atan stoper
İyi geceler herkese24 yaşındayım, bu zamana kadar babama sesimi dahi yükseltmedim fakat bugün ipler koptu. Bayramdan önce telefonunda bir sorun vardı ve halletmem için bana verdi. Sorunu hallettim. Daha sonra kimlere mesaj attığını merak ettiğim için whatsappı kontrol ettim. (daha önceden sabıkası g
İyi geceler herkese

24 yaşındayım, bu zamana kadar babama sesimi dahi yükseltmedim fakat bugün ipler koptu. Bayramdan önce telefonunda bir sorun vardı ve halletmem için bana verdi. Sorunu hallettim. Daha sonra kimlere mesaj attığını merak ettiğim için whatsappı kontrol ettim. (daha önceden sabıkası geniş, o yüzden hep kuşkularım var) kuşkularımda yine yanılmadım. bir baktım ki, bir sürü eskorta mesaj atmış. O olaydan sonra telefonu verirken "şu mesajları atıyorsun, bari sil" diye söyledim sessizce. O günden sonra selamı sabahı kestim. En son bayram sabahı geldi yanıma "insan babasının bayramını kutlar vs." diye konuştu ve tartıştık. Şu an biraz gergin olduğum için olayı yüzeysel anlatıyorum. Ama çocukluğumda da birçok vakit annemi aldatma girişminde bulundu kendisi.

Her neyse. Tahmin edebileceğiniz üzere teknolojiden anlamayan birisi. Bugün ikinci el telefon almış ve telefonun ayarlarını yapmam için odama göndermiş telefonu kardeşimle beraber. Neyse telefonu ayarladım vs derken bir baktım twitter hesabı var. Twitter'dan hepinizin tahmin edebileceği profilleri takip ediyor, iğrenç videoları favorilerine eklemiş, bir o kadar da iğrenç mesajlaşmaları var. Bir de utanmadan kendi fotoğraflarını koymuş. Tabi ben bunları görünce kan beynime sıçradı. Balkona çağırdım ve orada baya yüksek sesle tartıştık. İlk defa bağırdım ve ilk defa fiziksel temasta bulundum kendisine. Ona göre bunlar çok normal şeylermiş, sadece bakıyormuş, bi sakıncası yokmuş. Ama millete attığı mesajlar vs. Görseniz bir hayli niyetli yani. Annem sesleri duydu ve yanımıza geldi. Odadan göndermeye çalıştım fakat gitmedi. Şimdi babama göre bu yaptıkları o kadar normal ki, hiç çekinmeden anneme gösterdi ve kendini acındırmaya başladı. Annem de birden babamdan yana saf tutmaya başladı. Tabi ben iyice şok oldum. Açıkçası Benim bu denli çıldırmamın sebebi de anneme üzülmemdi. Ama o da baya normal karşıladı. İlkokul mezunu, ekonomik özgürlüğü olmayan, kocasının eline bakan bir kadın. Her ne kadar kızsam da elden bir şey gelmiyor işte. Yarım saat falan konuştuk. Ben olayın ciddiyetini ve yanlışlığını anlatmaya çalıştım fakat anlatamadım hiçbirine. Daha sonra da pes ettim.


Şimdi ben uzun zamandır iş yerime yakın 1+0 ev bakıyordum fakat maaşıma güvenmediğim için cesaret edemiyordum. 3000 liraya yakın maaşım var, iş yerinin civarındaki evler de 1500₺'den başlıyor. Faturalar vs. Dahil. Sizce bu durumda geçinebilir miyim? Ya da bu şekilde geçinebilen var mı? Diğer yandan da seneye bugünler askerlik tecilim bitiyor. Sizce tecilin bitmesini beklemeden askere mi gideyim? Beni frenleyen en kilit nokta küçük kız kardeşim. 13 yaşında ve liseye yeni başladı. Birçok şeyiyle ben ilgileniyorum ve şu ana kadar evden ayrılmamamın en büyük sebebi de onun varlığı. Kafam bir hayli karışık. Olayı yakınlarıma anlatmaya utandığımdan kimseden fikir de alamıyorum. En son burası geldi aklıma. Dediğim gibi; hala elim ayağım titriyor, kendimi iyi ifade edemediysem kusura bakmayın. Değerli fikirlerinize ihtiyacım var. Şimdiden teşekkürler...


düzenleme: öncelikle yorum yapan herkese çok teşekkürler. birkaç kişi hadlerini aşmış maalesef. onlara cevap verecektim fakat neyse ki silmişler mesajlarının bir bölümünü.

yukarıda da dediğim gibi; babamla değil kavga etmek, sesimi dahi yükseltmedim, en ufak saygısızlık yapmadım bu zamana kadar. dünkü verdiğim tepkiden ötürü ben de pişmanım, fakat küçüklüğümden beri içime attıklarımın bir patlaması oldu diyebilirim. keşke yaşanmasaydı, keşke bayramdan önceki yaşanan olayda konuşsaydım ama olan oldu artık. sanırım benim bakış açım ve değer yargılarım birçok insanınkiyle uyuşmuyor. bu kadar insan babamı haklı bulduğuna göre benim bakış açım yanlış demek ki. ama hala bu tarz olayları yediremiyorum. evli bir insanın bunu yapması kesinlikle hoş değil. daha fazla lafı uzatmak istemiyorum. tekrardan yorum yapıp fikir veren herkese teşekkürler...
0
altin gol atan stoper
(07.09.20)
Bence bu durumu görmezden gelmeye çalışın, yani bilmemek size huzur verir. Siz ayrı eve çıksanız da durum değişmeyecek sadece olanı yoksayacaksınız. Bu arada eskort muhabbeti de bence çok normal, ihtiyaç nihayetinde
0
olaylar olaylar
(07.09.20)
Babanızın düzeleceğini sanmıyorum, kötü bir iş yapıyor diye değil ama sonuçta annenizin bir şey deme şansı yok, tüm enerjisini de kendisi internete vermiş.

Önerim anneniz ile konuşup boşanmayı düşünüp düşünmeyeceği. Görüştüğü akrabaları, yakınları var mı? Siz de evinizde kalırsınız, siz ve kardeşiniz evden çıktıktan sonra hayatını sürdürebileceği yolları da bu sırada sağlamış olursunuz.

Ebeveynlerimiz bağımsız birer insan, babanız dahil hiç kimseye fiziksel şiddet uygulamanızın bir bahanesi olamaz, bunu mutlaka düşünün, şiddet bir iletişim, cezalandırma yöntemi değil. İnsan olarak pek bağınız yoksa, annenizin daha mutlu olacağını düşünüyorsanız ona göre annenizle konuşun, nasıl destek olabileceğini anlatın benim önerim.
0
kaset
(07.09.20)
Eskort tutmasını anneniz onaylıyorsa size laf düşeceğini sanmıyorum ama kendini Twitter'da ifşa edilmeye müsait bir duruma düşürmesi tehlikeli işte. Kendi fotoğraflarını kaldırtabiliyorsanız yapın -yani platformu kullanma amacı insanlarla buluşmak değilse. Video izlemeye devam etmesi olağan şey.
0
ryhmer
(07.09.20)
ebeveynin diğer ebeveyni aldatması konusunda insanlar bunu kabul etmek istemiyorlar ama maalesef bu o iki insanı ilgilendirir, sizi değil.
tabii ki yüzgöz olması, göreceğinizi bile bile gözünüze sokması nahoş.
onunla ilgili iki çift laf eder, bunlarla muhatap olmak istemediğinizi söylersiniz olur biter.

annenizle babanızın evliliklerini bilemezsiniz.
cinsel hayatlarını bilemezsiniz.
belki cinsel hayatları yok, annenizin de işine geliyor bu durum.

burada başka bir sürü duyuru açılmıştı böyle.
annesinin boşanma avukatına kadar düşünenler falan vardı.
bu öyle bir şey değil.
böyle bir fantezileri bile olabilir.
ya da annenizin belki işine bile geliyor, "aman benimle uğraşmasın, başkasıyla ne yapıyorsa yapsın" diyor olabilir.

ya da bir şekilde boşanmak istemediği için görmezden geliyordu belki.
sonuçta bu bir kadın-erkek ilişkisi.
sizin anneniz ve babanız olmaları bu insanları mükemmel kılmıyor maalesef.
o yüzden anneniz yerine onun hakkını aramaya çalışamazsınız.
ancak sizden yardım isterse bir şey yapma girişiminde bulunabilirsiniz, ki şu anda bir destek sağlayacak maddi gücünüz de yok.

sonunda anneniz de sizinle hemfikir olmadığında işte böyle hayal kırıklığı yaşanıyor.
maalesef bu konunun ikisinin arasında olduğunu kabullenmek zorundasınız.
gerçi artık çok geç ama bunu kendi davanız haline getirmeyin bence.
babanızla makul bir şekilde konuşun.
telefonunu karıştırmayın, ne kadar anlayacağı tartışılır ama ondan da size karşı belli bir saygı çerçevesinde davranmasını, bazı şeyleri gözünüze sokmamasını rica edin, konuyu kapatın.
yapacak bir şey yok, siz babanızdan boşanamazsınız neticede.
bu onların evliliği.

annenizin de üstüne gitmeyin, kadının vardır bir bildiği.
belki yıllardır bilmezden geliyordu küçük düşmemek için.
çocuğuyla bu konuda yüzgöz olmak istemiyordu belki.
adalet duygunuzu anlıyorum ama işte maalesef işler böyle yürümüyor.
görmezden gelmek ya da bildiğinizi unutmak, babanıza gücenmemek çok zor ama bir şekilde durumu olduğu haliyle kabullenmeniz lazım.
yarın öbür gün anneniz gelip size başka bir şey söylerse, o zaman o yönde hareket edersiniz.
0
blatta hiberna
(07.09.20)
Evden giderseniz babanızı boş bırakmış olursunuz, annenizin, kardeşinizin ve sizin hakkınız olan paralar uçar gider. Bu kadınlara harcadığı paraları bir bahane ile babanızdan almaya çalışın.

Türkiye'deki çoğu ilişki de kadın tarafı eşinin kendisinin aldatmasına, aldatmaya kalkışmasına karışmıyor, normal karşılıyor. Bunun eğitimle, ekonomik özgürlükle alakası yok. Ülkedeki evlilik ankayışı koca için; Evine geliyor mu? Çocuklarının başında babaları var mı? Faturaları ödüyor mu? sınırlarında. Babanızın bu kadınlarla ilgili mevzusunu anneniz kesin biliyordur ama her insanın ilişkisinden, evliliğinden beklentisi farklı. Anneniz bu beklentilerini karşılıyor. Büyük ihtimal umurunda değildir artık. Siz de bu adamı kontrolünüzde tutup, görmezden gelin.

Sizin onların özel ilişkisinde bu şekilde taraf olmanız, babanıza bu şekilde davranma hakkınız yok. Cidden böyle davranarak annenizin evde ne kadar küçük düştüğünün farkında değil misiniz? Oğluyla kim oturup, bak senin kocan internette kadınlara bakıyor yanlış bu sözlerini dinlemek ister? Kimse istemez, hiçbir anne istemez.
0
GoodMorningTeacher
(07.09.20)
Baban tam olarak kaç yaşında bil isyorum ama, 50 olsa, bu yaş ve üzeri çoğu kişi internetin ne/nasıl bir şey olduğunu anlayamamış kişiler.

Babana o twitterın vs vs oyun gibi geldiğini düşünüyorum. Rahatça annene gösterebilmesi bile ve de annenin babanı desteklemesi, ikisinin de olayın aslında ne olduğunu tam olarak israk edememesi gibi. Benim annem 60 yaşında facrbok ta yaptıklarını görünce öldüresim geliyor. Belki yüz defa anlattım ama yok, algılayıp şekli çok farklı.
***
Baban yukarıda dediklerim gibi değil de, herşeyi farkındaysan gerçekten eskortlara para verip birlikte oluyorsa ve annen de buna razı geliyorsa, ne yazıkki çocuğa bir laf demek düşmez.

Ama elbette seni rahatsız eden bu duruma katlanmak zorunda değilsin. Ben ve birçok tanıdığım istanbulda senin kazandığın paralarla tek başına yaşıyor. Bn ailemle bşr sorunum olmamasına rağmen yıllardır onlardan ayrı yaşıyorum.
***
Olayın diğer ve aslında herkesin görmezden geldiği bir başka boyutu da, babanın cinsel arzularının canlı olması ve bunu gidermeye ihtiyacı olması. Bu çok insani, ve o yaştaki bir erkek için de, türkiyede olması neticede çok sıkıntılı bir durum. Ben acımılımdır böyle erkeklere hep ne yazıkki. Benim akrabalarımda da var. Babanın tek eğlencesi, tek arkadaşı, internet olmuş. Ya da eskortlar. Umarım anöatabilmişimdir. Sakin olun, anne laf demiyorsa çocuğa tepki göstermek düşmez. En fazla rahatsızlığınızı dile getirisnçz.
0
mahone
(07.09.20)
40 yaşındayım, bu yaşıma kadar göre göre ve yaşaya yaşaya öğrendiğim 5 tane önemli şey varsa biri de annem ve babam bile olsa iki insanın arasına girmemek gerektiğidir. Bence kendine aşırı görev üstlenmişsin. En fazla yaptığı davranışın düşük seviyeli bir davranış olduğunu ve gerçek kimliğinin ve fotoğrafının deşifre olmasının senin adına gurur kırıcı olabileceğini söyleyebilecek konumdasın.

Edit: Yazdıklarımın sonraki kısmını sildim.
0
pass
(07.09.20)
pass +1

söylenmesi gereken her şeyi söylemiş.
0
chetinn
(07.09.20)
verilen cevaplar çok tuhaf. benim babam böyle bir şey yapsa asla kabullenmem. onun yaptığı işler benim sosyal yaşantımı çevremi etkileyecek. ne demek eşiyle kendi arasında yahu. aile sadece anne babadan oluşmuyor. asla izin vermem engelleyebildiğim kadar engellerdim ben olsam. kriz çıkartırdım her türlü.
0
xrated
(07.09.20)
bu durum bana çok itici geldi. hep de sosyal medyada, facebookta özellikle mesela tanıyor olabileceğin kişilerde çıkan değişik tipli kadınların profillerine baktığımda(genelde escort, transbirey falan oluyor) gerçek ad ve soyadlarıyla fotoğraflarıyla acayip yorumlar yazan tipleri görüyorum.

hani bu tür insanlara merakım yok ama bu yorumlar çok dikkatimi çekmeye başlayınca denk geldiğimde bakar oldum. tabi bakınca da daha çok tanıyor olabileceğin insanlarda çıkmaya başladı a.b.v...

hep düşünmüşümdür, ya bu insanların ailesi eşi dostu tanıyanı yok mu, bilmem kaç bin takipçili hesaba kendi fotoğrafıyla yavrum çok güzelsin görüşelim falan diye şeyler yazıyolar.

ben çok yadırgadım, annenizin maddi özgürlüğü falan yoksa, amaan erkektir ne de olsa bişey yapmaz sade yazar eder deyip kendini avutması olağan. mevcut konfor alanının dışına çıkma ve köklü değişimlerden korkması da olağan.

tamamen örnek veriyorum, aynı şeyi kadın tarafı yapsaydı cinayete varan sonuçlar doğrurdu, bu olayın ne kadar uç noktada olduğu bu ufacık örnekten belli.
0
hem şişko hem deli
(07.09.20)
Annen belli ki kendi durumundan ötürü olaya raziymis gibi yaklasiyor. Başka türlüsü de beklenemezdi. Sen de karıştırıp iyice ortaya dökme bariz biraz saygı kalsın arada. Bilmediğin şey seni üzmez. Evden ayrılmak şu aşamada pek mantıklı gelmedi.
0
elorelia
(07.09.20)
boyle bir olaya kesinlikle senin gibi bakardim ve maalesef kesinlikle senin gibi hataya dusmus olurdum. Bir insanin senin "baban" olmasi onu mukemmel kilmiyor hatta yine maalesef normal sayilabilecek bazi isteklerden onu munezzeh kilmiyor. belki farkli bir sekilde, gercekte sizi uzen ne ise ona dokunabilirdiniz. ornegin eskorta gitmesi maddi zorluk yaratiyorsa bununla ilgili konusabilirdiniz ya da kardesinizi koruma ic gudusuyle sinirlendiyseniz onun da mesajlari gorebileceginden bahsedebilirdiniz.
Anneniz nasil bir insandie bilemeyiz ancak onu cok sikintiya sokacak gururunu koracak bir davranista bulunmuşsunuz.
Evden ayrilsaniz da her gun kardeşinizi dusuneceksiniz.
Bence kendi yolunuza bakin. Ayri bir evde gecinmeyi dert edeceginize bu evde para biriktirin, kendiniz ve kardesiniz icin bir seyler yapin.
kucumsemek icin degil ama turlu dertler var hayatta bu basiniza gelenin dunyanin en buyuk derdi olmadigi konusunda hepimiz sizi temin edebiliriz.
umarim her sey iyi olur.
0
sparkle kiddle
(07.09.20)
baban sana güvenip telefonunu vermiş.sen onun özeline girmişsin.

o mesajları şimdiye kadar görmemiştin.hiç görmemiş gibi devam edebilirdin.

özel hayatına haddinden fazla müdaha etmişsin adamın.bence o evde halen olman babanın iyiliğini gösterir.

bahsettiğin rakamlara istinaden geçinmen çok zor.
0
since1907
(07.09.20)
Haklısınız ama kavga le gürültüyle çok bir yere varamazsınız. Tatlı tatlı nasihat edin.

Babanız sadece takip edip, mesaj mı atıyor. Gerçekten aldatma eyleminde de bulunuyor mu? Eğer aldatıyorsa, ya siz evde kalın, ya da annenizi ve kardeşinizi de yanınıza alıp, öyle ayrılın.



.
0
kartallar yuksek ucar
(07.09.20)
biraz fazla reaksiyon veriyorsun gibi geldi bana. annen bile bu durumdan rahatsız değil, sen neden bu kadar tepki verdin.
0
dafuq
(07.09.20)
Pass'a katılıyorum ben de.
0
roket adam
(07.09.20)
Öncelikle tartışma, kavga etmek yerine sakince iletişim kurup onu bazı şeylere ikna edin.

Bi kere gerçek adıyla ve fotosuyla hesap açıp böyle kişileri takip etmesinin, mesaj atmasının deşifre olmak açısından ne kadar riskli olduğunu anlatın. Konuyu "biri görür ve yayarsa rezil olursun" diye anlatın.

Sonra da cinsel yolla bulaşan hastalıklar hakkında bilgi verin ve kendisini düşünmüyorsa da annenizi düşünmesini söyleyin, yine konuyu "birileri duyar"a getirin.

O parayla kira tutup tek başına geçinmek zor, ev arkadaşıyla olabilir. Ama kız kardeşinizi ve annenizi bırakmayın bir süre daha.
0
John Bloor
(07.09.20)
(13)

en çok Corona neden Ankara'da?

tabudeviren
İstanbul'un nüfusu 16 milyon Ankara'nın nüfusu 6 milyon.buna rağmen Ankara'daki vaka sayısı İstanbul'un 2 katından fazlaymış.bunun sebebi ne olabilir?
İstanbul'un nüfusu 16 milyon Ankara'nın nüfusu 6 milyon.
buna rağmen Ankara'daki vaka sayısı İstanbul'un 2 katından fazlaymış.
bunun sebebi ne olabilir?
0
tabudeviren
(02.09.20)
Bakan bayramlar dugunler dedi :d saka midir nedir. Plajlarda kimse ustuste degilmis gibi; Izmir’i, Mugla’yi falan vaka artisi olan sehirlerden saymadi.
0
invictae
(02.09.20)
sebeplerden biri hakkında tamamen fikir yürütüyorum; ankara'da kamu çalışanı oranı daha fazla ve evden çalışma oranı istanbul kadar yüksek olmadığı, kamu çalışanlarının büyük çoğunluğu da maskesini çenesine takan kuruyemiş bıyıklı tipler olduğu için daha hızlı yayılmış olabilir. yine kamu kaynaklı iş seyahatlerinin yüksek oranda olması da bir etken olabilir. arz ederim.
0
i am 6 do you wanna be 9
(02.09.20)
Cok fazla kapali alanlarda takiliyor insanlar bence sebeplerden biri bu, bir digeri de coronaya inanmayacak kadar cahil egitimsiz insan fazlaligi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.20)
yazlık bir yerdeyim, gelenlerin çoğu Ankaralıydı. Geze geze geldiler, geze geze gittiler.
0
gelmeistemem
(02.09.20)
Bakanın söylediği tam açık değil ama orandan bahsediyor. Muhtemelen nüfusa oranlanmış hali 2 kat civarı. Neyse, bu kısım çok önemli değil. Sorduğunuz soruya cevabı tam olarak bulamadım ben de. Şöyle bir durum olabilir, kamuda işe giden çok fazla var gördüğüm kadarıyla ama bunun aksine kurumlarda bilgilendirme çok az. Bizim fakültede pozitifler olduğunu asla bildirmediler, kulaktan kulağa yayıldı. Bölümlerini bile bilmiyoruz, haftada bir-iki gün -ki bu bizim için, yoksa hergün gidenler de var- okula gitmeye devam ettiğimizden temaslı olabiliriz. Bir de direkt vatandaşla yüzyüze temas eden bir sürü kamu kurumu var. Toplu taşımalar tıklım tıklım çoğu zaman.

Ama bu durum ne kadar açıklıyor bilmek mümkün değil. Çünkü tüm Ankara'da mı yaygın, yoksa belirli yerlerde mi toplanıyor, elimizde hiçbir veri yok. Belki de bambaşka sebebi var. İşçilerin memurlardan daha çok işe gittiğini düşünmek çok daha mantıklı ama bu da Ankara'nın durumunu tam açıklamıyor sanki.
0
evrim halkasi
(02.09.20)
Yalnız yanlış anlamadiysam şu anki aktif vaka sayısı iki katı ankara'nin. Yoksa iyilesenleri, ölenleri vs saysak ıstanbul'da ülkenin geri kalanindan fazladır vaka sayısı ki zaten birkaç ay önce vakaların %60'i ıstanbul'da diye beri açıklanmıştı.
0
austra
(02.09.20)
Kamu çalışanlarına test yapıldığı için. Eminim İstanbul da sayı daha fazladır
0
Mistyimage
(02.09.20)
Ülkenin batisinda Güneyinde alt alta üst üste denize girip gezip ankaraya dönüp düğüne fln katılıp bonus alıyorlar demek ki :) bi de evet avm kültürü de fazla.
0
superfluid
(02.09.20)
Belediye başkanının çıkıp gerçek sayıları açıklaması ve diğer il belediye başkanlarının da sayıları açıklamasını istemesi ile alakalı olduğunu düşünüoyurm ben.

Eleştiride bulunmuştu hatta, sadece Ankara'da bile bu kadar ölüm varken Türkiye genelinde nasıl bu kadar az oluyor diye

www.youtube.com
0
pislick0
(03.09.20)
Çok test yapıldığı içindir
Bakan bi zahmet açıklasa da durumu bilsek
Sanki devlet sırrı
0
photo85
(03.09.20)
ankara da bilinçli kesim çok olduğu için hepsi hastaneye başvurmuş olabilir. bir de yazlık bölgelere en çok 06lar geldi.
0
mikahakkinen
(03.09.20)
Buna ben de çok şaşırıyorum Başlarda olsa anlaşılırdı. Umreden, yurtdışından gelenler hep oraya gidiyordu.

Twitterda biri sürekli Ankara'da kimsenin maske takmadığını söylüyor, aslı var mı bilmiyorum, şaşırtıcı geliyor bana.
0
hair freak
(03.09.20)
Covid artık her yerde ve çok fazla. Kendinize dikkat edin.

Sayılar hikaye. Bakan tabii ki az açıklayacak. İranlı yetkililer, gerçek sayının %5'ini açıkılıyorduk demişlerdi. Her ülke eksik açıklıyor. Bunu kavga sebebi haline getirmemek lazım. Yürümesi gereken işler var.


.
0
kartallar yuksek ucar
(03.09.20)
(10)

düğün işleri maliyeti hk.

baldan kaymak
ortalama maliyetler en az 150k gorunuyor. bu ortak alinan fiyat.baska ufak bir hesaplama ile, karsi taraf icin bir butce sunup bu butceyi yonetmesini istemek; boyle olmasi cok mu sacma olur? sebepleriyle guzel hakkaniyetli bir butce sunup, istedigi seyleri onceliklendirerek yapmasi daha iyi olur gib
ortalama maliyetler en az 150k gorunuyor. bu ortak alinan fiyat.

baska ufak bir hesaplama ile, karsi taraf icin bir butce sunup bu butceyi yonetmesini istemek; boyle olmasi cok mu sacma olur? sebepleriyle guzel hakkaniyetli bir butce sunup, istedigi seyleri onceliklendirerek yapmasi daha iyi olur gibime geliyor. ne dersiniz?

kadın duyurucular ozellikle belirtirlerse kendilerini harika olur. onların gözunden nasil gorundugune bakmak istiyorum.
0
baldan kaymak
(02.09.20)
En guzeli bence. Şeffaf olup bütçem bu kadar üzerine çıktığımızda borç demek bunu da beraber ödeyeceğiz ileride bu seneple senin önceliilerine göre yönetelim derseniz bence gelin hanım çok mutlu bile olur.
0
cilekli pasta
(02.09.20)
Şahsen ben bir dügüne hele ki şu zamanlarda öylesine para harcamazdım. yani o kadar paranın harcanabilecegi daha mantıklı şeyler elbet vardır. Yani kendimizi Galler prensesi sanmamıza gerek yok. Ayrıca bir erkek olsaydım. Karşımdaki kadın kişisinin 150bin liralık gibi bir masrafa giriyor olmam yüreğini sızlatmıyorsa o kadın kişisi hakkında kafamda kezban imajı oluşurdu. Bence çok ama çok daha düşük bir bütçe çıkar evet benim bütçem budur de. Sade ve mantıklı bir düğün organize edin. Düğünden sonra da ikiniz yaptığınız tasarrufu daha faydalı şeylere harcarsınız. Yok kadın kişisi ve ailesi çirkefe yatıyorsa çok şanslısın demektir. Evlenmeden tanımış ve gittigin yolu bir kere daha düşünmüş olursun
0
limonlu eksi
(02.09.20)
Buna bile gerek yok. Lütfen size böyle harcamalar yaptırmayı normal hatta olması gereken bir şey olarak gören insanlardan uzak durun. 2020’deyiz artık.
0
ruhen hastayim ben
(02.09.20)
Bana kalsa bu dönemde nikahı basar akrabasız ve geleneksiz bir şekilde evlenirim ama herkesin evlilikten beklentisi farklı. Bir defa evleniyoruz kafasındaysa ne kadar mantıklı da konuşsanız işe yaramayacak. Siz yukarda denildiği gibi şeffaf bir şekilde açıklayın alacağınız tepkiye göre hareket edersiniz.
0
jazzabel
(02.09.20)
pandemide düğün olmamalı. biri orada hastalanırsa vebaline girmiş olursunuz. bu parayı evinize harcayın, kendinize harcayın.
0
nzessia
(02.09.20)
düğün maliyetinden kastın sanırım "evlilik maliyeti" yoksa sadece düğün masrafı 150k ise über zenginsindir ki o zaman burada ne işin var zaten ya da düğün çırağanda ve son nefesini vereceksin:)

evlilik maliyeti için 150k çok normal. (yeni evlendim 120k masrafım oldu)
(bkz: https://eksisozluk.com/entry/112072111)

karşındaki insanın anlayışına bağlı olarak tabii ki söylemelisin fazlası beni aşar diye. bana ne beni ilgilendirmez her şeyin en iyisi olacak demez zaten normal bir insan. diyorsa da allah bir ömür sabır versin nafaka kredini de şimdiden çek bence.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(02.09.20)
Düğün işleri bu ara herkes için sıkıntılı. Düğüne gidip, covid kapan çok kişi var.

Nikah hem daha hesaplı olur. Hem de davetlilerinizin daha çok hoşuna gider. Eğer illa göbek atacağım diyen varsa, ufak bir grup eğlenmeye devam edersiniz...



.
0
kartallar yuksek ucar
(02.09.20)
o parayla çok daha eğlenceli şeyler yapılır yazık
0
bir soru sorcam
(02.09.20)
Bence nefis bir fikir.

Baştan toplam bütçe şu ona göre düşün denildiği durumlarda, kişi kendini o limit içerisinde daha iyi planlıyor. Yoksa her harcama için öyle mi olsun böyle mi olsun diye tartışılırken insan yoruluyor diye düşünüyorum.
0
lcha
(02.09.20)
yakın zamanda evlenecektim ve ben karşımdaki beyden hiçbir şey talep etmedim özellikle maddi açıdan o ise geldi 70k var buna göre şekillenmemiz lazım dedi tabi dedim sıkıntı çıkarmadım hatta 20k artmıştı bile ama gel gelelim neden olmadı, ben bu kadar alçak gönüllü oldum destekledim ve düğünüme 2 hafta kala hem aldatıldım hemde hakaretlerle karşı karşıya geldim :)
Nacizane tavsiyem;şuan (hatta mümkünse hiç) düğün yapılmaması görüşündeyim çünkü boş bişey onun yerine kendinize harcayın tatile gidin mesela ne bileyim bana artık düğün saçma sadece elalem ne der diye yapılan bir organizasyon gibi geliyor. Ayrıca eğer benim bütçem bu gelin hanım bu şekilde gideriz derseniz cileklipastanın dediği gibi mutlu olabilir ve ona göre kendini oda şekillendirebilir ki bunu yapmıyorsa boşver yani zamanını harcamaya değmez öyle bir insana.
0
madurumdamadurum
(08.09.20)
(9)

iş yerinde tartışma

nzessia
bir yıl önce bir iş yerinin yeni bir biriminde işe başladım. bu yeni birimde benimle birlikte başlayan kişi ile oldukça sorunlu bir iş ilişkisi ortaya çıktı. kendisi işe uygun olmayan, analitik kapasitesi düşük, anti sosyal hareketleri olan bir arkadaş. işe uygun olmadığını, işi sevmediğini kendisi
bir yıl önce bir iş yerinin yeni bir biriminde işe başladım. bu yeni birimde benimle birlikte başlayan kişi ile oldukça sorunlu bir iş ilişkisi ortaya çıktı. kendisi işe uygun olmayan, analitik kapasitesi düşük, anti sosyal hareketleri olan bir arkadaş. işe uygun olmadığını, işi sevmediğini kendisi de ifade etti. bu süreç içerisinde ortak iş çıkarmamız beklendi ve ben önceki deneyimime istinaden ondan daha fazla rol üstlendim, onun açıklarını kapadım. ister istemez bu noktaya geldik, çünkü kalitesi çok düşük işler çıkarıyordu. işin yapısına çok girmek istemiyorum ancak bu müdaheleleri yapmasaydım iş çıkarmamız mümkün olmazdı, ben de başarısız olurdum.
kimin ne kadar katkı sunduğunun ise ölçülmediği bir çalışma ortamı var, özellikle covid ile birlikte üst yönetimle ilişkimiz iyice koptu.
neyse bu arada kendisiyle de zıt bir ilişkim olmadı, arkadaşlık da kurduk. ancak iş sebebiyle gerildiğimiz süreçler de meydana geldi. bu süreçte tüm gün başını ve kafasını sallıyordu örneğin. geçtiğimiz hafta da verdiğim bir geri bildirim hoşuna gitmedi ve benimle konuşmayı kesti. asla kişisel beceriksizliğine yönelik bir geri bildirim değildi, sadece iş ile ilgiliydi. merhaba ve günaydın dediğimde yanıt alamadım. gene elini bacağını sallamaya başladı. benim de bir gün canıma tak etti ve ne sorun varsa konuşalım dedim. bu da bağırdı çağırdı, evet gidelim herkese iletelim dedi. aşkı memnu final sezonundaki behlül gibi koşarak yöneticilere gitti. beni psikolojik şiddet ile suçladı. onu yetersiz görüyormuşum yaptığını beğenmiyormuşum vb. bu kadar mükemmeli hedeflemek benim seçimimmiş. bu arada kendisi iş arayan da bir insan. ancak sonra yöneticilere böyle şikayet etmemiş beni. ben onun özgüvenini düşürmüşüm, yetersiz hissettirmişim (wtf?). sonra ben yöneticilerle konuştum. yöneticiler tabii ki ne şiş yansın ne kebap modunda davranış sergilediler. hiyerarşik olmayan bir yapı yaratmışlar falan filan gibi açıklamalara girildi. sanki ben hiyerarşi kuruyormuşum gibi algıladım. benim deneyimime istinaden süreci daha iyi yönetmem gerekirmiş vb.(yöneticisi değilim??) sonra da işleri bölelim görelim kim nasıl performans gösteriyor kararı çıktı. şu an hala aynı ofisteyiz ve ben hiç iyi hissetmiyorum. her an panik atak geçirecek gibiyim. her an istifa edebilirim. bu konuda önerileri olan arkadaşlar varsa sevinirim. kendimi de suçluyorum, bir kere bu konuyu yöneticiye taşımıştım genel bir biçimde, ancak çocuğa acıdığım için üzerine gitmemiştim konunun. şu an çok pişmanım.
0
nzessia
(31.08.20)
İyi niyetin size zararı olur. Kılıçları çekmişsiniz bu saatten sonra kimseye acımayın. İşinizi yapın ve gerisine karışmayın. Ne yaparsa yapsın.
0
ykyt
(31.08.20)
Üzdü mu gazla gitsin. Neden bu kadar dert ettiğinizi de anlamıyorum. Çok rahatsizsa isfita etsin size ne
0
allah yazdiysa bozsun
(31.08.20)
İşten istifa etmek gibi fevri kararlar almayın bence. Nasılsa işleri bölelim, görelim kim nasıl performans çıkarıyor kararı çıkmış. Siz kendi performansınıza, iş kalitenize ve etiğine güveniyorsanız, gerisi karşı tarafın problemi.

Şu kısacık iş hayatımda anladım ki, iş yerinde yöneticilere, her ne kadar kendinizi haklı görseniz de, bu su götürmez bir gerçek olsa bile, şu çalışan böyle yapıyor, şöyle kötü çalışıyor vs. demenin hiçbir faydası yok. Genelde iki çocuğunu birbirine düşürmemek için iki tarafa da birbirinin haklı olabileceğini göstermeye çalışan ebeveyn tavrı takınıyorlar. Dediğim gibi kendi yaptığınız işe odaklanmaya çalışın bence.
0
yuzır
(31.08.20)
Yöneticiler olayın az-çok farkındadırlar ama siz olayı yansıtmadığınız için teferruatını bilmeyebilirler.

Siz olayı anlattıysanız gerisine karışmayın. Bundan sonrası yöneticilerin bileceği bir iş. Sakin bir şekilde işinizi yapmaya devam edin. Mümkünse arkadaşınızla da arayı resmi bir seviyede iyileştirin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(31.08.20)
Krizi gayet başarılı yönetmişsin. Korkması ve gitmesi gereken kişi sen değilsin ki. Niye sen istifa ediyorsun onun yerine.

Panik atağın sebebi de sinir boşalması. Geçer. Dışarı çık bugün biraz mümkünse. Güneşte dur. Pelte gibi olursun.
0
pass
(31.08.20)
Asıl party şimdi başlıyor. Sen nereye gidiyorsun.
Ona kimin daha iyi olduğunu göster!
0
ir10
(31.08.20)
bence de üzülmeni gerektirecek bir durum yok.

işinden yana sıkıntı yoksa, kaldı ki kim bilir kaç zamandır orada çalışıyorsun insanlar senin nasıl birisi olduğunu zaten öğrenmiştir.

yap işini, çekil. bu kadar.
0
hem şişko hem deli
(31.08.20)
Bence olgun davranmanın, insan olmanın bedelini ödüyorsun hayatın her alanında bir çoğunun yaşadığı gibi. Buz gibi ve kendinden emin dur. Asla endişelerini, moral bozukluklarını belli etme. Onun kendisini rezil etmesine ve küçük düşürmesine izin ver. Sen kendinden emin olan cool adam/kadın ol.

Sen şimdi şaşırıyorsunya böyle mi hissettirmişim, öyle mi düşündürmüşüm diye. Pek ala bunu yapmış olabilirsin. Çünkü böyle embesil tipler kendinden emin, işini bilen insanların duruşu altında bile ezilirler. Suçlayacak adam arıyor ve çirkefleşerek üste çıkıyor aklı sıra,başka bir şey değil. Yöneticilerle de istediğiniz kadar kopuk olun beceriksiz biriyse bundan haberdarlardır ve sadece ortalık karışmasın istiyorlardır. Kimin ne olduğuyla hiç bir alakaları yoksa da zaten o zaman bu olay sonrası senin hakkında ne düşüneceklerini de o kadar önemseme.

Senin burada eksiğin ve öğrenmen gereken iyi niyetli ve profesyonel olmanın iş hayatında yeterli olmadığı gerçeği, güçlü olmanın ve etrafındakilerin senden yeterli miktarda korkması gerektiği. İnsanlara çok fazla iyi davrandığında senden çekinmezler ve bunun sonucunda ya seni saymazlar ya da böyle en ufak olayda seni pataklarlar. Mesafeni koru ve kimseye acıma. Daha bir dünya şey anlatırım da hepsini öğreneceksin zaten düşe kalka :)
0
cosmicgadin
(31.08.20)
Hocam hatanız "iş yetişsin" diye fedakarlık yapmanız. İşin yetişip yetişmemesi sizin probleminiz değil, yöneticinizin problemi. İş yetişmezse siz değil, yöneticiniz başarısız olur. Kim nasıl iş yapıyor, yetişir mi yetişmez mi vs. yöneticinin görev tanımı bu yani.

Dolayısıyla en güzeli şu, işler net bir şekilde bölünsün, üstünüze düşeni yapın, gerisini ellemeyin. Elemanla da siz değil yöneticiniz uğraşsın.

TR'de hakkıyla yöneticilik yapabilen birine denk gelmedim, onu da not olarak düşeyim. Sizin yöneticiniz de çok iyi görünmüyor, olayın bu noktaya gelmesine müsaade etmemesi gerekiyordu. Hatta şu an gözlerinde siz "sorun çıkaran eleman" olmuşsunuzdur muhtemelen. O yüzden enayiliğin anlamı yok, iş batarsa batar, siz de başka yere geçersiniz. Kendinizi yormayın.
0
plutongezegendegilmi
(31.08.20)
(33)

"madem yemek yapmayacaktın, neden evlendin?"

mezzosprite
arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yap
arkadaşlar, bu devirde evlilik gerçekten hala bu mu demek, yoksa ben dışardan aşırı modern göründüğü halde kölelikte takılı kalmış marjinal bir aileye mi denk geldim?

ikimiz de aynı mesleği icra ediyoruz, aşağı yukarı aynı maaşı alıyoruz, ben yine de mutfağa daha çok giren ve temizliği tek başına yapan tarafım. adam sadece kendi ütüsünü yapıyor, kahvaltıya yardım ediyor, aklına eserse de ayda yılda bir akşam yemeği hazırlıyor. bulaşıkları makineye koymuyor. bu durumdan rahatsız olduğum ve eşit sorumluluk paylaşımı istediğim için bir kez kaynanamdan şaka yollu, kocamdan da pek çok kez ciddi ciddi "o zaman neden evlendin" lafını duydum. hatta kocam "iki işi birlikte yürütemiyorsan çalışmak zorunda değilsin" bile dedi. kadın olarak tüm bu ev işlerini memnuniyetle yapmalıymışım. o da erkek olarak mutfağa girmek zorunda değilmiş. bunlar marjinal söylemler değil mi?

lütfen saldırgan olmadan içtenlikle cevaplayabilir misiniz, zaten canım çok sıkkın...

teşekkürler
0
mezzosprite
(25.08.20)
freebird5406_2
(25.08.20)
kafa yapinin hic uyusmadigi biriyle mi evlendin yani?


kisisel gorusum bunlari soyleyen yobazdir ve hiyardir. evlenmeyi birak sosyal cevremde barindirmam.
0
hot potato
(25.08.20)
@hot potato, bu konu dışında çok uyumluyduk. bu konudaki beklentileriyle ilgili birtakım işaretler vardı ama bu kadar katı olacağını bilemedim...

edit: aslında bu işaretleri gördüğümde ona sordum. "sen beni tanımıyor musun, katılmaz olur muyum" dedi. ben de tanıdığım kadarıyla %50-50 olmasa da %40-60 katılacağını düşündüm. hatta bu konuşmayı ona hatırlattığımda "sözümün arkasındayım ama her şeyi paylaşmak istediğini nerden bileyim" dedi. daha detaylı konuşmalıymışız.
0
🌸mezzosprite
(25.08.20)
Valla evlenmeden önce bunlarla karşılaşacağın bir durum olmuştur illaki, yani erkeğin böyle olduğunu anlamış olman lazımdı aileyi boşver
0
olaylar olaylar
(25.08.20)
Yani boyle cetvelle kim ne kadar is yapti diye olcen biriyle ben de evlenmezdim acik soyleyim. Duydugunuz sevgi duzeyi yeterli degil demek ki yoksa muhtemelen balla borekle beslerdiniz ve kendinizi ustu kapali "ezilen kadin" pozisyonuna da sokmazdiniz. Aldiginiz maasin esitligine kadar dem vurmussunuz muhtemelen o adam sizin 100 misliniz kazanan bi fabrikator olsaydi tutumunuz degisecekti. Adam utusunu de yapiyor, kahvalti da hazirliyor, yer yer aksam yemegi de yapiyormus.

Bu arada 'kaynana' sozcugu birtek bana mi asiri kaba geliyor?
0
msb
(25.08.20)
hot potato + 1.
Dünyanın sosyal yapısı gereği, söylemler ne olursa olsun ev işi öncelikle kadına kalıyor, bu gerçeği kabullenmiş de olsak sizinkilerinki biraz aşırı geldi bana.
0
firez
(25.08.20)
bence de kocanı yeterince sevmiyorsun; daha ayak yıkama, boklu donları kirli sepetine atma ve tırnaklarını kesme işlerine bile gelmeden yan çizmişsin. adamın duygularıyla daha fazla oynamadan ayrıl, yazık resmen tanıyamamış seni hiç, kim bilir onu sevdiğini düşündü...
0
Bruce
(25.08.20)
bas edit, erkegim. ve acikcasi bence bu isler maalesef kadina ait. en iyiyi sona sakladim.

esinize katiliyorum. yapmak istemiyorsaniz birini tutun. yine de en iyiyi sona sakladim.

evlenirken bunlari kabul etmistiniz. tamamdir.
0
baldan kaymak
(25.08.20)
@msb, eşit olmayacağım biriyle evlenmezdim. maaş belirtmem gereksiz olmuş olabilir ama aynı işi yapıyor olmamız, aynı mesaiyi yapmamız, aynı düzeyde yorulmamız önemli bir nokta diye düşünüyorum. seven kadın ballı börekle besliyor da seven erkek nasıl oluyor da işten BİRLİKTE dönüldüğünde salondaki koltuğa uzanıp "acıktım, yemek pişmedi mi daha" diye mutfağa seslenebiliyor?
kaynana ve koca sözcükleri bana da çok itici geliyor evet.
0
🌸mezzosprite
(25.08.20)
Çalışma saatleriniz nedir?

Ben eşimden çok sonra eve gelebilirdim. O da akşam yemeğimizi hazırlardı.

Yani belki siz önce geliyorsanız, sizin hazırlamanız mantıklıdır. Ama yani kurulan cümle biraz gereksiz ve ciddi mi?

Arada biz de bu tarz şakalar yaparız. Kayınvalidelerin söylediklerini çok önemseme derim ama eşitlik maaşla da olmaz yani o bakış açısını kaldırmanız gerek.
0
makarnacanavari
(25.08.20)
@makarnacanavarı, işe birlikte gidiyor, işten birlikte dönüyoruz..
0
🌸mezzosprite
(26.08.20)
Çok üzüldüm. Keşke evlenmek gibi ciddi bir işe kalkışmadan birlikte hayatı paylaşıp birbirinizi tanısaydınız. “Seven insan balla börekle besler” savunmasını da ciddiye alamıyorum. Aksine korkutucu buluyorum. Seven insan karşısındakinin hayatını kolaylaştırır. Ben olsaydım böyle bir birlikteliği devam ettirmezdim.
0
ruhen hastayim ben
(26.08.20)
Sizin eşinizin ev işi yapacak kapasitesi var aslında. Kendi ütüsünü kendisi yapıyormuş. Ama neden size düzgün yardım etmiyor, ev işlerini paylaşmıyor onu anlamadım. Yani üşenmeyip ütü yapıp, elinden iş gelirken sizinle tartışması arasını bozmayı göze alması garip geldi.

Birde evlenmeden önce ne yapıyor ne yapamıyor bilmiyor musunuz? Yolun başında ev işlerine dair hiç konuşmadınız mı? Belki birbirinizin huyunu suyunu bilemeden, tanıyamadan evlenmişsinizdir. Siz ilk yıllarda ev işleri konusunda ciddi tavır almazsanız birkaç yıla işler daha kötü hal alır.

www.instagram.com
0
GoodMorningTeacher
(26.08.20)
Evet, o zaman sıkıntı. En azından yemeği siz hazırlıyorsanız o da mutfağı toparlayabilmeli.

Söylediği cümle çok sıkıntı. Yani beyin yok gibi. Kusura bakma.

Ha ben senin yerinde olsam yapmam. Yemek hazırlamam. Menemen, yumurta, peynir, zeytin falan. İş yoruyor artık böyle diyebilirsin.

Ya da sadece kendi ütüsünü yapıyorsa sen de sadece kendine yemek yapabilirsin. Keyfi bilir.

Eşimin tek iyi özelliği böyle şeylerde yardımcı olması sanırım. Bulaşıklar ondadır mesela. Ütü ondadır. Sevmem ben bunları. Banyoyu yıkar. Kendiliğinden görev dağılımı oldu bizde. Siz de bu şekilde görev dağılımı yapabilirsiniz.
0
makarnacanavari
(26.08.20)
biraz mizahla karışık yazacağım:

eşin tam bir ataerkil yarı alfa ama beta erkek (çünkü ütü yapıyor). ya kılıbıklığa doğru ilerleyecek ve evdeki bütün işleri yapacak ya da ayrılacaksınız. bu kılıbıklık arkadaş ve aile çevresinde sürekli aşağılanmasına neden olacak. aile dedikodularının baş kahramanı olacak.

ayrıca senin çocuk yapmanı isteyecek ve sonrasında da işe dönme istersen diyecek. sonra sana tüm işleri kitleyecek.

böyle adamlarla başa çıkma metodu hem işten ayrılmak hem de yardımcı tutmaktır. keyfine bak bacım kariyer falan hikaye bana şimdi bakacak bir koca bulsam işi gücü bırakır evde otururum.
0
ozdek
(26.08.20)
iyi ki yazmışım buraya, baya ümitsizliğe kapılmıştım.. şimdi biraz daha güçlü hissediyorum. güzel cevaplarınız için çok teşekkürler <3
0
🌸mezzosprite
(26.08.20)
Eşinizin bakışı elbette normal değil. Diğer özelliklerini bilmemekle beraber, pek kaliteli bir imaj yaratmıyor. Bu tarz sıkıntılar yaşamamak adına gerçekten kısa süre de olsa aynı evi paylaşmak fayda sağlıyor.
0
gazozailacatmauzmani
(26.08.20)
"evlenmeden önce bilmiyor muydunuz?" ya da "ailesiyle tanışınca anlamadınız mı?" gibi soruları geçiyorum, zaten birçok kişi yazmış.

bulaşık makinesine tabak koymak nasıl bir iş ki?
ziyafet sofrası hazırlamıyorsanız, iki kişinin salata malata derken beş tabağı çıksa, saniyenin onda biri falan sürüyor bir makineye tabak koymak.
evlilikte bunu şikayet konusu yapmak eşitlik, ev işinde ortak paylaşım falan konusu değil artık bence.
"o kadar kısa sürüyorsa o koysun" diyorsanız da, "hayatım şunu makineye koysana" diye eline tabak verdiğinizde "sen de ne biçim kadınsın?" diyeceğini sanmıyorum.
adam ütü yapıyor diyorsunuz, hiçbir şeye dokunmayan biri değil ki.

ama karşımdaki bunu tartışma ve eşitlik meselesi haline getirse, ben de "neden evlendin o zaman?" diye sorabilirdim.
yarın öbür gün çocuğunuz olacak, yaşlanacaksınız, birinizden biriniz hastalanacak vb.
evlilik böyle bir şey çünkü.
"bundan şikayet ediyorsa, yarın ne olacak?" diye düşünürüm.
artık yanındakinin önüne bir kase yemek koymak da zul gelmemeli insana.
kaldı ki, yemeği de arada bir yapıyormuş.

bunu bu şekilde hak arayışı ve benlik iddiası haline getirmek, "ben üç yaptım, sen beş yaptın" meselesi yapmak bence antipatik bir şey.

madem "çalışmak zorunda değilsin" diyor, yani sizin geliriniz olmasa da olur, o zaman haftada bir kadın tutun, temizliği o yapsın.
siz de rahat edin, o da rahat etsin.
yani illa adamın eline vileda vermek mi buradaki mesele?

kayınvalidenizin söylediği şey yersiz ve biraz bayağı ama işte dediğim gibi, bunlar "sen yapmadın, ben yaptım" tartışması haline gelirse, taraflar psikolojik olarak savunmaya geçer.
oğluna da biraz düşkünse, haddini de aşar.
ikisinin de söylemleri doğru değil ama normal.
burada "evlenmeden önce..." konusu devreye giriyor.

kendimi düşünüyorum.
karşımdaki bir şeyden şikayet ederse, "e ama..." derim.
ama "şunu şuraya koyar mısın?" dese, "tabi" der, dediğini yaparım.
insan psikolojisi böyle bir şey.
üslubunuzu değiştirmeyi deneyin.

bulaşık makinesine tabak dizmek, yemeği o akşam kimin yaptığı gibi şeyler evlilikte tartışmaya değecek şeyler değil bence.
umarım evlilik hayatınız boyunca tek deriniz bu olarak kalır.
"konu yemek ya da bulaşık değil, böyle demesi" diyorsanız da, yukarıda yazdığım gibi olayı tartışmaya çevirirseniz, taraflar kendini savunmaya geçer.
temel insan psikolojisi.

"ben üslubumu ona göre mi ayarlayacağım?" diyorsanız da, boşanın o zaman.
benim yazdıklarım bu deveyi gütmeye yönelik şeyler.
karşınızda böyle tepki veren biri varsa, dediğinizi yaptırmanın, iletişim kurmanın, çözüm bulmanın yolunu arayacak olan sizsiniz bu durumda maalesef.
0
blatta hiberna
(26.08.20)
@blatta+

Cevapların üzerine ekleyebileceğim pek bişey yok ama, bana da biraz haksız gibi geldin. Sorumluluk paylaşımını farkında olmadan rahatsız edici bir noktaya getirmiş olabilirsin. Eşinin tek yaptığı ütü kahvaltı vs. değildir, fazlası vardır ama sen zaten eşitliğe inandığın için gözüne gelmiyordur. "O zaman neden evlendin" ütüsünü kahvaltısını yapan adamın bulaşık tartışmasında söyleyeceği şey değil. Altı başka şeylerle doludur bu cümlenin.
0
IncredibleMau
(26.08.20)
ozdek +1

adam calismak zorunda degilsin demis zaten. ben yerinizde olsam hayatta calismam birakirim herif calissin, evi cekip cevirir arta kalan zamanimi da kuaforde gecirirdim ya, mis gibi.

su dunyaya hatun olarak gelmek varmis ya :)
0
cooperr
(26.08.20)
Seven insan balla börekle besleyecekse, bunu sadece seven kadının değil seven erkeğin de böyle yapması lazım. İşe beraber git beraber dön ama eve gelince sen ayakları uzat yat kadın dinlenmeden yemeğe girişsin.

Buna alıştığında bu sefer her gün taze yemek isteyecek her gün sebze yemeği isteyecek her gün artacak istekleri.

Kaynananın bu şekilde konuşması da gayet kötü. Siz evlisiniz diye senin onların kültür ve kafa yapısına sahip olmanı bekleyemezler, bu karar senin kadar eşinin de kararıydı. Demek ki seni değiştirmeyi kafalarına koymuşlar.

Evli değilim ve hiç evlenmedim ama, sözüm parama geçmiyorsa boşanırdım ben bu adamdan. Çünkü dediğim gibi zaman geçtikçe ve istediğini aldıkça daha fazlasını isteyecek ve hayır dediğimde kötü ben olacam. Neden? Onlar öyleler diye, yani keyfî. Ağır bir şey bu.
0
muhayyer divan
(26.08.20)
Esiniz zamanla is yapmaya yanassa bile bu sefer pasif agresif modlara gecmesi olasi. Burada duzgun bir iletisim sart. Cani kimsenin gercekten istemedigi zaman yapilmamali.
0
karpuzpeynirekmeksu
(26.08.20)
Eşinizi seviyorsanız kurbağa taktiği izleyeceksiniz. Kurbağayı direk sıcak suya atarsan kaçar ama soğuk suya koyup, azar azar ısıtırsan kaçmaz...

Mesela bulaşıkları makinaya koy diyeceksiniz. Alıştırıp, 1-2 ay sonra başka bir şeye geçeceksiniz. Bazı erkekler böyle maalesef...



.
0
kartallar yuksek ucar
(26.08.20)
konu sahibesi eşini dinleyip işi bıraksa, tüm işleri o da yapsa, bu kafa yapısındaki biri o zaman der ki: 'sen tüm gün evdeydin, en çok ben yoruldum'. Adam işsiz kaldığında, temizlikçi olmadığında kadına destek olacak mı bu kafa yapısında birisisiyse? Kuzenim evlenince eşi işten ayrıldı, 3 hizmetçisi vardı. Evde yemek bile yapmazdı. Kocası iyi biri, kadına değer verir, bir sıkıntı çıkmadı.
Bir arkadaşımın eşi 1 yıl işsiz kaldı. Adam tüm gün evde olmasına rağmen bardak bile yıkamazdı. Kıza da bu senin görevin derdi. İşten sonra bir de ev toparlardı kız.

Kocanız evlenmeden önce aileleyle mi yaşıyordu? Hiç beraber yaşamadınız mı?
0
gelmeistemem
(26.08.20)
Öncelikle geçmiş olsun.
Eşiniz ciddi ciddi söylediğini düşündüğünüz şeyleri şaka yollu söylüyor olabilir mi ?
Yine de kayınvalidenizden sizin özelinizle ilgili paylaşmadığınız birşeyin cevabını alıyor olmanız oldukça yanlış siz oğluyla evlendiniz kendisiyle değil.

Evli ve birden fazla çocuklu biri olarak birçok arkadaşın da dediği gibi bir sürü sorumluluk o veya bu şekilde zaten sizin omuzlarınıza binecek. Ama daha çiftken bu aşamadaysanız lütfen buna katlanmayın ve siz de oturup konuşun gerekiyorsa da anlaşarak bitirin.

Birçok eski insan gibi bir kere evlendim bir şekilde devam eder çocuklarım için yaşarım ızdırabına dönmesin hayat sizin için.
0
hayyam ara
(26.08.20)
herkes şaşırmış seni desteklemiş ancak türk erkeklerinin %99.9u bu şekilde zaten.
madem bu önemli kriter, ev işi yapan erkek bulunca kaçırmayın basın nikahı.
eğer ev işi yapmak istemiyorsan bir yardımcı tut, çevremdeki çoğu kadın böyle yapıyor. kocan yardım etmez, unut bunu. adam sana istersen çalışma, yeter ki ev iş yap demiş. klasik türk erkeği işte :)
bu duruma neden bu kadar şaşırılmış ben de ona şaşırıyorum.
0
abelardo
(26.08.20)
Erkeklerin hiçbiri "aman hayat arkadaşım yorulmasın, beraberce yaparız" kafasında değil. Bunu cepte bilin. Aralarındaki tek fark kadın yardım isteyince yardım edenler ve yardım etmeyi tümden reddedenler. Eşiniz tümden reddetmiyormuş. Bu iyi bir başlangıç. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşim işten daha geç geliyor ve evin pek çok işi bana bakıyor. Benim eşim yardım etmeyi reddetmiyor, ancak ben yardım etmesini değil sorumluluk almasını istediğimde sıkıntı çıkıyor. Yavaş yavaş alıştırıyorum (18 senenin sonunda).
Bir; "çalışmak zorunda değilsin" lafını diyebilen birine haftalık temizlikçi ücrteti çok da koymasa gerek. Temizlik işlerini lütfen hemen bu kişiye devredin. Bu ödemeyi de eşiniz yapsın.
İki; gündelik yemek işlerini sohbet ederken beraber yapmayı alışkanlık haline getirin. Bu da beraberliğin bir parçası. Bazen insan işi yapmaya erinmiyor da kendisi iş yaparken eşinin içeride tv seyretmesi koyuyor. "Bu evin hizmetçisi miyim" duygusu pek fenadır. Bunu eşinizle açık konuşun
Üç; fazla titizlenmeyin. Her gün yerleri silmek, ya da mutfağın her daim pırıl pırıl olması şart değil. Temiz olsun yeter. Bir arkadaşım her mutfaktan çıktığında çaydanlık dahil her şeyini yıkıyor, yerleri silip öyle çıkıyordu. Gerek yok, canınızın kıymetini bilin.
Dört; aslında en başa yazılmalı belki. Bu tartışmaya kayınvalidenizi kesinlikle dahil etmeyin. Bu sizin kendi özeliniz. Eşinizi annesine şikayet etmeyin. Eşiniz sizi annesine şikayet ediyorsa çok ciddi konuşun. Bu konuda bile üslup "o zaman neden evlendin"e gidiyorsa bunun daha çocuğu var, işsizlik durumu var. Evin içindeki evde kalır.
Maalesef modernlik bu coğrafyada sadece görseldir.
0
SiyamkedisiZorro
(26.08.20)
Evde, birileri ev işinin, sadece kadın olduğunuz için sizin göreviniz olduğunu düşünüyor. Bir de üzerine, ekonomik özgürlüğünüzden vazgeçmenizi tavsiye ediyor. İleride, çok daha ileri gideceği belli.


Kusura bakmayın ama o evdeki kişi sizin 'eşiniz' değil, o oyunda beraber, yan yana değilsiniz.

Siz de oturup ciddi ciddi 'niye evlendiğinizi' bir düşünün ve tartışın evdekiyle.

Kadınlar, size yardım etmek zorunda değil erkekler. Yardım etmek, zaten bir sorumluluğu üstlenmiş birine gönlünden kopanı yapmak oluyor. 'Yardım' çok yanlış bir kelime.
0
buf-e kür
(26.08.20)
Hocam ben anlamıyorum ki evlenmeden önce hiç mi görmedin bunları?

Neyse, bu kafa yapısındaki birini bu yaşında düzeltemezsin. Yol yakından boşan ya da onun sana atadığı rolü benimse. (bu kötü haber)


Cevapları okuyunca duruma komple acıdım:
Maaş farkı çok olan evliliklerde az kazananın hizmetçi olarak görüldüğünü, ütü yapmanın ve arada bir kahvaltı hazırlamanın "e yeter işte" diye algılandığını bilmiyordum. Doğulu bir baba ve batılı bir anne ile büyüdüm böyle bir tutum görmedim.

Kendisine ya da kadına saygısı olmayan kişiyle birlikte olmak zor. Onlarca farklı açıdan onlarca cevap gelmiş. Hangisi kafana daha çok yatarsa onunla ilerlersin. Ama bana annem şunu öğütledi:
İlk evlendiklerinde babam sorumsuzluğundan fatura filan ödemiyor annemden yapmasını bekliyormuş. Annem de sallamamış, evde elektrikler kesilmiş, sonrası hop babamın sorumluluğu.
Bir de anneannemden örnekliyorum:
Bir bayram sabahı dedemin takımını ütülerken dalgınlıkla yakıyor. Dedem 83 yaşında ödene kadar kendi ütüsünü kendi yapardı. Yemeği de kafasına göre bölüşürlerdi.

Özetle 1926 doğumlu adam ve 1960 doğumlu adam bu kafadaysa 2020lerde biraz daha farklı bakmak gerekiyor gibi düşünüyorum.

Ailemin kadınlarından öğrendiğim kadarıyla ben böyle yetiştiğim için "ehe çalışmayacaktıysan neden evlendin güzelim" leşliğini de sindirebileceğimi pek sanmıyorum.
0
lcha
(26.08.20)
ben olsam anında boşanırdım. ne olursa olsun. bakın buraya parmak basmak istiyorum, ne olursa olsun...

ekonomik bağımsızlığınız var, siz köle değilsiniz. lütfen kendinize bu muameleyi yaptırtmayın.
0
timmie
(26.08.20)
Timmie +1
Umarım hizmetçilik yapmaya devam etmiyorsunuzdur.
0
sta
(26.08.20)
aile değişik ya da size uygun değil. Babam annem ev hanımı olduğu halde yardım ederdi, bize annemden çok baktığı oldu. O yüzden evlilikten önce tanıyamamış olabilirsiniz, çok üzüldüm ama bu saatten sonra düzelebileceğini hiç sanmıyorum .
0
kestane gürgen palamut
(26.08.20)
içtenlikle cevap verirsem kocana karşı saldırgan olmam gerekir. ama burada seni suçlayanlara, nasıl görmedin canımcılara hak vermiyorum. işte görmüşsün, bazen karşıdaki insan kendini gizler, bazen sen göremezsin, ne yapalım olmuş. harika müneccimler olmak zorunda değiliz hakça olanı yaşayabilmek için.

ayrıl coco diyorum.
0
snape i başından beri tanırım
(26.08.20)
(3)

İşten ayrılayım mı?

jacque
2016'dan beri bu çalıştığım altıncı yer. Bu altı yerden yalnızca bir tanesinde maaş ve sigorta problemi yaşamadım. Diğerlerinden ayrılma sebebim maaşımı alamamam veya sigortamın yapılmamasıydı.1.5 senedir çalıştığım (düşük ücretli ve geç ödeme yapan) iş yerimden Haziran ayında ayrıldım ve iki hafta
2016'dan beri bu çalıştığım altıncı yer. Bu altı yerden yalnızca bir tanesinde maaş ve sigorta problemi yaşamadım. Diğerlerinden ayrılma sebebim maaşımı alamamam veya sigortamın yapılmamasıydı.

1.5 senedir çalıştığım (düşük ücretli ve geç ödeme yapan) iş yerimden Haziran ayında ayrıldım ve iki hafta sonra Türkiye'de kendi alanında tek olan bir vakıfta işe girdim. Şartları ve maaşı benim için çok iyiydi ama işe girdiğim gün zaten iki personeli olan ofisteki personellerden bir tanesi istifa etti. O gün, maaşların 2-3 ayda bir yattığını ve şu anda da 5 aydır yatmadığını öğrendim. Maaşı aylık yatırmıyorlarmış, ellerine para geçince toplu olarak yatırıyorlarmış. Ayrıca aylık 500 TL olan Sodexo'ları da yatmıyormuş.

Ben de işe yeni girdiğim için benimkini ilk ay yatırırlar diye düşündüm. İkinci ay yatmazsa da ayrılırım diyordum ama ilk ayda da yatmadı. Hatta 500 lira olan Sodexo bile yatmadı.

1) Maaş için bir tarih vermiyorlar, Merkez Bankası'ndan ödeme beklediklerini söylüyorlar. Merkez Bankası ve Vakıf ne alaka? Ayrıca Merkez Bankası ödemeyi neden yapmasın?!

2) Vakfın 500 lira ödeyecek hali bile yokken benim 4 bin liralık maaşımı ödeyebilmelerine hiç ihtimal vermiyorum. Kaldı ki ayrılanların maaşları ve ihbar tazminatları da içeride kalmış, henüz alamamışlar.

3) Şu an dışarıdan freelance çalışarak aylık 2 bin TL gelirim oluyor. Bu vakıfta hiçbir iş yapmıyorum, tüm gün bomboş oturuyorum. Ofiste de benden başka kimse yok zaten. Bildiğiniz tek başıma tüm gün oturup diğer işlerimi yapıyorum. Hatta iki haftadır evdeyiz ve bir gün bile arayıp ne yaptığımı sormadılar. Annem ayrılma, en azından sigortan yatsın diyor. Ama bir noktada benim daha fazla para kazanmam gerekiyor çünkü Ekim'de nişanım, Mayıs'ta da nikahım var ve ev eşyaları almaya çalışıyoruz şu an.

Bu freelance işimi (reklamcılık) büyütüp bir ortağımla birlikte ofis açmayı planlıyordum. Burada işlerin yoğun olmamasını başlarda sevmiştim çünkü diğer işime daha fazla vakit kalıyordu. Ama dediğim gibi para kazanmam da gerek. Düzgün bir işe girersem muhtemelen freelance için hiç vaktim kalmayacak ve ofis işi iyice ertelenecek. Ama burada da kaldıkça param içeride birikecek ve aylık 2 bin lira ile geçinmeye çalışacağım.

Siz olsanız ne yapardınız?
0
jacque
(24.08.20)
Yeni iş bulup bırakırdım en kısa sürede.
0
dissendium
(24.08.20)
işten ayrılmayın ve madem vaktiniz var; freelance işlerinize devam edin. neticede içerde paranız birikmeye devam edecek.

bu sırada elbette 6+ verebilecek işlere de bakın. zira 4 sabit + 2 de freelance, şu halde net 6 kazanır durumdasınız.
0
fever
(24.08.20)
Bu, çok can sıkıcı bir durum. Ne aldığının hesabını bilirsin, ne harcadığının. Acil para lazım olur, gidip İK'ya ayrı, Muhasebeye ayrı dert anlatırsın vs.

Sizi işe alan kişiyle bir konuşun. "Daha ne kadar devam edecek bu iş?" diye. Umut yoksa, bu işten çıkmadan iş arayın, bulunca bırakırsınız.

Fransa'da hiç bir iş yapmayan, ısrarlarına rağmen iş verilmeyen bir kişi, dava açıp, tazminatını alarak ayrılmıştı. Kısa vadede karlı gibi gözükse de, sizi köreltir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.08.20)
(8)

N95 maske?

pass
Aldınız mı? Dışarda olduğum günlerde 2-3 maske atıyorum. Mesela bir hastaneye girmişsem çıkınca mutlaka atıyorum. N95 almama gerek var mı? Yıkanabilir maskelerin koruduğunu düşünmüyorum. Ama gündelik kullanım için N95’le ilgili fikirlerinizi merak ettim.
Aldınız mı? Dışarda olduğum günlerde 2-3 maske atıyorum. Mesela bir hastaneye girmişsem çıkınca mutlaka atıyorum. N95 almama gerek var mı? Yıkanabilir maskelerin koruduğunu düşünmüyorum. Ama gündelik kullanım için N95’le ilgili fikirlerinizi merak ettim.
0
pass
(24.08.20)
Mart ayında pandemı başlarken şirketten vermişlerdi, nefes alması acayip zor 10 dakika ya takabildim ya takamadım öyle diyeyim size. Ben cerrahi maske kullanıyorum, neden n95 almama gerek var mı dediniz onu anlamadım?
0
paramolacak
(24.08.20)
gerek yok n95'e, sizi nefessiz bırakır.

- temassız günlerimde örn: ailemi, dikkat ettiklerini bildiğim eşim dostumu ziyarette yıkanabilir takıyorum. bunu takmamdaki amaç onlara herhangi bir zararım olmasın.
- market, kargo ve kalabalık olmayan toplumda vs cerrahi takıyorum.
- hastane ve aşırı kalabalık içinde iki kat cerrahi takıyorum.

tüm cerrahileri hemen atıyorum. maddi açıdan sordunuz sanırım ama çaresi yok, böyle.
0
bisorumvargaliba
(24.08.20)
Maddi açıdan değil de daha iyi koruyup korumadığı açısından sormuştum.
0
🌸pass
(24.08.20)
Cerrahi maskeler, siz hastaysanız, karşı tarafı sizden korur. Eğer biri Covid19'sa ve maskesizse, siz de cerrahi maskenizle onun çevresinde bulunursanız, Covid19 kapma olasılığınız %90'larda...

Bu sebeple, kapalı ve kalabalık yerlerde ben n95 maske takıyorum. Açık havada normal maske. Zaten bu aralar n95'lerin fiyatı 15tl civarına kadar indi. Bence risk almaya gerek yok.
0
PhoenixRising
(24.08.20)
N95 maske sağlık çalışanları için. Normal maske kullanın yeterli.

Yoğun bakımdaki hastalara verilen bazı gazlardan dolayı, covid daha uçucu hale geliyormuş. Bu yüzden her taraflarını sarıp, N95 maske kullanıyorlar.

Normal ortamda 1,5 metre uzakta durmak yetiyor. Virüs yere çöküyor. Öksürünce yüzünüze, gözünüze gelmesin, yeterli.

Bu arada Güney Kore'den bir vaka okudum: Bir kafede, klima önüne oturan bir hasta, kafenin tamamına covid bulaştırmış. Sadece maske kullanan garsonlara bulaşmamış. Maske kulanın!


.
0
kartallar yuksek ucar
(24.08.20)
Pandemi ülkede duyulmadan önce epey araştırıp n95 kullanılması gerektiğine karar vermiştim. 3-4 tane duruyor o zamandan. 1-2 sefer dışında kullanamadım. Ancak havaalanı vb yüksek riskli olduğunu düşündüğüm yerlerde taktım. Kullanım açısından da aslında sıcaklar henüz başlamamışken öyle aman aman bi zorluk yaşamadım. Yazın deneyeyim dedim, çok darladı. Cerrahi maskenin koruyuculuğunun yeterli olduğunu düşünmüyorum. İşim gereği sürekli adliyedeyim, bu nedenle sonbaharda n95'e döneceğim.

Ben yerinizde olsam alırdım.
0
sacrilegious
(24.08.20)
bulabiliyorsanız n95(ffp3) almanızı öneririm.
0
sacrilegious
(24.08.20)
Bi zamanlar maskeye gerek yok diyenler vardı
N95 sağlık çalışanı için cümlesinin meali : elimizde yeterli n95 yok bırakın drlar kullansın

Kalabalıkta mutlaka n95 ama dikkat ven-til-siz olacak ! Ventillisi sizdeki virüsü dışarı yayıyormuş
0
photo85
(24.08.20)
(27)

banka memurunun hatasi, siz olsaniz ne yapardiniz?

buenosdias
gecen yuklu miktarda dolar cektim. yuksek cekimlere yeni vergi gelmis. memur benden almamis. bugun merkezden aradilar. 350 kusur lira bir ucreti var. odemezsem memurdan kesilecekmis. memurun odemesini istemiyorum ama ben de odemek istemiyorum. merkezle, mudurle istisare edip bana cozumle gelin dedi
gecen yuklu miktarda dolar cektim. yuksek cekimlere yeni vergi gelmis. memur benden almamis. bugun merkezden aradilar. 350 kusur lira bir ucreti var. odemezsem memurdan kesilecekmis.

memurun odemesini istemiyorum ama ben de odemek istemiyorum. merkezle, mudurle istisare edip bana cozumle gelin dedim. telefondaki bayan baya bozuldu.

yaptigim cok mu yanlis?
0
buenosdias
(21.08.20)
iyi demişsiniz, memurdan da kesmesinler ama kendileri çözsünler. bozulursa bozulsunlar. hep vatandaşa hep vatandaşa..

müdürleri ne boka yarıyor, oturdukları yerde oturuyorlar, arkadanızdayım çok yükseldim şuan :)
0
gadlemler
(21.08.20)
yaptiginiz tabii ki yanlis. yaptiginiz 350 liram gitmesin. siz alim emri verseniz almasa sizi zarara ugratsa neyse ama yasa belli, zaten odemeniz gereken bir ucret bu. Tabii ki siz odeyeceksiniz.
0
sparkle kiddle
(21.08.20)
Memurun bireysel hatasından ziyade yazılım hatası olarak diretin. Memur kendisi oturup mu hesapşayacak vergiyi. Çekim işlemini yaptığı ekranda çıkarsalarmış vergi ödenmesi gerektiğini, vergi kesilip kalan tutar verilseymiş size. Yani öncesinde de sizi bilgilendirip. Banka kendi hatasını memura yüklüyor gibi yani
0
senolll
(21.08.20)
Tabii sizin de ödemeniz gerekir orası ayrı mesela.
0
senolll
(21.08.20)
Bankanın hatası memurun değil bu. Sisteme şu kadar dolar çekeceğinizi girince otomatik vergi hesaplanması gerekir. O vergi nakit mi hesaptan mı düşecek seçtirilir. Ama yeni değişiklik olduğu için henüz hazırlanamamışlar.
Tabii bu demek değil ki devletin zorunlu kıldığı vergiyi ödememe hakkınız var. Vergi sizin kanuni borcunuz devlete gidecek borç neyin indiriminin peşindesiniz ki? Banka hesabınıza bloke koyup veya bakiye varsa otomatik olarak çekebilir gayet.
0
cilekli pasta
(21.08.20)
o parayı gözünün yaşına bakmadan banka memurundan alırlar. etik olarak herket etmek istiyorsan gidip ödemen lazım o parayı.
0
foolrules
(21.08.20)
Yanlış bence. Adam hata yapmış bu hatayı düzeltmek senin elinde. Parasını ver adamların
0
izmitcan
(21.08.20)
diret. parayı memurdan keseceklerse sen öde ama suçu bankaya at. memur her gün çıkan şeyi takip edemez, ekran da kesilecek ve bana ödenecek miktarlar ayrı ayrı yazılmalıydı de. baktın olmuyor memurdan kesecekler sen ödersin. ama çözümü olur illaki
0
avatar is back
(21.08.20)
Kendi hatalarını memurdan çıkarmaya çalışıyorlar, ki memur da hatasız denebilir mi, bilmiyorum. Bence verme. Senlik hiçbir şey yok, bütün vergi algı masraf yönetmeliğini bilmek zorunda değilsin, onların işinin parçası o sana hatırlatmak.
0
encokbenisevinnolur
(21.08.20)
Düzen bozuk. Bunu şu an değiştirmek mümkün değil. Ortada insani bir hata var. Bu hata yüzünden memurun hesabında olması gereken para sizin hesabınızda. Erdemli bir şekilde o parayı ödemek ya da başkasına ait bir parayı gönül rahatlığıyla harcamak gibi 2 seçeneğiniz var.
0
but that was just a dream
(21.08.20)
Parayı çalayım mı çalmayayım mı diyorsun, doğru mu?

Çalma.
0
baal
(21.08.20)
her şubenin kendi bütçesi var, şube bütçesinden ödemelerini isteyebilirsiniz
0
yemrem
(21.08.20)
cilekli pasta +1

yaptığınız çok yanlış.
bunu sormanız bile bir o kadar yanlış.
0
blatta hiberna
(21.08.20)
Hata bankanın ancak memura yüklemek yanlış. Banka yazılımında bu tahsilatın mutlaka görünmesi ve son kullanıcıya (burada banka memuru) uyarı vermesi lazımdı, 350 TL tahsilat yapılmadan döviz çıkışı engellenmeliydi yazılımsal olarak. Belki de döviz çekim ekranında bu vergi tutarının hesaplandığı ve giriş yapılabileceği bir alan bile yoktu, neye istinaden senden 350 TL alacaktı. Bunun inisiyatifi şube personeline bırakılamaz. Teknik açıklaması bu.

Belirttiğin tutar ne bilmiyorum, zorunlu bir vergi mi? Eğer öyleyse bu para devlete gitmesi gereken bir vergi, başka bankadan çekiyor olsan tahsilat sağlanacaktı. Dolayısıyla ödemen gerekir bana göre. Herkes hata yapabilir hocam birbirimize yardımcı olmakta fayda var, hatanın bedelini şube personeli ödememeli.
0
Lethe
(21.08.20)
bi dakka bi dakka.

siz dövizi bozdurup tl olarak mı çektiniz, yoksa döviz olarak mı çektiniz?

bözdurduysanız kambiyo vergisi var ve banka sisteminin bunu atlaması sözkonusu değil. o yüzden bu şekilde olmadığını, doğrudan döviz çektiğinizi varsayıyorum.

doğrudan nakit döviz çekiminde vergi falan yok. sadece merkez bankası nakit döviz çekimlerinde bankaların komisyon almasına "izin verdi". yani illa alacak diye bir şey yok. üst sınırı var ama oranı şu olacak diye bir şey de yok. tamamen bankanın inisiyatifinde bir komisyon.

banka sizi mikmeye çalışıyor. ya komisyon almıyorlardı, baktılar yüksek nakit çeken bir herif var, merkez bankası'nın verdiği izin akıllarına gelip "ulan dünyanın dolarını çekti, izin de verilmişken şu hıyardan komisyon alalım" falan dediler muhtemelen.

ya da gerçekten bankanın komisyon uyguladığından memurun haberi yok. komisyonsuz verdi parayı, banka da memuru sıkıştırıyor, komisyonumuzu niye almadın sen salak mısın, şimdi senden kesicez diye.

velhasıl döviz bozdurma durumunda olduğu gibi size düşen, devletin zorunlu kıldığı vergi vs. gibi bir borç yok. kendi paranızı çekmişsiniz. banka da uyanık olup zamanında komisyonunu alaydı. almadı mı? alışveriş bitti geçmiş olsun.

şimdi aylar önce ev kiraladığınız emlakçı sizi arayıp "sizden zamanında eksik komisyon almışız, verin yoksa elemandan kesicez" dese sitterelaa demez misiniz? demezseniz götürüp verin.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
Baal güzel söylemiş.
Bu şey gibi sanki. Önünde yürüyen adam cüzdanı düşürdü alıp cebe atmak düşürmeseydi demek gibi.
etik olarak, yasal olarak, insan olarak bu senin zaten vermen gereken bir para.
tereddüt edip sorman bile hoş değil.
0
Giovanni Pipitto
(21.08.20)
önünde yürüyen adam cüzdanı düşürdü, alıp cebe atmak ve düşürmeseydi demek gibi değil.

markete gittin bir ürün aldın, parasını verdin, alışveriş bitti. dükkandan çıktın giderken çırağın arkandan koşup "abi 10 lira daha ver, aldığın şeye meğersem 2 hafta önce zam gelmiş" demek gibi.

merkez bankası bankalara nakit döviz çekimine komisyon alma iznini 5 ağustos'ta verdi. aradan 2 hafta geçti. bugüne kadar banka komisyonunu oranını yansıtsaydı, işlem anında uygulayıp, alışveriş bitmeden de alsaydı. alışveriş bittikten sonra arayıp "ehe ehe gomisyon" diyene ben olsam para mara vermem.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
15.000 dolar üzerinde çekim yapılırsa vergi oluyor.
Bu arada parayı ödemezsen, daha sonra aynı bankayla çalışacak mısın? Çalışırsan işleri zora sokmasınlar? Veya 350 lirayı çıkarmak için ota boka komisyon kesmesinler?
0
etna
(21.08.20)
350 lira için burada vicdan rahatlatma aramak ve ödememek hem yanlış hem ayıp...
0
pass
(21.08.20)
memurun hatası falan değil, tamamen bankanın çakallığı. zorunlu olmayan ve kafalarına sonradan dank etmiş bir komisyonu size yaslamak için "memurun hatası, memurdan kesicez" diyip vicdan kozunu kullanıyorlar. "yeni VERGİ gelmiş" diyorlar bakar mısın, vergi diyor ki müşteri onu zorunlu bir şey zannetsin de ödesin. yok öyle bir vergi.

ha gerçekten memurdan da kesebilirler tabii bankacılık vicdansız bir piyasa. ama bankacının vicdansız olması, almaları zorunlu olmayan bir komisyonu zamanında almayıp, kafalarına dank edince size yaslamaya çalışmalarını haklı göstermez.

yine de vicdanlı davranıp, memura mobbing yapacaklarını düşünerek lanet olsun diyip verebilirsiniz. ben olsam altını kazıp "ne parası, neyin parası, ne vergisi, adı ne, kodu ne, ne zaman çıkmış sorup tatmin edici cevaplar almadan vermezdim.

her vicdanımıza oynayıp "çocuk hata yapmış, vermezsen ondan kesicez" diyene "ne parası bu" diye sormadan para vereceksek işimiz var.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
bugün bu parayı öderseniz sistemleri iyileştirmemelerine ve başka memurlardan da bu paraların kesilmesine yol açacaksınız.

az yesinler ve sizden komisyonu almadan işlemi kapatamayacakları bir yapı kurgulasınlar.
0
kenarortay
(21.08.20)
kibritsuyu +1

vergi yok, bankaların alma "yetkisi" var. Bazı bankalar alıyor, bazıları almıyor. Bunlar demek ki almıyormuş ki sistemde öyle bir şey yok. Memura yıkmak da bankanın çakallığı. Aslında daha büyük bir sistem sorunu bu.

Fakat şu da var, banka herkese böyle bir kesinti olduğunu bildirdiyse (sözleşme değişince önceden mesaj atıyorlar normalde "şu tarih itibarıyla şöyle olacak" diye) halihazırda olan banka hesabınızdan kesebilir de, eğer legal altyapısı varsa. Ama yok ki telefonla arıyorlar.

herkes bu kadar vicdanlı olduğu için hiçbir sistem düzgün çalışmıyor Türkiye'de. ABD gibi herkes tuttuğunu öpse dava açsa hakkını arasa, eminim her şey daha dikkatli yapılırdı. (bizde çakallık açısından tuttuğunu şaapıyorlar o kötü, o ortadoğu çakallığı. Ben hak aramaktan bahsediyorum)
0
nhk ni youkosu
(21.08.20)
Dolar hesabından çektiyseniz zaten bu aldıkları, bankaya kalan bir para. Biraz zorlayın derim. Almasınlar sizden de...

Ama para hesabınızda TL olarak duruyor ve siz döviz yapıp, çekmişseniz %1 vergisi var. 35000 TL'lik döviz alımına 350 TL vergi alınıyor. Bunu sizin ödemeniz lazım. Götürüp, verin parayı.



.
0
kartallar yuksek ucar
(21.08.20)
Odemek istemiyorum nedir ya
Kyk borcunu odemek istemiyoruz diyenler gibi olmus biraz :)

Bi hata olmus, sistem ya da insan hatasi... gerekce gosteriliyorsa odenmeli tabi ki de
0
Kittie
(21.08.20)
ne kadar da okumayı sevmeyen bir milletiz. istenen paranın ne olduğunu oturup eşşek gibi açıklıyoruz, hala aldığı borcu geri ödemek istemeyenle kıyaslıyorlar.

hayır ablacım kyk borcunu geri ödemek istemeyenle hiç alakası yok. kyk borcu dediğin borç aldığın para ve elbette geri ödemen lazım.

bu para, bankanın senden alacağı komisyon komisyon. zamanında almamış, sonra alası tutmuş. "bu seferlik de komisyon almayalım" demeyip müşteriyi darlıyorlar. üstelik de "memur hata yapmış, sen vermezsen memurdan keseceğiz" diyerek vicdan yaptırıp almaya çalışıyorlar.

bu komisyon var ya bu komisyon, arkadaştan istedikleri. hesabı açtırırken "hesap işletim ücreti yok, almayacağız" dedikleri hesap işletim ücretini istemek gibi, aidat yok denen kredi kartına aidat almaları gibi, dosya masrafı almadıkları kredi için iki gün sonra dosya masrafı istemeleri gibi, havale eft ücreti yok diyip ilk eft'de ücret yasladıkları gibi.

illa kıyaslayacaksanız eşdeğer şeylerle kıyaslayın. cüzdanı düşüren adamın cüzdanını ceplemek gibi değil, aldığın kredi borcunu geri ödememek gibi değil, başkasının hesaba yanlışlıkla yatan parasını geri vermemek gibi değil.

bankanın işlem yapılırken almadığı ücreti günler sonra pişman olup istemesinden başka bir şey değil.
0
kibritsuyu
(21.08.20)
@ buenosdias

Öncelikle merhaba.

Sizden talep edilen ücret, bir vergi değil komisyondur. Önceleri bankaların böyle bir yetkisi yok iken Merkez Bankası'nın 4 Ağustos'ta yayımladığı tebliğ ile bu komisyonu tahsil edebilme serbestliğine sahip oldular.

Gerekçe olarak da bankaların, efektif (fiziki) döviz ödeme maliyetlerinin artmasını gösterdiler.

İlgili komisyonun banka yazılımına entegrasyonu henüz sağlanamadığı için tahsilatı banka veznesindeki memurlarca manuel olarak gerçekleştiriliyor. Bu gerçekleştirme işi uygulama henüz yeni olduğu için personelin dikkatinden kaçabiliyor. Kaçtığında ise kendisine rücu ediliyor.

Hesaplamama göre USD ise 15-16 bin arası bir meblağ çekmişsiniz. Parayı hesabınıza yatırdığınızda böyle bir masraftan haberiniz olmadığı daha doğrusu bankacılık sisteminde böyle bir masraf olmadığı için haklısınız.

Bence masrafı ödeyiniz fakat masrafı mutlaka hesaptan tahsil ettiriniz. Hesap hareketlerinde izlenebilsin. Sonra masraf dekontunu bankadan yetkililerce imzalı kaşeli olarak talep edip hakem heyetine başvurun.

Uygulamanın yasal zeminini merkez bankası tarafından yayımlanan "Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliği Uygulama Esasları Yönetmeliği" oluşturuyor lakin önceden müşteriye bilgilendirme sorumluluğunu yerine getirmediği için hukuki olup olmadığının tartışmaya açık olduğunu düşünüyorum.
0
digits
(21.08.20)
Hakkınızda yakında icra takibi yapılsın da akıllanın.
0
Gaip
(21.08.20)
(6)

Ben oturacağım diye evden çıkartan ev sahibi

glore
Ev sahibim ben oturucam diyerek beni evden çıkarttı. Bununla ilgili noterden ihtarname çekmesini istedim. Çektim dedi. İhtarnamenin fotoğraflarını taratıp bana gönderdi. Ben de ihtarnamenin gelmesini beklemeden evden taşındım. Muhtemelen muhtara gitmiştir diye düşünüyorum ama emin değilim, muhtara u
Ev sahibim ben oturucam diyerek beni evden çıkarttı. Bununla ilgili noterden ihtarname çekmesini istedim. Çektim dedi. İhtarnamenin fotoğraflarını taratıp bana gönderdi. Ben de ihtarnamenin gelmesini beklemeden evden taşındım. Muhtemelen muhtara gitmiştir diye düşünüyorum ama emin değilim, muhtara uğrayıp bakacağım. İhtarname'de Mesken ihtiyacı sebebiyle kendim oturacağım şeklinde yazıyor.

Bugün öğrendim ki evi başkasına kiralamış. Bu şartlar altında benim izlemem gereken yol nedir?

1. İhtarnameyi bulamazsam mail olarak gönderilen (üzerinde kayıt numarası yer alan) ihtarnameyi kanıt olarak sunabilir miyim?
2. İhtarname gerçek değilse (photoshop vs..) ise evrakta sahtecilikten dava açabilir miyim?
3. 1. sorunun cevabı evet ise evde kendi oturmayıp, başkasına kiraladığı için ne yapabilirim bu konuyla ilgili?

Bu işi almak isteyen avukat arkadaş varsa özel mesaj atarsa birlikte çalışabiliriz.

Düzeltme: Şimdi farkettim ki Muhattap adı soyadı doğru, TC'de bir rakam fazla koymuşlar, bu yüzden ulaşmamış olabilir ihtarname.
0
glore
(18.08.20)
avukat değilim ama evden çıkmışsın artık. o işler ev sahibini kafasına göre kiracıyı evden çıkarmasın diye. ihtar çekse bile size tebliğ edildi mi. ondan sonra belli süre içinde çıkma zamanınız oluyordu. yine çıkmasanız mahkeme vs

şimdi çıkmışsınız tekrar girmeniz için içindeki kiracının çıkması lazım vs.
0
efruz
(18.08.20)
amaç eve tekrar geri girmek değil. Yeni evimin kirası Eski kiramdan %50 daha fazla ve buradaki problem yeni evimin kirasından ziyade haksız yere tahliye.

Ev sahibi yeni birine evi kiralayıp daha fazla para almak için dolandırıcılık yapıyor. Bunu normal karşılamam.
0
🌸glore
(18.08.20)
Anladım Şöyle birşey buldum internette. Ama siz tahliye olmamışsınız kendiniz çıkmışsınız.

"Türk Borçlar Kanunu’nun 355. Maddesi ile ; kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu veya üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin ihtiyacı nedeniyle kiraya verilen yerin boşaltılmasının sağlandığı durumlarda (Borçlar Kanunu md. 350 ve devamı) , bu taşınmaz haklı bir sebep olmaksızın 3 yıl süre ile bir başkasına kiraya verilemez. Kiraya veren tarafından kiralama yasağına uyulmaması halinde, eski kiracının son kira döneminde ödemiş olduğu 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemesi gerektiği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme uyarınca; kiracıların haksız yere evlerinden veya işyerlerinden çıkartılarak buranın başka kişilere kiraya verilmesi ile kiracı zarar ederken kiraya verenin kar elde etmesinin önü kapatılmıştır.

Bu düzenlemeden önceki dönemde, 6570 Sayılı Kanunda cezai yaptırım düzenlenmekteydi. Yeni yasal düzenlemede ise; herhangi bir cezai yaptırım söz konusu olmamakta, sadece kiracıya tazminat talep hakkı tanınmıştır.



Peki, bahsi geçen haklı sebepler nelerdir?

Haklı nedenler yasada tek tek belirlenmemiş, her olayda haklı nedenlerin hakim tarafından belirleneceği kabul edilmiştir.

Yargıtay’ın bir kararında haklı nedenler (mücbir sebep) arasında ihtiyaç iddiasında bulunan kişinin ölmesi, askerlik, işyeri ihtiyacı ile tahliyeden sonra ihtiyaç sahibinin sağlığının bozulması gibi haller sayılmıştır. (Yargıtay 4. HD. 22/02/2001, E. 2000/10728 K. 2001/1869) Bu gibi haklı sebeplerin varlığı halinde ev veya işyerinin başkasına kiraya verilmesine ilişkin yasak ortadan kalkmaktadır.

Yasanın gerekçesinde “haklı sebep” şu şekilde açıklanmıştır:

“Kiraya verenin kanunda öngörülen sebeplerden birine dayanarak aldığı mahkeme kararını uygulatmak suretiyle, kiracının kiralanandan tahliyesini sağladıktan sonra, üç yıl süreyle kiralananı başkalarına kiraya verme yasağının bir istisnasını oluşturmaktadır.”



Söz konusu madde her durumda uygulanabilir mi?

Kanunda herhangi bir açıklık bulunmamakla birlikte; gerekçeden, söz konusu maddenin uygulanabilirliği açısından tahliyeye ilişkin bir mahkeme kararı olması ve bu kararın uygulattırılması – yani icra yolu ile tahliye edilmesi gerektiği gibi bir anlam çıkmaktadır. 6570 Sayılı Yasanın uygulandığı dönemde; mahkemeden tahliye kararı alınması ve tahliyenin cebri icra yolu ile (icra müdürlükleri vasıtasıyla) yapılması gerektiği genel kabul görmüş bir görüştü. Ancak; Yargıtay’ın aksi kararları da bulunmaktaydı. Örneğin; bir Yargıtay kararında “ ..bu nitelikteki davalarda sorumluluk için icra yolunun varlığının öngörülmesi usul ve yasaya aykırı olup..” demekle icrai işlemin bir şart olmadığı belirtilmiştir. (Yargıtay 4. HD. 20/03/2003 E. 2002/11390 K. 2003/3230)

Yukarıdaki hususları birlikte değerlendirdiğimizde; uygulamada tam bir görüş ve uygulama birliği bulunmadığını görüyoruz. Sanıyoruz ki; mahkeme kararı ve cebri icra ile tahliye şartlarının birlikte varlığı yeni kanunun maddesinde de genel olarak aranmaktadır. Bu demektedir ki; işyerini veya evini kendisi terk etmeye razı gelen kiracılar, buranın yeniden kiraya verilmesi halinde elde edecekleri tazminat talep haklarını kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilecektir.



Tazminat miktarı nasıl belirlenecektir?

Kiraya veren tarafından evin/işyerinin haklı neden olmaksızın 3 yıl içerisinde bir başkasına kiraya verilmiş olması nedeniyle eski kiracının uğradığı tüm zararlar kiraya verenden talep edilebilir. Söz konusu tazminat bedeli en az bir yıllık kira bedeli olarak yasada kararlaştırılmıştır.

Burada önemli olan hususların başında illiyet bağı gelmektedir. Talep edilecek zararın oluşması tahliyeden kaynaklı olmalıdır.

Talep edilebilecek hususlara örnek olarak; yeni yer kiralama komisyoncu gideri, nakliye masrafları, o yörede başkaca işyeri bulamayıp işkolunu değiştirmek zorunda kalan kişinin bu nedenle uğradığı zarar, daha düşük imkânlara sahip bir yer kiralaması gereken eski kiracının, yeni yere ödediği kira bedeli ile tahliye ettiği konutun emsal kiraları arasındaki zararı gibi zararların, belgelendirilmek suretiyle talep edilebileceği kabul edilmektedir.



Av. Müge UYGUN GÜN
0
efruz
(18.08.20)
İhtarname'de xx tarihine kadar evden çıkmazsanız İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE davası açacağımızı bildiririz diyor.

Bu durum zaten tahliye için bir sebep. Ben de bu nedenle tahliye ediyorum, kendi kararım ve isteğimle ihtiyacım doğrultusunda tahliye etmiyorum.
0
🌸glore
(18.08.20)
Ev sahibi kendisi veya 1. dereceden yakını (oğlu, kızı vs.) oturması için sizi evden çıkartabilir. Ancak bu durumda mutlaka kendisi geçip oturmalı, başkasına kiraya veremez.

Dava ettiğiniz zaman, 1 senelik kirayı tazminat olarak alabiliyorsunuz. Ancak yöntemi nedir tam bilemiyorum. Bir avukat ile görüşün...


.
0
kartallar yuksek ucar
(19.08.20)
hocam ev seni değil,çık dedi mi çıkman lazım bence .. her ne kadar bununla ilgili yas a yönetmelik cart curt ne olursa olsun ,adamın evi bence çıkmalısın .. istediğine kiraya verir,istediğine vermez . kendi oturur oturmaz bence böyle
0
taylor durden
(19.08.20)
(22)

Eldiven kullanıyor musunuz?

not sure if serious
Markete, bakkala, benzinliğe, Starbucks’a vs nereye gidersem gideyim girmeden önce eldiven takıyorum elime içeride işimi hallettikten sonra arabaya binerken çıkartıp atıyorum. Hiçbir şekilde dışarıda bir şeye dokunmamak için azami önemi gösteriyorum ancak bu beni çok yormaya başladı. Starbucks’ta bu
Markete, bakkala, benzinliğe, Starbucks’a vs nereye gidersem gideyim girmeden önce eldiven takıyorum elime içeride işimi hallettikten sonra arabaya binerken çıkartıp atıyorum. Hiçbir şekilde dışarıda bir şeye dokunmamak için azami önemi gösteriyorum ancak bu beni çok yormaya başladı.

Starbucks’ta bugün baktım etrafıma herkes normalleşmiş. Her yere dokunuyorlar, çantalarının içindeki eşyaları, telefonları vs tutuyorlar. Maske herkeste var ancak hiç kimsede eldiven yok. Sonra kendime baktım yüzümde maske elimde eldivenler kendimi bir garip hissettim. Acaba ben mi çok abartıyorum?

Özellikle telefonumu kirletmemek istiyorum. En nihayetinde en çok ellediğimiz şey. Yüzümüze filan götürüyoruz konuşurken. Ya da hiç yoksa gün içerisinde elimiz sürekli üzerinde. Telefonla her seferinde ilgilendikten sonra elimi yıkamak istemiyorum. Bu yüzden böyle bir şey yapıyorum ama dediğim gibi yorulmuş hissediyorum kendimi.

Gerçekten abartıyor muyum?
0
not sure if serious
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum ama nereyi tutarsam elimde kolonya oluyor onu sıkıyorum.

Eve girer girmez de el yıkama & telefonu gözlüğü kolonyayla temizlemece
0
lcha
(18.08.20)
eldiven kullanmıyorum. el yıkıyorum ama telefonu temizlemek aklıma gelmiyor.
not: çok fazla dışarı çıkmıyorum.
0
sutlu nescafe
(18.08.20)
Hayır abartmıyorsun doğrusu bu. Elini yıkayıp temiz yıkadım mı diye tereddüt etmek yerine eldiven kullanmak doğrusu. Eldivenli iken tek dikkat edeceğin nası olsa eldiven diye ordan oraya elinle mikrop taşımamak.
Yıkanabilir kumaş eldiven aldım. Dışardan gelince makineye atıyorum. Telefonumu da poşetin içine koyup dışarda mecbur olmadıkça dokunmuyorum. Böylece elim temiz mi, şimdi telefonda virüs var mı gibi düşüncelerim yok.
0
photo85
(18.08.20)
markette kullanıyorum dışarıda kullanmıyorum bol bol el yıkıyorum
0
basond
(18.08.20)
Hocam bu kadarına gerek yok gerçekten.

Dışarda isen elini yüzüne götürmemeye gayret et, cebinde küçük bir dezenfektan olsun arada bir sık. Maske takarken, çıkarırken veya kullanım esnasında elinle ağız-burun kısmına dokunma kenarından düzelt. Eldiven takınca ne değişiyor ki, elinle değil üstünde bir eldiven katmanıyla her yere dokunmuş oluyorsun. Telefonu da gerekmedikçe cebinden çıkarma, dokunacaksan elini dezenfekte et öyle dokun.

Bunların sonu yok malesef.
0
Lethe
(18.08.20)
Ben de her yere dokunuyorum gerektiğinde ama cebimde kolonya oluyor. Elimi de yüzüme götürmüyorum.

Eldiven sadece elinize bulaşmasını engeller, başka bir amaca hizmet etmiyor. Ben elimi sık sık temizliyorum aynı şey.

Telefonla ilgilenirken eliniz temiz olursa telefon kirlenmez. Gerekirse onu da ıslak mendille siliyorum. Eldiven varken dalıp telefonunuza dokunursanız eldiven takmanız boşa gider.
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
Dürüst olmak gerekirse ilk 3 ay eldiven purel vs baya kasmıştım ama son bir kaç aydır kalabalık yerlerde maske ve imkan oldugunda el yıkamak dışında her hangi bir önlem almıyorum.
0
bluewhale
(18.08.20)
Valla ben hiç eldiven kullanmadım. Ama yanımda sürekli kolonya olur. Dışarıda sık sık kolonya kullanırım. Eve gelince de telefon cüzdan kart kimlik vs kolonya ile silerim.
0
Amaranta ursula
(18.08.20)
Taktiğim şu: Dışardayken elimde covid virüsü varmış gibi takılıyorum. Elimi yüzüme degdirmiyorum,zaten maskeliyim. Gözüm kaşınırsa peceteyle kaşırım o derece. Burnuma asla götürmem elimi.Hiç bir gıdaya elimi yikasam dahi,disardayken dokunmuyorum. Burda en sıkıntılı durum telefon. Disardayken elimde virüs olduğunu düşündüğüme göre telefona da geçmiş olabilir. Telefonu gelince güzel bir kolonya ve dezenfektanla temizliyorum. O kadar disari çıktım hala covid kapmadim. Bu önlemlere bağlıyorum. Ama hala kapma riskim tabi var.
0
ırene adler
(18.08.20)
abartmıyorsun. insanların bu rahatlığına ben de hayret ediyorum. ben eldiven kullanmıyorum ama 5-10 dakikaya bir sık sık kolonya sıkıyorum ve imkanım varsa elimi yıkıyorum. temiz elle dokunsam bile içim rahat etmediğinden her gün temizlemek sıkıcı olmaya başladığı için telefonumu iki aydır evden çıkarken ince bir katman halinde streç filme sarıp geldiğimde çıkarıyorum ve çok da rahat oluyor. bunların dışında kullandığım an cüzdanı, otobüs kartını, kimliği vb. hemen kolonya ile temizliyorum.
0
whyamy
(18.08.20)
Evet, eldiven kullanıyorum. Çünkü kolonyaların ve dezenfektanların neredeyse tamamının korona virüse etkili olup olmadığına dair kesin bir veri yok. Virüse etkili dezenfektanların en az 30 saniye yüzeyde ya da ciltte kalması gerekiyor. Kimse buna dikkat etmiyor. Aldığı/kullandığı dezenfektanın içeriğine bakmıyor.

Eldiven takılması salgının başından beri öneriliyor. Yani insanlara yüzeylere çıplak elle dokunmaması tavsiye ediliyor. Çünkü dezenfektanlara güvenilmiyor, insanlar düzgün şekilde ellerini yıkamıyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum. Ellere virüs bulaşınca bir sıkıntı yok, esas sıkıntı yüze, göze elimizle bu virüsleri bulaştırdığımız zaman oluyor. Eldivenin de bunda hiç bir katkısı yok. Hatta sahte güven duygusu verdiği için zararlı olabilir diyenler var.

Dışardayken elimi mümkün olduğu kadar yüzüme götürmemeye çalışıyorum. Eve gidince de bol sabunla, iyice yıkıyorum.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.08.20)
eldiven kullanmadım hiç. toplu taşımaya binmiyorum. yakına yürüyorum, uzun mesafeye aracımla gidiyorum. maske de kullanmıyorum. corona olan kuzenime doktorun git evde dinlen geçer 14 günde bir yere çıkma demesinden sonra bende bütün ciddiyet kayboldu. temizlik bakımından yaptıklarım ise, her fırsatta ellerimi yıkıyorum. odamda kendime ait lavabo ve tuvalet olması büyük avantaj. odama girecek insanlara da maske takmadan giremezsin diye çemkiriyorum. odamın kapısında da yazıyor maskesiz girme diye. dezenfektan ve kolonya elime alerji yapıyor kullanamıyorum. evde kalıp sabun, ofiste sıvı sabun kullanıyorum.
0
seyduna6687
(18.08.20)
Eldiven takmıyorum çünkü elimi yikamadan agzima burnuma surmuyorum. Telefonumu da her seferinde gayet güzel şekilde dezenfekte ediyorum.

Eldiven kullanan arkadaşlar virüsün eldivenin gozeneklerinden sizamayacagina nasıl bu kadar emin onu da anlayamıyorum.. Laboratuvarda test mi ettiler acaba?
0
superfluid
(18.08.20)
Sadece market alışverişi yaparken eldiven kullanıyorum. Onun dışında sürekli kolonya kullanıyorum eve gelince herşeyimi yıkıyorum, geri kalanları kolonya ile dezenfekte ediyorum.
0
strangerinhere
(18.08.20)
Kullanmiyorum.
Elden virus bulasmiyor cunku, eli agza/burna/goze goturunce bulasabiliyor. Ben de toplu tasimadsn sonra filan dezenfekte ediyorum elimi.

Normalde de elimi yuzume goturmemeye calisiyorum
0
kuehles blondes
(18.08.20)
Bir süredir eldiven kullanmıyorum. Bir yerlere dokunmamak konusunda dikkatliyim. Yanımda kolonya oluyor. Sık sık kullanıyorum. Dikkatli olmakta yarar var ancak eldivenleri yeteri kadar faydalı olduğundan emin değilim. En azından derimiz kendini temizleyebilirken eldiven öyle bir şey yapamaz.
0
biseysorcaktim
(18.08.20)
Ne fark ediyor ki eldiven.
Onunla da saga sola dokunuyorsun. Onemli olan elini yuzune, gozune degdirmemen. Eldivenle yuzune degince de ayni sey. Eldiven konusunu basindan beri anlamadim ben. Hicbir mantigi yok.
Yuzune, gozune dokunma yeter.
0
Kittie
(18.08.20)
Hiç kullanmadım. El yıkama ve kolonya/dezenfektan kullanmak daha yararlı.
0
iwasbornonamountainside
(18.08.20)
eldiven takmanın mantığı yok. denildiği gibi mesele kirli elle telefona, çantaya vs dokunmaksa kirli eldivenle bunlara dokununca ne fark ediyor tam olarak? eldiven virüsü tutmuyor da sadece el mi tutuyor? en mantıklısı yanında kolonya, dezenfektan taşıyıp kirli bir yere dokunduktan sonra eli temizlemek, ondan sonra telefona, çantaya vs dokunmak.
0
del piero10
(18.08.20)
Fakülte hastanesi kapısında eldiven kullanmayın virüsün yayılım hızını artıyor yazmışlar birde yrd. Doc. İmzalı idi çok şaşırdım. Ben kullanmıyorum eldiven
0
Topalordek
(18.08.20)
Ek bilgi: eldiveni maksimum 10-15 dakika takıyorum ve temasımı minimum tutuyorum. Örneğin Starbucks’a gittiysem para alışverişini yapıyorum, içeceğimi alıyorum çıkıyorum içmem bitince bardakla birlikte atıyorum.

Eğer elimde eldiven varken telefon çalarsa, telefonu tutacağım elimdeki eldiveni çıkarıyorum, telefona öyle dokunuyorum.

Bu işe kalkışırken motivasyonum; dezenfektan kullanımını ve el yıkama sıklığını azaltmaktı. Zira ellerim harap haldeydi.
0
🌸not sure if serious
(19.08.20)
(6)

20 Ağustos Merkez Bankası Faiz Kararı

ptolemaios
2 gün sonra merkez bankası toplantısı var,dolar euro ciddi artışta yine,düşmesi için anlamlı bir faiz artışı gerekli, bunu biliyoruzpeki faiz artışı gelirse borsa ne olurfaiz artışı gelmesse borsa ne olur ?finansal okuryazar arkadaşlar yorum yapabilir minot: yatırım tavsiyesi değildir.
2 gün sonra merkez bankası toplantısı var,
dolar euro ciddi artışta yine,
düşmesi için anlamlı bir faiz artışı gerekli, bunu biliyoruz

peki faiz artışı gelirse borsa ne olur
faiz artışı gelmesse borsa ne olur ?

finansal okuryazar arkadaşlar yorum yapabilir mi

not: yatırım tavsiyesi değildir.
0
ptolemaios
(18.08.20)
peki faiz artışı gelirse borsa ne olur: biraz artar

faiz artışı gelmesse borsa ne olur: biraz düşer

bence fazla faiz artışı gelmez, hiç de artırmayabilirler.

yazmayanı öpüyorlarmış ytd
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
borsa faiz artış/azalışlarına pek tepki vermez. bugüne kadar verdiğini hiç görmedim en azından. anlık bir 10 kuruş oynar sonra eski yerine gelir. zaten %99.9 değişmeyecek faizler.

yatırım tavsiyesidir beni spk'ya şikayet ediniz.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.08.20)
Niye artmasın ki? Şu an bile örtülü faiz var.
0
banacevaplazım
(18.08.20)
Merkez bankası 1 hafta önce likitide musluklarını keserek, örtülü bir şekilde faizleri artırdı.

Açık bir şekilde faiz artırımı yapacaklarını çok sanmıyorum. Malum sebeplerden ötürü.

Borsa işi biraz sıkıntılı. Devlet pandemi döneminde piyasaya çok para sürdü. Birileri de kağıtları topladı. Suni bir artış var. bunları vatandaşa çakınca, borsa düşmeye başlar. Çok iyi anlamıyorsanız, uzak durun!


NOT: yatırım tavsiyesi değildir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.08.20)
Faiz artisi gelirse borsa biraz duser(cok degil). Bunun iktisadi yorumu: Sonucta sicak parayi faiz sebebiyle yatirimcinin bir kismi borsadan cekecek ve faize yatiracak.

He tabi bu dedigim anlamli bir faiz artisi olursa gerceklesir.
Ben sahsen hicbir onlemin dolari dusurecegine inanmiyorum. Yatirimci salak degil, hukumetin faiz politikasini biliyor. Bugun arttirsalar yarin erdogan hööt diyecek ve tekrar el mahkum dusurecek faizi tcmb. Bagimsizlik bu yuzden onemli bir konu. Elinizde bir silah var ve bagimsizlik yuzunden kursunlar karsoya degil ayaginiza geliyor. Bu bagimsizlik meselesi yuzunden millet dolar bozdurup tl pozosyonuna gecmeyecek, aksine dolar talebi artacak. Yine basladigi yere donecek yani: 7.40 dolaylari.

Not: yatirim tavsiyesi kesinlikle degildir. Bu duyuruda yazilan her sey yalandir, uydurmadir
0
ala09
(18.08.20)
Faiz artışı bankaları olumsuz etkiler, fonlama amaliyetleri iyice artar, dolayısıyla banka negatif.

Kredi maliyetleri artacağı için konut satışlarında ivme kaybı olur, gyo hisseleri de negatif.

DOlar,euro bir miktar hız keserse döviz cinsinden borcu olan firmalar birazcık nefes alır. Tersi olur da artmaya devam ederlerse döviz borcu olan şirketler de sıkıntıya girer.

Euro-dolar paritesi yükselirse döviz borcu olmayan ihracatçı firmalar bundan çok güzel faydalanırlar.

Başka şeyler de yazılabilr fakat bir çırpıda aklıma gelenler bunlar.
0
dougsampson
(18.08.20)
(21)

Meyve suyu üretimi

dissendium
Meyve suyu üretiminde ağaçtan yere dökülen meyvelerin de kullanıldığını okumuştum. Sonuçta doğada o meyveler kurtlar tarafından yenilebiliyor. Eğer herhangi bir meyvede kurt varsa meyve suyu üretilirken meyveyle birlikte o kurt da parçalanmış olabilir. Bu düşünce beni biraz rahatsız ediyor. Merak et
Meyve suyu üretiminde ağaçtan yere dökülen meyvelerin de kullanıldığını okumuştum. Sonuçta doğada o meyveler kurtlar tarafından yenilebiliyor. Eğer herhangi bir meyvede kurt varsa meyve suyu üretilirken meyveyle birlikte o kurt da parçalanmış olabilir. Bu düşünce beni biraz rahatsız ediyor. Merak ettiğim şey şu. Meyve suyu üretiminde meyveler belirli bir yöntemle bu açıdan kontrol ediliyor mu? Bu düşünceyi nasıl aşabilirim?
0
dissendium
(18.08.20)
Bunu hiç düşünmediğim halde yıllardır meyve suyu içmem. İçmemeyi deneyemez misin?
0
Tochinoshin
(18.08.20)
tabii ki de kontrol edilmiyor. kim niye ugrassin. zaten duzgun meyveler otellere restoranlara gider, orta halliler markete, pazara. boyle yerlerde alici bulmayan curukler de meyve suyuna. en kalitelilerin meyve suyuna gidecek hali yok ya.

asmak icin gece yatarken agzina giren ufak bocekleri orumcekleri falan dusun. kurt kotu bir sey degil zaten.
0
hot potato
(18.08.20)
@Tochinoshin, bu düşünce aklıma geldiğinden beri sadece güvendiğim bir markanın meyve suyunu içiyorum.
0
🌸dissendium
(18.08.20)
Aslında güvenebileceğin bir marka yok.iki türlü üretim var.birisi tamamen fabrika yapımı konsantre,içinde sözde meyve partikülleri bile oluşturulabiliyor.ithal gelip sulandırılıyor.ikinciside klasik yöntem elma ağırlıklı bol sulandırılmış meyve suları.

Sana tavsiyem çok derinlemesine düşünmemen.şimdi detaya girip ne yiyeceğiz o zaman demeni istemem.kurt dediğin şey protein,bulabileceğin en masum unsur,çok takılma.
0
duptıs
(18.08.20)
O kurtlari ayristiracak teknolojinin veya emegin maliyetini dusun once, simdi de meyve sularinin fiyatini dusun.

Tebrikler buldun cevabi.
0
baldur2
(18.08.20)
köyümüz evimize 10 dakika mesafede olduğu için sürekli tarım işiyle hobi olarak uğraşırız ailecek. okumanıza gerek yok ben direkt olarak söyleyim. meyvenin hasat zamanı bitince çürük çarık dediğimiz yere dökülen meyveler toplanıyor benzin parası çıkması için o ismini hepimizin bildiği o meyve suyu markalarına 25-50 kuruşa veriliyor. alım yerlerinin önünde sinekli böcekli 1 2 gün de bekliyor nerdeyse.

kontrol edilmiyor. ucuz olması için zaten özellikle o şekilde alınıyor. bu düşünceyi aşabileceğiniz bir yol veya güvenebileceğiniz bir marka yok. isim vermek istemiyorum fakat hepsi dediğim gibi bu şekilde.
0
nebukadnezarr
(18.08.20)
Neredeyse çürük denecek, kurtlu meyveler gidiyor neredeyse. Yani o meyveler azınlıkta değil çoğunlukta :)
Düşünceyi qsmaya gerek yok, durum Böyle.
0
kisa
(18.08.20)
meyve suyu, hazır salça, domates püresi, turşu falan filan üretilen yerlerin, o meyve sebzelerinin üretildiği memleketin çocuğuyum.

nasıl sebzeler meyveler gidiyor bir bilsen... meyve suyu istiyorsan al kendin sık. salça istiyorsan kendin yap. ingiltere'de değiliz deli gibi yaz güneşi var güneşte bir salça yapıyorum akıllara zarar. turşu desen adam çiğ sebzeyi atıyor kavanoza, ilacı basıyor 1 dakika içinde turşu yemeye hazır oluyor. lan öyle turşu mu olur? bir iki ay beklicen ki turşu yemenin faydasını göresin.
0
alperz
(18.08.20)
Araya üçüncü tarafları karıştırmadan düşünceyi aşmanın ve vesvesesiz bir şekilde meyve suyu içmenin yolu bu ve benzerlerini almaktan geçer:
www.narenciyepresi.com
0
Erva
(18.08.20)
bence meyve suyu konusunda kurtlar endişe duyulması gereken son şeyler.

bunun tarım ilacı var, hayvan pisliği var, sineği var, paketleme ve koruma için kullanılan kimyasallar, katkı maddeleri ve koruyu maddeler var.

dışarıdan satın alınan her üründe durum bu şekilde. iyisi kötüsü yok. kötüsü ve daha kötüsü var sadece.

hatta şöyle bir şey söyleyeyim, meyve suyu diye satın alınan şeylerin meyve ile pek ilgisi alakası yok. istenilen aroma, tat hatta koku çeşitli kimyasallar ile veriliyor. o tat meyveden değil kimyasallardan geliyor aslında.
0
reanarchy
(18.08.20)
merdiven altı firmaların meyve suyunu alıp içmiyorsanız çok da endişe duymanıza gerek görmüyorum.

tesislerde dolumdan önce pastörize ediliyor. pastörize edilirken yapılan ısıtma işleminde ise birçok mikrop yok oluyor.
0
eeb
(18.08.20)
kapi canavarı nasıl ortaya çıkıyor sanıyordunuz, kurt ve meyvenin evrimi sonucu tabi ki.
0
marlonbranda
(18.08.20)
Bence smoothie makinesi alın, sulu meyveleri cızt diye geçirir posalı bir şekilde de içersiniz.

Önceden çok meyvesuyu içerdim, smoothielere başladığımdan beri aramıyorum çok güzel tarifler var.
0
jazzabel
(18.08.20)
Hot patato'ya benzer olacak ama genel olarak,
dalından toplanan 1. Kalite meyveler ihracata gidiyor.
2. Kaliteler soğuk hava depoları ve hale
Bahsedilen türdekiler meyve suyu fabrikalarina gidiyor..
0
Ven
(18.08.20)
haha merdiven altı mı?

türkiyenin en büyük meyve suyu şirketlerinde birisine bizim tarladan şeftali veriyorduk. verdiğimiz şeftaliler hale satamadığımız yere düşmüş fazla erişmiş olanlar. yukarıda bir arkadaşın da dediği gibi. zaten firma bu meyveleri hal fiyatının neredeyse 8 de 1 fiyatına alıyor.
0
belkider
(18.08.20)
Hayır tabiki edilmiyor. Meyve suları için alınan meyveler çok ucuza mal ediliyor ve diğerlerinin de dediği gibi en kötü kalitede olanlar alınıyor. Icindeki kurtları ayiracak bir sistem yok zaten meyvelerin neredeyse tamami ayni sekilde hangisini ayiracaksiniz ki. Çok bilinen unlu bir meyve suyu markasını ziyaret edip vişne suyunun yapılışı incelemistik. Keske tek sorun kurtlar olsaydı. Yapabiliyorsaniz evde deneyin alışınca aramiyorsunuz zaten.
0
miyav lan miyav
(18.08.20)
bi şey olmaz. endişe etmen gereken şey içindeki şeker miktarı ve katkı maddeleri. adamın biri yolda ölen hayvanları eve getirip pişiriyordu. o geldi aklıma. bu kadar düşünmemeyi askerde akşamdan kalma yağlı tabldotta beyaz peynir yerken öğrendim sanırım.
0
bohr atom modeli
(18.08.20)
Yahu bu gizli bir şey değilki en bilinen meyve suyu firmasına şöyle meyve gidiyor böyle meyve gidiyor diyorsunuz sanki kaçak bilgi gibi. mesele içinde mikrop bakteri kalmaması.
0
fezagezgini_4
(18.08.20)
Meyve işi yapan bir abi vardı. Bir ara sormuştum.

Elma topladıkları zaman şekli düzgün olanları 1 TL'den meyve olarak satıyorlardı, kalan şekli bozukları 20 kuruştan meyve suyuna veriyorlardı. Aynı elma, sadece şekli tam yuvarlak değil diye meyve suyuna gidiyor.

Meyve suyu ne kadar sağlıklı, büyük soru işareti. Hatta içine kattıkları koruyucu vs. ile sağlıksız bir içecek.


.
0
kartallar yuksek ucar
(18.08.20)
ailem şeftali üreticisi ve evet biz de ağaçtan yere düşen meyveleri meyve suyu fabrikasına gönderiyoruz. ben de sizin kafanıza takılan sorular nedeniyle uzun yıllar meyve suyu içmemiştim ama daha sonra fabrika gezme şansım oldu. meyveler çok yüksek basınçlı suyla yıkanıyorlar. bu esnada kurdun yol yaptığı bölümler dağılıp kurt ortaya çıkıyor ve yıkama ile yok oluyor. yani içtikleriniz kurtsuz.
öte yandan meyvenin posası çok daha değerli olduğundan hazır meyve suyu içmeyin, meyveyi ısırarak yiyin benim tavsiyem :) diş etleriniz bile daha sağlıklı olur.
0
lapetite
(18.08.20)
@belkider

merdivenaltı olmayan yerler kurtları ayıklıyor diye bir şey yazdığımı göremiyorum.

tek fark merdivenaltı olmayan yerler çeşitli sterilizasyondan geçirip pastörize işlemi uygulayarak mikropları yok ediyorlar dedim.

okuduğumuzu anlayalım, anlatalım. haha.
0
eeb
(18.08.20)
(23)

Bugün BİM'de yaşadığım hakaret ve tehdit

makarnacanavari
MerhabaBugün üşengeçliğimden ötürü Bim'e gidip kağıt havlu aldım. Kasa sırasında beklerken yaşlıca bir adam dibime kadar girdi. Birkaç kez biraz kaykıldım ama o da benimle beraber kaykıldı. Normal şartlarda da bu kadar alanıma girilmesinden rahatsız olan ben, pandemiden dolayı uyardım 'biraz geride
Merhaba
Bugün üşengeçliğimden ötürü Bim'e gidip kağıt havlu aldım. Kasa sırasında beklerken yaşlıca bir adam dibime kadar girdi. Birkaç kez biraz kaykıldım ama o da benimle beraber kaykıldı. Normal şartlarda da bu kadar alanıma girilmesinden rahatsız olan ben, pandemiden dolayı uyardım 'biraz geride durabilir misiniz' diye. Adam cümlem biter bitmez hakaretler etmeye başladı. Yanımda bebeğim de olduğundan dolayı sakince 'bakın arkanızda ki hanım da size mesafeli' dedim ama ağıza alınmayacak hakaretlere devam etti. Tek bir kadın müşteri dışında da kimse sesini çıkarmadı. Ben o esnada 155'i aradım. Kasiyer çocuğa da 'dükkanı kapatabilir misin çıkmasını istemiyorum' dedim ama nafile. Adamdan parayı aldı gönderdi. Polis de tabii gelemedi. Karakola gittim ifade verdim. Kamera kaydı balacaklarını ama şikayetçi olmamam gerektiğini, bulunamayacağını söyledi. Neyse şikayetçi oldum falan da.

Sorun şu;

Bim kayıtlarını alırız, sorun olacağını sanmıyorum. Adam muhtemelen o mahallede yaşayan biri. Diğer dükkanların sokak kameralarını talep edebilir miyim? En azından hangi sokağa girmiş vs bulabilmek adına ya da hiç uğraşmamalı mıyım, sonuç alamam diye.

Saçımdan başımdan sürükleyip beni kapı dışarı edermiş, siktirip gitmeliymişim,annesi babası belli olmayan bir çocuğum varmış ki bu cümleden sonrsnevrim döndü.

Ne kadar gerildiğimi, üzgün olduğumu az çok tahmin edersiniz.

Çocuk yanımda olmasaydı adamı dövebilirdim de maalesef böyle söyleyebiliyorum.

Biraz bana akıl fikir mi verseniz?

Ha bir de bim'den şikayetçi olabilir miyim? Şimdi o aklıma geldi. Yani olay çıkarıp basıp gitmek bu kadar kolaysa, ben yarın öbür gün bim'i soymaya gideyim. Elimi kolumu sallayıp çıkarım nihayetinde!
0
makarnacanavari
(17.08.20)
sizinkisi biraz kavga ettikten sonraki gün kafanın içinde tekrar kavgayı yaşayıp kafa atsaydım kesin döverdim sahnesi canlandırmaya benzemiş, haksızsınız demiyorum ama yaşadığınız şeyi nerede yaşadığınızı az çok sakin kafayla düşünürseniz bu işin peşinden koşmanın ne kadar boş olduğunu anlayacaksınız, malesef kimse uğraşmaz bununla. evet bim'e hırsız girse yine uğraşmazlar muhtemelen. şuan hıncınızı alamadığınız için bir şeyler kovalıyorsunuz ama yapmayın. iyi ki tokat falan atmamışsınız yaşlı dayı buysa bunun bir üst level çocukları vardır. kadın bile olsanız gelir saldırırlar.

bimdeki kasiyerler hayatı sadece oksijen alıp vermek seviyesinde yaşayan insanlar oldukları için bulaşmazlar, bim gibi bir ortamda gün içerisinde neler oluyodur kim bilir.
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
keşke dövseydiniz malum yapanın yanına kâr kalıyor. kasiyer de bela almak istemedi muhtemelen. şahitlik yapacak falan yoksa birşey çıkacağını sanmıyorum, ayrıca konu uzadıkça sizin sinirleriniz bozulmaya da devam edecek.
0
surprise
(17.08.20)
Yorumlara bakınca yine içimden "Hırsızın hiç mi suçu yok?" demek geldi. İstersen senin için eksisozlukte başlık açabilirim. Twitter'da da sesini duyurmaya calis bence. "Daha nezih semte taşın" nedir abi? İnsanlar müptelası olduğu için mi bu davarlarla dip dibe yaşamayı tercih ediyor sizce?
0
epistemic_regress
(17.08.20)
Yani aslında bizim oturduğumuz bölge çok sakin, kargo şubesi o mahallede olduğu için gitmiş bulundum. Normalde de pek uğramayız o tarafa.

İlk yazan arkadaş da biraz saçmalamış. Sadece olayı çözüme nasıl ulaştırabilirim onu soruyorum, gelmiş beni eleştiriyor şaka gibi.

Adamı ben bulurum bulmasına, sokak kameralarından vs ama işte bunu sormuştum. Bu konuda akıl istemiştim.

Mağazanın da güvenlik görevlisi yok. Hangi bim'de var. Migros'ta asla böyle bir şey olmuyor. Hep Migros'a giderdim. Suç bende ki girmiş bulundum.

Gerçekten keşke dövseydim. İçim soğurdu. Siz siz olun da böyle durumda polisi karıştırmayın derim. Acınacak halime gülüyorum.
0
🌸makarnacanavari
(17.08.20)
Polisten medet ummak cok zor. Sikayetini almamak, dosya acmamak icin 40 takla atiyorlar. Dosya acinca da bi halt oldugu yok. Ama gene de muhakkak şikayet edip takip etmelisiniz. Kamera goruntusu ses kaydi olmadigindan ceza almasi icin pek bi ise yaramaz. Ifadeye cagirmalari, sorusturmalari bile biseydir.

Hatta yapabiliyorsunuz kisi cok yasli biri degilse esiniz/bi yakininiz bu kisiyi bulsa ve tenha bir yerde neden boyle davrandigini sorsa. Davranisinin cok kotu oldugunu, insanlari yok yere uzmemesi gerektigini etkili bir sekilde anlamasini saglasa daha iyi olur.
0
Kirmizibavul
(17.08.20)
Yaa ben de yazarım ama başlık açamadım, sanırım telefondan girdiğim için. Bir türlü ekran karşıma çıkmıyor.

Teşekkür ederim. En akıllıca cevap buydu sanırım :)

@epistemic_regress

Ben semt değil, şehir değiştireceğim. Hatta bir köy. Böyle hayvanlar da kendi boklarında boğulsun sahiden.

Ama görürüm ben o çomarı. Elbet karşılaşırım. O zaman da polisten medet ummam.
0
🌸makarnacanavari
(17.08.20)
Hahahaha @kirmizibavul eşim ya da ben denk gelsek, kıstırsak öyle tatlı bir dille konuşur muyuz acaba? Yaşı başı o hakaretler dolayısıyla da umrumda değil. Kim bilir evde karısına kızına nasıl davranıyor bunak. Onlar aklıma geldi üzüldüm cidden.
0
🌸makarnacanavari
(17.08.20)
çok geçmiş olsun. başımdan geçen bir taciz vakası sonucu, civardaki kamera görüntülerini anca gizli polisin benle gelip kamerası olan işyerine kimliğini göstermesiyle alabilmiştik.
0
pide
(17.08.20)
Bence öncelikle olayın bimdeki kamera kayıtlarına ulaşmaya çalışın, sonra sosyal medyada/sozlukte olayı duyurun.

Tek başınıza değil yanınıza bir erkek tanıdığınızı alarak çevre dükkanları dolaşıp kamera kayıtlarını rica edebilirsiniz. Eşimin/kızımın namusuna laf ettiler, ben bunun peşinin bırakmam gibi laflar edilirse esnaf yardımcı olacaktır.

Bunu bugün size yapan yarın başkasına yapar. Bir daha bu adamla karşılaşmayacağınız kesin değil.
0
GoodMorningTeacher
(17.08.20)
@makarnacanavari, benim cevabım hoşunuza gitmemiş olabilir diğer herkesle aynı şeyi anlatmak istedim aslında, polis zaten size gereken cevabı vermiş
"Kamera kaydı balacaklarını ama şikayetçi olmamam gerektiğini, bulunamayacağını söyledi."

ben sadece gaza gelmemenizi ve fiziksel şiddete döndürmediğiniz için iyi yaptığınızı söylemiştim. umarım hıncınızı çıkarmayı başarırsınız ne diyeyim :)
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
güvenlik kameralarının çoğu sessiz kayıt yapar

yani görüntüleri alsanız bile itip kakma dövüş olmadığı sürece pek bişey kanıtlayabileceğinizi sanmıyorum. avukat değilim , sadece mantık yürüttüm.

bim personeli de kesinlikle şahit olmayacaktır. çünkü gidip uğraşması gerekir, dava açılırsa mahkemeye gitmesi gerekir.

tek şansınız güvenlik kamerasının sesi de kaydetmiş olmasını ummak.
0
hem şişko hem deli
(17.08.20)
Haksızlığa uğramışsınız. Ancak şikayet mevzuları biraz sıkıntılı. Polisler zaten şikayet etmeyin diye uğraşmışlar. Arkanız kuvvetli değilse, bu şikayetlerden bir şey çıkmaz. Bununda 2 yolu var: Ya çok kuvvetli tanıdıklarınız olacak, ya da sosyal medyada olayı çok iyi duyuracaksınız.

Bunlar yoksa şikayetinizi geri çekin. Türkiye'de artık kimin ne olduğu belli değil. Başınıza musallat olurlar, bu yaşadığınız olayı 7/24 yaşamaya başlarsınız. Üstüne ailenize, çevrenize fiziksel zarar verirler.

Biliyorum söylediklerim etik olarak yanlış ama işler böyle...


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.08.20)
Gecen haftada bir teyze ve bir genc kadin boyle tartismisti. Biz de a101deydik galiba. Sizdeki gibi kimse karismadi. Kendi yontemlerinizle cozmeye calismayin demeye geldim. Ekside baslik acin ama adamla muhatap olmayin. Gormuyor musunuz kimler nasil ölüyor her gün?
0
banacevaplazım
(17.08.20)
Geçmiş olsun, çok üzüldüm. Umarım adalet olmasi gerektiği gibi tecelli eder.
0
fempusay
(17.08.20)
Beni 10 günlük lohusa iken kayınpederim kendimi ve ailemi öldürmekle tehdit etti kaynanam ne hakaretler etti eve kapattılar günlerce. Polis adresi belli adamın İstanbulun göbeğinde beş ay ifadesini alamadı evde yok diye. İfadeler alındı anında zaten dosya gizlendi takipsizlik geldi itirazım reddedildi. Ceza davası açılmadı bile. Boşanma davasında bizim gelin durup dururken gitti boşanma davası açtı biz de anlamadık diye sırıttılar hatta.
Sen savaş tabii ama benim bu memlektte adaletten beklentim yok.
0
cilekli pasta
(17.08.20)
Adamı bulursan ve durumu ispat edersen ki kamera kayıtları ve çalışanların isimlerini yazdır ben mahkemeye gelmem diye bir durum yok senin işine yarar, ceza davasından sonra manevi tazminat davası aç ki canı yansın. Belki hapis filan çıkmaz ama manevî tazminat davasındaki masraf tazminat filan canını yakabilir.
0
Topalordek
(17.08.20)
Öncelikle geçmiş olsun. Maalesef birçok farklı yerde insanların başına benzer durumlar gelebiliyor. Bunun ne semtle ne de girmiş olduğunuz mağaza ile çok fazla ilgisi yok. Yakın bir arkadaşımın başına, gayet nezih bir semtte çok daha beteri geldi. Duyduğunuz onca laf yüzünden durup durup daha çok sinir olmanız kadar normal bir şey yok. Market yakınlardaki diğer esnafların ya da mağazaların kamera kayıtlarını polisten alacağınız yazı ile temin edebilirsiniz ama inanın bir işe yaramıyorlar. Şikayet konusunda polisler çok fazla ilgilenmiyorlar zaten. Hatta ifadenizi verirken çoğu kısmı da gereksiz buldukları oluyor. Kişisel bilgilerinizin, şikayetçi olduğunuz kişiden ne derece saklanacağı da ayrı bir konu. Keşke olay anında bir video kaydı alsaydınız.
0
jude
(17.08.20)
Geçmiş olsun, şikayetçi olun, kayıt altına alınmış olsun. Şöyle düşünün, bir dahaki seferi en azından kasiyer müdahale edip insanların kıçlarına kadar giren kişileri uyarır.

Cimer'e şikayet edin BIM'i, corona önlemlerini uygulamadığı ve müşterilerini uyarmadığı için pekala bir şikayette bulunulur.

(Sorun BIM'den ya da gittiğiniz semtte değil, buna emin olun. Rotterdam'da da sırada dibime kadar girdiler, Düsseldorf'da da. Yeni bir tür var gezegende, kıçınıza girince, sıranın onlara daha çabuk geleceğini düşünüyorlar.)
0
buf-e kür
(17.08.20)
Ekside başlık açtım, umarım bir etkisi olur. Tekrar geçmiş olsun.

eksisozluk.com
0
epistemic_regress
(17.08.20)
ekşiye konu ile ilgili yazdığım şey şuydu.

---
çocuğunun yanında haksızlık yaşayan birisinin, yine çocuğunun yanında karşıdaki kişiye tekme tokat kafa göz dalması gerektiğini öğütlüyorsunuz. ben çocuklarla çalıştığım için az çok çocuklarda bu tip şeylerin nasıl bir travma yaratabileceğini biliyorum ama bunu herkes düşünebilir bence. kaldı ki kafa göz dalmaya çalıştığınız kişi cebinden bir şey çıkartıp çocuğunuz önünde sizi bıçakladığı-vurduğu zaman da fiziki sağlığınız ve çocuğunuzun ruhsal sağlığı açısından iyi olmayacaktır.

atıp tutuyorsunuz ama sonra sizin istediğiniz gibi davranıp mezara giren insanları da 3. sayfa haberi olarak 3 saniyede geçiyorsunuz, onu ne yapacağız?
---

ne olursa olsun tanımadığımız, bilmediğimiz insanlara şiddet çözüm değil. bir anda hayatınızı karartabilirler.
geçen gün motosikletli sırf kendi arabasına su sıçrattı diye motosikletliyi kovalayıp arabasıyla çarpıp sonra üstüne bir de öldüğünden emin olmak için üstünden arabayla geçen adamı hatırlayın.

lütfen bu yüzden insanlara ne sözlükte ne de duyuruda şiddet ile karşılık vermeyi öğütleyin. vebalini almayın bu tip önerilerin.


bununla birlikte, zaten kendisi sözlükte yazar olan bir insanın yerine bir başka yazarın başlık açması da iyi olmamış. zira gördüğüm kadarıyla hem başlığı açan arkadaş tepki almış, hem de okuyan durumu bilmediği için şöyle düşünebilir

"hem olayda tepkisini ortaya koymamış hem de kendisi bile yazamamış sözlüğe"


---

bir de, emin değilim ama doğan cüceloğlu'nundu sanırım bir yazısı vardı. insanların çöplerini başka insanlada dökmesi ile alakalı bişeydi. trafikteki kavgalara, tartışmalara atıfta bulunuyordu.

başkalarının çöplerini sizin üstüne dökmesine ve hayatınızı karartmasına izin vermeyin. muhatap olmadan içinizden sövün geçin arada sırada.
0
la traviata
(17.08.20)
şu ülkede polis kadar işe yaramaz bir meslek grubu yok sanırım. şikayetçi olma ne demek?
0
black mamba
(17.08.20)
karakolda çalışmadım ancak bildiğim kadarıyla yardımcı olmak isterim. sizin bu olaya mahalli karakollar bakar. hakaretten tehditten işlem başlatırlar. şüpheli şahıs bulunabilmesi için de Bim marketi ve çevre kamaralara bakarlar. kamera da el kol hareketleri veya sinirli gergin tavırlar varsa olay burdan çözülür zaten. karakol polisleri olaya tanık olan kasiyerden de bilgi alma tutanağı düzenlerler.kasiyer olanları net olarak aktarırsa şahıs zaten büyük ihtimalle ceza alır. ama hapis yatmasını falan beklemeyin.
0
tugi1
(17.08.20)
@cilekli pasta çok üzüldüm. Benim durumla asla mukayese bile edilemez. Lohuss dönemi üstüne bu. Sonrasında zorluklarını düşündükçe nefesim daralıyor. Allahım sana çok güç kuvvet sabır umut şans versin.

Benim konuma dönecek olursak, arkadaş sağolsun başlık açtı ama 'üşengeç' olmamla alakalo 'fakir ajitasyonu' yapmış çoğu kişi ne acı.

Kamera kaydını karakol talep etti hatta kasiyeri çağırttı. Beklememi istemedi zira çocukla da karakol köşelerinde beklemek istemedim.

Polis lojmanlarına yakın bir konumda olmam dolayısıyla komşumuz olan birkaç polisten ricada bulunacağım. Ama onların çalıştığı karakol değil tabi. Ne derece yardımcı olurlar bilmiyorum.

Çevre mağazaların kamera kayıtlarını almak istiyorum ama konu saptığı için buna cevap alamadım. Bir başıma gidip talep edebilir miyim emin değilim. Polislerin tavrından umudum yok. Adamj kendi çabam ile bulup, hakkını da kendim vermek istiyorum tabi oğlumu anneme bırakıp :) bu noktada eşim de yanımda tabi.
0
🌸makarnacanavari
(17.08.20)
(9)

İkcılar soru size

bö
Özgeçmişim ektedir deyip özgeçmiş eklemeyip mail atan mal, maile özgeçmişi ekleyip gönderse ne düşünürdünüz? Başvurulan pozisyon: üretim planlama uzmanıMal da benim.
Özgeçmişim ektedir deyip özgeçmiş eklemeyip mail atan mal, maile özgeçmişi ekleyip gönderse ne düşünürdünüz?
Başvurulan pozisyon: üretim planlama uzmanı

Mal da benim.
0
bö
(17.08.20)
üretimden ziyade planlaması gereken daha temel problemleri var diye düşünürdüm. :')
0
since1907
(17.08.20)
IK dan degilim ama böyle olaylar herkesin basina gelmistir. Bana böyle bir mail gelse, biraz bekleyip düzeltmesini beklerdim. Düzeltme gelmezse mal oldugunu düsünürdüm :)

Fazla zaman gecmeden mail e ekleyip, "üzgünüm ekteki dosyayi unutmusum" gibi bir sey yazip yollayin.
0
VIPCH
(17.08.20)
hiçbir şey düşünmezdim. insanlık hali, kurumsal yazışmalarda her gün olan şeyler bunlar.
0
sir gawain
(17.08.20)
ik'cıyım, olur öyle, çok takılmayın.
0
benaslinda
(17.08.20)
hic bir sey dusunmezdim, is hayatinda bunu yapmamis kisi varsa yakinda yapacaktir merak etmesin
0
neverletyougodown
(17.08.20)
suçu bilgisayara/internet bağlantısına atmayın ama. hataysa hata. hatanızı kabul etmeyen biri olduğunuzu düşünürler.
0
matilda
(17.08.20)
Bu herkesin başına bir çok sefer gelmiştir.

"CV'yi eklemeyi unutmuşum" diye not düşerek aynı maili ikinci sefer, doğru olarak gönderin yeterli.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.08.20)
bu o kadar yaygin ve olasi bir dey ki gmail'de "attached" kelimesini kullanir ama dosya eklemezseniz sizi uyariyor. (tabii bu ayni zamanda mail'in icerigine eristigini gosterir ama konumuz simdilik bu degil)
0
sparkle kiddle
(17.08.20)
gavur şirketiyse umursamaz bile ancak türk şirketi ise seni baştan eler. böyle kompleksli insanlar çalışır genelde ik olarak.
0
fareli koyun vuvuzelacisi
(17.08.20)
(14)

Taciz hakkında İdam cezası olmalı mı? Ve Ne gibi Cezalar olmalı?

put it in your appropriate place
Bugün İngilizce Speaking dersinde taciz konusu açıldı. İşte çocuklara karşı yapılan tacizler, cezası ne olmalı gibisinden bir şeyler konuştuk.Dedim bazıları idam istiyor. Tamam idam olabilir, karşı değilim ama idam çok fazla önleyemez ki. Sadece küçük bir miktarını önler. Şahsen öyle bir ceza olmalı
Bugün İngilizce Speaking dersinde taciz konusu açıldı. İşte çocuklara karşı yapılan tacizler, cezası ne olmalı gibisinden bir şeyler konuştuk.

Dedim bazıları idam istiyor. Tamam idam olabilir, karşı değilim ama idam çok fazla önleyemez ki. Sadece küçük bir miktarını önler. Şahsen öyle bir ceza olmalı ki tamamen önlensin. Önüne geçilsin.
0
put it in your appropriate place
(16.08.20)
Adil bir yargı sistemimiz olsa idi idam olabilirdi. Fakat bu şartlar altında idam cezasının var olması her türlü siyasi davanın istismar edilmesi ve çok büyük yanlışlıklara da kapı açabilir.
0
but that was just a dream
(16.08.20)
Speaking için konuşmak tamam ama işi ciddiye alacaksanız bu sizi beni aşar.
Kanun yapmak, ceza belirlemek çok kolay işler değildir. Tahmininizin çok ötesinde bilgi ve birikim gerekir.
0
kisa
(16.08.20)
ülkemizde zaman zaman idam vb gündeme geliyor. arkadaşın da dediği gibi amaç idamı yasallaştırmak, normalleştirmek.

ondan sonraki felaketi hepimiz tahmin edebiliriz zaten.

verdiğim cevap konuyla alakasız ama suçu normalleştirmek gibi anlaşılmasın lütfen.
0
hem şişko hem deli
(16.08.20)
Taciz ve tecavüz suçlamaları suistimale çok açık suçlamalar. Bir sürü insan sırf birinden nefret etmeye başladığı için bu suçlamalarda bulunabiliyor. Yanlış anlamalar konusu da apayrı, otobüste adamın eli birine çarpsa ve kadın tacizci diye yaygara koparırsa linç ediliyor kişi. İdam falan o yüzden çok ağır cezalar. Suçlu ve suçsuzun çok keskin ayrılabileceği bir suç alanı değil çünkü. Ha caydırmak için nasıl bir ceza olabilir onu ben de bilmiyorum ve @kisa'ya katılıyorum, üstüne iyi düşünülmesi gereken konular.
0
senolll
(16.08.20)
% 100 ispatli sekilde taciz tecavuz cinayet gibi suclarda idam kesinlikle olmali ve uygulanmali..
burada karsi cikilan birkac nokta var:
1- ya masumsa?
onu yazdik, ozgecan vakasi gibi acik net belli olacak, % de 1 bile süphe olmayacak..
2- bizim gibi ulkelerde siyasi olarak kullanilir felan..
hayir, kanun basta net olarak cikarilacak, sucun tanimi yapilacak, taciz tecavuz cinayet net.. baska suclarda uygulanmayacak..
3- caydirici degil..
hayir efendim bal gibi caydirici, "ama iranda var amerikada da var da neden azalmiyor?" nerden belli azalmadigi, aksi denendi mi? Ayrica herkes insan hepimiz insaniz, ucunda mutlak idam oldugu bilinse, insanlarin gozu onunde uygulansa hayvan oglu hayvanin biri hayvana tecavuzde bulunabilir mi?
4- ustteki maddeyle baglantili olarak " efendim idam kurtulus hapis daha agir ceza" diyenler, aynisi basiniza gelse ve ceza verme hakki size taninsa karariniz ne olurdu? ben suphesiz bir tek nefes fazla almamasini isterdim, eger bu konuda anlasmazliga dusulurse karar hakki magdura verilebilir ama bence idam kesinlikle yasatmaktan daha "iyi" bir ceza magdur acisindan
0
alttaraf
(16.08.20)
@playing star again +1 demeye geldim.

İdam cezası konusu benim nazarımda turnusol kağıdı görevi görüyor.

"Gelsincilerin" sığılığı ve yorumlama algoritmaları genelde çok belli ediyor kendini.
0
AlsterWasser
(16.08.20)
1. İşte o yüzde pek kolay bir şey değil
2. O iş de öyle değil. Mevcut kanunlar hakkıyla mi uygulanıyor? Ya da başka suçların eklemeyeceginin garantisi ne?
3. Nereden belli caydırıcı olduğu?
4. Kişilerin isteği burada bir yere kadar önemli.

Kanun nedir adalet nedir hukuk nedir?
Hukugun amacı nedir?
Yapmayın etmeyin. Bu tip şeyler bir sefer yapılır ve ömrünüzü etkiler.
0
kisa
(17.08.20)
Nasil yani tacize mi idam verilsin. Soruyu tacizci-katil olarak aliyorum. Normallestirmiyorum tabii ki olayi, taciz de buyuk bir sey ama cezasi olum mu... tacizci kadar bu dusunceyi ortaya atan da rahatsiz edici benim icin.

Playing star again+1
Alster+1
Savunuculari hangi platformda olursa olsun hayretler icinde izliyorum.
Boyle bir ceza olamaz. Vahsilik.

%100 ispatli olacakmis suclar.. o binde bir rastlar oyle. Amerikada bir suru (belki binlerce) kisi %100 ispatli diye death row'a aliniyor. 15-20 yil sonra sucsuzlugu ortaya cikanlar var. Avukatlari belki 1 hafta gec kalsa olecekler.
Hataya cok acik bi sey.
Caydirici da degil. Cunku amerika ya da turkiyede kimse birini oldurmeden once "yaa dur simdi idam cezasi alirim/kim onca sene hapis yatacak... en iyisi vazgeceyim" demiyor. Bi sucu islemeden once sonucunu dusunmezsin.

Bu tacizci-katiller icin bi rehabilitasyon programi gelmeli. Es zamanli hapis yatip tabi. Cikacaginda sex offender gibi bi damgasi olmali. Rehabilite olamayacagina kanaat getirilenler ise agir. muebbet almali.
0
Kittie
(17.08.20)
Tacizde kişiye ceza verirseniz, karşılığında ceza alacağını bilinirse %80-90'ı engellenir.

Geri kalan, gerçekten sapık, dürtülerini engelleyemeyen kişileri ise ya toplumdan tecrit etmek lazım ya da kimyasal hadım. Bu dürtüleri komple yok etmek lazım. İdam ağır bir ceza olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(17.08.20)
İdam geri alınabilir bir ceza değil. Hiçbir suç için olmamalı. En küçük hata ihtimalinde bile kanun gücüyle birinin haksız yere hayatına son vermiş olursun.
0
arnold schwarzeneger
(17.08.20)
Arkadaşlar,
Bir çok kisi zaten karşılığında ceza alacağını bilirse o suç çok büyük bir oranda düşer. Bunun için idam olmasına gerek yok.

Her zaman için suçu işleyen kişi yakalanmayacagini, ceza almayacağını düşünerek işler (her zaman değil tabi büyük oranda)
Yani idam değil ama yine uygun bir ceza belirleyip bunu her suç işleyene uygukayabilseniz istediğinizi elde edersiniz.
Sorun ceza dan, kanundan ziyade yakalamada uygulamada vs.
0
kisa
(17.08.20)
hiç bir kuvvete hiç bir insana geri alamayacağı ceza yetkisi verilmemeli.
0
nahtoderfahrung
(17.08.20)
Bu bahsettiğiniz şeyin adı 'taciz' değil. Kişinin fiziki bütünlüğüne bir saldırı varsa bunun adı taciz değil, yasalar önünde cinsel saldırı oluyor. Taciz diyerek çok önemli bir konuyu biraz küçümsemiş oluyoruz. Düzeltmeyi önemli gördüm bu nedenle.

Bir kadın sokakta sözle rahatsız ediliyorsa, bunun adı tacizdir. Fiziki olanının adı ise cinsel saldırıdır!

Taciz boyutundaki sözlü/yazılı rahatsızlığın da bir caydırıcı yaptırımı olmasını ve bu yaptırımın iki üç davada değil de, düzenli olarak uygulanmasını çok istiyorum. Çok yüklü ödemeler yapması ve sosyal hizmette uzun süre tutulması gibi...

Cinsel saldırının da tacizinde önüne tamamen geçmek herhalde hiçbir toplumda mümkün değil, ama işleyen yasalarla birçok insan ve de hayvan için güvenli bir alan yaratmak mümkün.
0
buf-e kür
(17.08.20)
"Toplum, kendi tabanından gelen ilerici bir değişim ile, refah ve eğitim seviyesinin yükselmesi ile ıslah olur"

bu hikayeye tam uyan İskandinav ülkeleri var. Toplu Tecavüz, Seri Cinayet ne ararsan var. demek ki bu da çözüm değilmiş
0
esref
(17.08.20)
(6)

Matrix

mete kudur
Matrixdeki kahin ve mimar aynı tarafta değil mi ?
Matrixdeki kahin ve mimar aynı tarafta değil mi ?
0
mete kudur
(13.08.20)
surda guzel bir ozeti vardi: eksisozluk.com
0
neverletyougodown
(14.08.20)
Tabii ki aynı taraftalar. İkisinin de amacı Matrix'i daha stabil hale getirmek. Kahin Neo'nun yazılımına güncelleme yapıyor, Mimar da bu güncellemenin işe yaraması için 'oyunu' oynuyor. Mimar ile kahin karşılaşmasında ona seçenekler sunuyor. Kahin'in asıl amacı da bu zaten. Neo'ya sürekli seçenekler sunuluyor seri boyunca ve bu seçenekler karşısındaki karar verme algoritmasını Matrix ana programına aktarıyorlar. Çünkü bundan önceki tüm Matrix'ler insanların seçim algoritması bilinmediğinden ve neyi seçeceği öngörülemediğinden çöküyor.
0
himmet dayi
(14.08.20)
e kahin sonunda ölmüyor mu ?
0
🌸mete kudur
(14.08.20)
Hayır. Kahin ile Mimar üçüncü filmin sonunda sohbet ediyorlar.

Mimar "bu oynadığın çok riskli bir oyundu" diyor Kahin'e hatta.

edit: bu arada kahin, mimar, neo, morpheus, trinity falan bunların alayı yapay zeka yazılımları. hiçbiri insan değil.
0
himmet dayi
(14.08.20)
japon askeri
(14.08.20)
Aynı taraftalar.

Mimar matrix'i yıkıp, yeniden kurmak istiyor. Kahin ise, yıkmadan matrix'in ayakta kalmasının yollarını arıyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.08.20)
(7)

Sonucu negatif çıkan birinin tat-koku alma duyusunu geçici olark kaybetmesi

sislerrr
Merhabalar,Çok yakın bir arkadaşım bayramda memleketine gidiyor ve anne-babası koronaya yakalanıyor. hafif bir şekilde atlatıyorlar. ama arkadaşım 2 kez teste tabi tutuluyor ve her ikisinde de sonucu negatif cıkıyor. buna rağmen koku alma duyusunu geçici olarak kaybetti. tat alma duyusu ise sadece k
Merhabalar,

Çok yakın bir arkadaşım bayramda memleketine gidiyor ve anne-babası koronaya yakalanıyor. hafif bir şekilde atlatıyorlar. ama arkadaşım 2 kez teste tabi tutuluyor ve her ikisinde de sonucu negatif cıkıyor. buna rağmen koku alma duyusunu geçici olarak kaybetti. tat alma duyusu ise sadece keskin tatları alabiliyor. test sonucu negatif çıkan biri için normal midir? ayrıca geçici olan bu kayıp ne kadar sürer? kalıcı da olabilir mi?

cevaplarınız için şimdiden teşekkür ederim..
0
sislerrr
(13.08.20)
tomografi de dahil mi bu testlere? bildiğim kadarıyla pcr'da çıkmayan virüs tomografide çıkabiliyor.
0
Bruce
(13.08.20)
sag. bakanlıgı çalışanları bu testi evlerinde yapmış. tomografi dahil değil.
0
🌸sislerrr
(13.08.20)
Testin doğruluğu 40% diyorlar. Gerçi 2 kere yapınca artmıştır oran
0
fezagezgini_4
(13.08.20)
Test o anlik sonucu verir, tat-koku kaybi testlerin yapildigi zamanlarda var miymis yoksa yeni mi? Yani testlerden sonra mi?
0
kuehles blondes
(13.08.20)
@kuehles, testten önce de varmış. yaklasık 7-8 gundur devam edıyor
0
🌸sislerrr
(14.08.20)
bugün bi uzmandan dinledim tat koku kaybı en inatçı belirti dedi. hastalık iyileşse de kalabiliyormuş. ilk başlarda hastalanıp daha bu belirtisi yeni geçen kişiler var dedi.
0
red g
(14.08.20)
Doktorlar ilk koku ve tat kaybını soruyorlar. En önemli belirtilerden. Büyük ihtimal covid veya covid olup atlattı.

Bir doktora başvurmasında fayda var. Durumu iyi olsa bile, ilaç vs. verebilirler.


.
0
kartallar yuksek ucar
(14.08.20)
(11)

Bim'e ve A101'e gelen ürünler düşük kalite mi oluyor?

grgn
Kaliteli olduğu bilinen markalar bu iki markete özel olarak aynı ürünü daha kalitesiz şekilde mi üretiyor? Az önce sözlükte Stanley termos başlığında okudum bu iddiayı. Yarın Bim'e Fakir markalı bir blender gelecekti ama almayayım mı, normal Fakir kalitesi değil mi şimdi o?
Kaliteli olduğu bilinen markalar bu iki markete özel olarak aynı ürünü daha kalitesiz şekilde mi üretiyor? Az önce sözlükte Stanley termos başlığında okudum bu iddiayı. Yarın Bim'e Fakir markalı bir blender gelecekti ama almayayım mı, normal Fakir kalitesi değil mi şimdi o?
0
grgn
(13.08.20)
Gıda maddelerinde yapılıyor bu, bilinen bir tereyağ markası aynı ambalaja sahip ürünü şarküterilere ve bim'e veriyor. Bim de ki üründe %52 süt yağı varken şarküteri ürününde %80 bu oran. paketin içindekiler bölümünde küçük fontlar ile yazıyor bu durum.
0
delikedidilimiyedi
(13.08.20)
evet yapıyorlar.
denildiği gibi gıdada çok yapılıyor.
mümkünse diğer ürünlerde de yapılıyor. mesela bim kumtel soba tipi ısıtıcı vermişti.
Bakınca piyasadakinden ucuz ama piyasadakinde termostat varken bunda yoktu.
0
prizmatik
(13.08.20)
geçenlerde bimin aktüel ürünlerine giren kamp çakısı aldım. pense, tornavida falan içeren çok kapsamlı bir şey. muadili piyasada 150 lira civarıyken bimden 60 liraya aldım. çok da kaliteli geldi bana.

birkaç hafta öncesinde dji tello marka drone geldi. drone hobim olduğu için birçok foruma üyeyim. fiyatı da piyasanın altında diye forumlardan birçok insan drone aldı bimden. ve önemli bir kısmı kısa sürede iade etti. kalitesinden memnun kalmayıp.

elektronikte muhtemelen 'yenilenmiş' ürün satıyorlar böyle yüksek fiyatlı şeylerde.

gıda içinse, bim'de satılan birçok marka bim için özel üretiliyor. ulusal anlamda her yerde satışı olan markalardan dahi bim kendisine özel sipariş veriyor. bu birçok market zincirinde de böyle. yani hem gıdada hem diğer gruplarda kalite farkı olması normal.
0
reanarchy
(13.08.20)
gıda kesinlikle kalitesiz.
diğer ürünlerde de bir numara vardır.
0
seyduna6687
(13.08.20)
Gıdada özellikle peynirde bir kaç kere denk geldim. Marka hatırlamıyorum, süt oranları farklıydı içindekiler kısmında. Paket aynı paket ama onu anlamıyorsunuz. Blender için aynısını yapmak zor. Onu alabilirsiniz
0
jamiro
(13.08.20)
Avşar emayede çalışan bi tanıdığım vardı çok eskiden, bim haftalık bi ürün getirecekmiş, avşarla anlaşmış, fabrika bi süre sadece bim için üretim yapmış. Sakın alma dedi bana, normal ürettiklerimizin çok çok altında kalitesi dedi. Sanırım soruya cevap olur.
0
antihero
(13.08.20)
Bim'deki ürünler daha çok kendi ürettiği/ürettirdiği ürünlerdir. Private label deniyor. A101'de diğer markalarda var.

Ancak Türkiye'de üretilen her üründe ciddi bir kalite düşüşü var. Firmalar zam yapmamak için, içerikten kısıyor. Maalesef artık 3. sınıf gıdaya mahkumuz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.08.20)
Aynı ürün. Al blenderı. Fakat fakir kaliteli bir marka değil bilgin olsun.
0
adivar
(13.08.20)
Ben bir kere a101e aktüel ürün olarak gelen head & shoulders şampuan almıştım mesela. Başka marketlerde görmediğim 900 ml boyutundaydı. Bir de normalde 2'si 1 arada mentollü iken bu aldığım krem içermiyordu yani sadece mentollü şampuandı. Bu tarz ekonomik boyuttaki ürünler özel olarak üretiliyor bence.

Blender setinde bir fark olacağını sanmıyorum. Alacağın modelin online mağazalarda satılıp satılmadığına ve satılıyorsa da fiyat farkı sana bir fikir verir.
0
yineiyisinoxford
(13.08.20)
Ayni banttan bile çıksa her ürün doğal olarak farklıdır aynı kalitede değildir. Kalite kontrol esnasında test edilir ve siniflandirilir. İyi ürünler zengin ülkelere, kötü ürünler ise bizimki gibi ülkelere gönder ilir. Yani o devasa markalara cik güvenmeyin.
0
prizmatik
(13.08.20)
Arkadaşım gıda firmalarından birinin muhasebe kısmında. BİM’in tereyağ margarin kısımlarını doğru hatırlıyorsam Ülker’den aldılar, şimdi kendileri Bim’in Solo markasının ürünlerini üretecekler. Onun yalancısıyım, ürün formülleri değişiyormuş Bim’deki üretime kıyasla. Ben A101 ve bimde üreticilere bakıyorum özellikle. Şölen, Ülker, Ünilever vs çıkıyor bazıları. Gıda dışı ürünleri bilmiyorum ama.
0
Hallegadola
(13.08.20)
(4)

Doğu Akdeniz ve Uluslararası Hukuk

yetkili birine benzeyen abi
Akdeniz’de uluslararası hukuk gerçekten Türkiye lehine mi?Macron da uluslararası hukuku uygulamaya çağırıyor. Kim haklı?
Akdeniz’de uluslararası hukuk gerçekten Türkiye lehine mi?
Macron da uluslararası hukuku uygulamaya çağırıyor.
Kim haklı?
0
yetkili birine benzeyen abi
(13.08.20)
karasuları konusunda kurallar çok net. bu konuda biz haklıyız diye düşünüyorum.
münhasır ekonomik bölge konusunu açmamışsınız. o konuyu anlamadım. tartışma daha çok o yönde galiba.
0
🌸yetkili birine benzeyen abi
(13.08.20)
Bu tür konularda kimin haklı olduğunun, hukuk kurallarının ne dediğinin zerre önemi yok, bunlar kılıf olur sadece. Ekonomik, politik, askeri gücü yeten istediğini alır. O yüzden hukuk kısmına kafa yormaya gerek yok.
0
mikro patlama
(13.08.20)
münhasır ekonomik bölge konusunda iki tarafın farklı tezleri var. yunanistan diyor ki benim ege'de ve akdeniz'de üzerinde nüfus bulunan her adam için münhasır ekonomik bölge ilan etme hakkım var. türkiye ise adaların münhasır ekonomik bölgesi olamayacağını olsa bile çok küçük olması gerektiğini çünkü bu durumda hakkaniyetli bir sonuç olmayacağını ileri sürüyor. her iki tarafın da kendi lehine kullanabileceği dünyadan örnekler ve yargı kararları var.
yunanistan'ın ileri sürdüğü münhasır ekonomik bölge haritası şu: (mısır tarafında geçen yapılan mısır-yunanistan antlaşması ile değişiklik oldu).
greekcitytimes.com
sanırım bu haritaya bakan çoğu türk vatandaşı kendisine haksızlık yapılacağını hissedecektir. çünkü münhasır ekonomik bölge= milli gelir. sonuçları sadece şimdiki nesli değil gelecek nesilleri de etkileyecek bir şey.

kıbrıs'taki harita ise şu:
geopoliticalfutures.com
ben geçenlerde kıbrıs'ın güneyinde kktc'nin neden münhasır ekonomik bölge iddia ettiğini anlamamıştım ama şimdi şöyle değerlendiriyorum: ada çevresinde türk nüfusunun da hakkı var. dolayısıyla adanın güneyinde ve kuzeyinde olması fark etmeksizin kıbrıs türkleri'nin bölgede "hak iddia etme hakkı var."

dediğim gibi bunların hepsi bir nevi toprak mücadelesi. güçlü olan, arkasına desteği alacak olan kazanacak.
0
arkadakiadam
(13.08.20)
Türkiye'nin tezleri sonuna kadar doğru.

Türkiye'ye 2 km, yunanistan'a 580 km uzaklıktaki 10 km2 yüzeyi olan, bir ada için (Meis) 40.000 km2 alan istiyor Yunanistan. Normalde ada devleti değilseniz, adaların kıta sahanlığı çok düşük oluyor. Meis zaten, Türkiye ana karasına çok yakın olduğu için, kıta sahanlığı yok.

İtalya ile anlaşma yaptılar. Yunanistan böyle abuk isteklerde bulunmadı. Esas dayanakları Seville haritası. Bunu da tek başlarına istediklerini düşünmek biraz abes, AB arkadan bastırıyor. Almanya ve Fransa var karşımızda. Ancak iş savaşa dönerse, hiç biri kalmaz. Olan Yunanistan'a olur...

Hak, hukuk vs. bunlar çok gerilerde kaldı. Güçlü olan alacak istediğini...


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.08.20)
(15)

Evlilikte para konusu

GizliÇikolata
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girm
Evlilikte para işlerini nasıl yönetiyorsunuz? Hala alışamadım. İkimizinde ayrı hesabı var. O parayı yatırım amaçlı nasıl değerlendireceğine herkes kendisi karar veriyor. Eve pahalı bir eşya alınacağı zaman “Kim ödeyecek” kısmında biraz gerginlik oluyor. Şakayla karışık bana ödetiyor falan. İşe girmeden önce onun kartından harcama yapıyordum ama kendimi özgür hissetmiyordum. İstediğim şeyleri almaya çekiniyordum. Hatta hiç unutmuyorum arkadaşlarıyla gezerken pahalı bir takıcı dükkanına gitmiştik. Arkadaşının eşi çok merak ediyormuş ve bir şeyler satın almak için içeri girdiler. Onlar içeri girince ben de beğenirsem satın alabilir miyim diye sormuştum. Hayır demişti. Baya bozulmuştum çok içimde kalmıştı. Onun parasını harcadığım için gereksiz gördüğü şeylere harcama yapmama izin vermiyordu. İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu.

İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım. Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor. Ben hala maddi konuda kendimi güvende hissedemiyorum. Araba aldığımızda çok birikmiş param yoktu. %20lik kısmına destek olabilmiştim. O arabayı bizim değil onun arabası olarak düşünmekten kendimi alamıyorum. İşe yeni girdiğim zamanlarda artık senin paranı harcıyoruz muhabbetleri yapıyordu. Dışarıda yaptığımız harcamalarda hadi sen öde bakalım diyip bana ödetiyordu. Bu tavırlarına çok sinir oluyordum. Biraz da sen para harcamaya alış diyordu. Bir süre sonra bu şekilde davranmayı bıraktı.

Sanki bişey olsa ortada bizim paramız değil senin paran benim param konusu olacak ve anlaşamayacakmışız gibi geliyor. Evliyiz biz, böyle düşünmem çok yanlış diyorum. Kendime kızıyorum. Ama içten içe bir güvensizlik...
0
GizliÇikolata
(12.08.20)
Yani bu adam evlenir evlenmez böyle olmamıştır sonuçta. Öncesinde anlaman gerekirdi. Yaptıkları çok çiğ. Ama senin de iş/güç sahibi olmadan evlenmen çok bilinçsizce.
0
ruhen hastayim ben
(12.08.20)
Bizim tum hesaplarimiz ayri ama tum kararlarimiz ortak. Kisisel maas hesaplarimiz, yatirim hesaplarimiz, bir tane de esimin adina yuksek faiz veren bir yerde kara gun parasi dedigimiz bir miktar nakit para duran bir hesap var totalde.

Genelde bunu alabilir miyim gibi sorular olmuyor. Calismiyorken kibarlik olsun diye soruyorduk birbirimize bunu, cevabin asla hayir olmayacagini bile bile. Sunu begendim aliyorum seklinde ilerliyor daha cok. Ancak, finansal olarak bilincli insanlariz ve beklentilerimiz benzer, o yuzden birbirimize gore sacma seylere pek para harcamiyoruz. Bu konuda uyumlu olmak onemli, a kisisi x i cok begenir onsuz yapamaz, b kisisi icin x gereksizdir, tatsizlik cikar (ornegin makyaj malzemeleri veya elektronik bilimum ivir zivir, anlayisli olup orta yolu bulmak gerekebiliyor bazen).

Buyuk bisey alinacaksa hangimizin kredi karti yuksek puan veriyorsa, veya hangimizde o sirada limit varsa ordan aliyoruz, geri kalan hersey aynen devam ediyor. Kredi kartiyla alamiyorsak kara gun parasiyla alip sonrasinda ilk once orayi tamamliyoruz.

Bence oturup karsilikli konusun, beklentileriniz nedir, nasil daha uyumlu ve her ikizin de rahat edebilecegi bir duzene gecebilirsiniz bunlari ortaya koyup cozum arayin. Ben evlilikte senin/benim param muhabbeti olmamali, simdiye kadarki tavrinin sizi rahatsiz ettiginden bahsedebilirsiniz.
0
taurina
(12.08.20)
Bütün hesaplarımız ortak. Kredi kartlarımız vs her şey ortak. Senin benim param yok asla da olmadı. Büyük bir şey alacağım zaman sorarım o da tamam der ya da o bana sorar ben de tamam derim onun dışında hiç karışmayız birbirimize. Zaten alışveriş konusunda çok aykırı tipler değiliz.
0
sta
(12.08.20)
6 yillik evliyim. Sizinki evlilik degil profesyonel beraberlik. Yarin bir gun hasta olsaniz ve maddi olarak tum birikiminizi kullanmaniz gerekir ise ya size borc verir ya da kendi parasini kullandirmaz gibi geldi bana.
0
oscar
(12.08.20)
Merhaba. Öncelikle okurken üzüldüm, evliymişsiniz de üstelik
Eşiniz gerçekten arkadaşın da dediği gibi çiğ hareketlere sahip
Evlenmeden önce basıldı? Hiç konusu geçmedi mi bu durumun ?
Ve içinizdeki o güvensizlik duygusu ileride birçok şeyi sorgulamanıza sebep olacak.
Buraya yazdığınız gibi tüm hissetiklerinizi eşinizle paylaşın. Esiniz sonuçta, herseyde birlik ve ortak olmaya karar vermişsiniz. Çözmeye çalışın. Çözemedikçe daha farkı sorunlara yol açacak.
En kısa sürede halledersiniz umarım.
0
data
(12.08.20)
Siz İngiliz tarzı evlilik yaşıyorsunuz.

Bize ters.
0
ozdek
(12.08.20)
bu tabloda, "sen çok su sarf ediyorsun su faturasını sen öde" vb gibi diyaloglar da doğabilir. sta nın sitemi en ideali.
0
kondansator
(12.08.20)
bence doğrusu şu olmalı. ortak tüm harcamalar (evin tüm giderleri vs) ikiye bölünüp herkes ödemeli. ekstra zevk için harcamalar (mesela oyun konsolu gibi) kim tutturuyosa o ödemeli. herkesin banka hesabı ayrı olmalı. senin paran benim param evet kötü duruyo ama yoksa işler çok karışır
0
lata
(12.08.20)
Evli degilim. Ama ortalama bir insandan daha tutumlu ve pragmatik biri olarak yaklasiyorum:

Ben ev almak icin, veya yarin bir gun isimi kaybedersem idare edebileyim diye veya gelir getiren bir seye yatirim yapmak icin her gun hem madden hem de zihinsel fedakarlik yapiyorken esime sirf arkadasi aliyor o da ozendi diye taki almazdim.

Buradaki anahtar kelimeler:
1) "İhtiyacım olan şeylere müdahale etmiyordu"
2) "İşe başlayınca bu konuda çok rahatladım"

"Neye ne kadar harcama yaptığıma karışmıyor. Para biriktirirken yatırım için öneride bulunuyor. Ama gerisine karışmıyor." - anlamadim ne yapacak ki daha? aranizdaki senin paran benim param muhabbetlerini bilemeyiz ama "gerisine" nasil bir karismasi istedigini anlamadim.

Herkesin iliskisi farkli ama ihtiyaclari %50 %50 bolusup fuzuli harcamalarin kisinin kendi sorumlulugunda olmasi absurt bir konsept degil. Evliligin zaten sonsuza kadar surmesi garanti bir sey degil, her turlu kendi kendine butce yapip para biriktirebiliyor olman lazim.
0
hot potato
(12.08.20)
Bu tarz şeylerin tek çözümü var. Eşiniz için uygun bir zamanda konuyu, uygun bir üslupla dile getirip, rahatsızlıklarınızı ve istediğiniz para harcama yöntemini dile getireceksiniz. Konuşacaksınız. Bazen çözüm tahmin ettiğinizden kolay olabilir.

Konuşmadan, gizleyerek evliliğinize, mutluluğunuza yara verirsiniz. Bir süre sonra saçma sapan bir hayat yaşamaya başlarsınız.

Eşiniz iyi niyetle, yaptığında sıkıntı olmadığını düşünüyor olabilir. Tek bildiği yöntem bu olabilir vs. vs.

Kadınların bu konuda çok hassas içgüdüleri var. Eşinizin hangi konuşmaya, ne tepki vereceğini bir süre sonra çözersiniz zaten.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Ben karşı tarafın tavırlarında herhangi bir problem göremedim açıkcası, sadece ortak bir yatırım hesabı olması, ileride oluşabilecek ani veya yüksek masraflı işler için iyi olabilir, araba vs. için ise ne kadar ödediğinizin bir önemi yok, nasıl ki buzdolabı, süpürge, tv vs. nasıl ki evin malı, arabada öyle, isterseniz hepsini siz ödemiş olun isterseniz hepsini o ödemiş olsun.

takı konusunda yaşadığınız ise(gerçi karşı tarafında tavrı tek taraflı) biz para harcama/biriktirme konusunda biraz hesap kitap yapmayı severiz, belki sizin için 100 liralık bir takı olacaktı ve mutlu olacaktınız ama karşı taraf o yüz lirayı masraf olarak gördü diyorsunuz ya aslında onun başka planları vardı, mesela para biriktirip beraber tatile çıkmak veya beraber bir etkinliğe/yemeğe gitmek vs. gibi, belki bir sürpriz bişi planlıyordu ve bu nedenle para biriktirmeye çalışıyordu veya kafasında bambaşka hesaplar vardı. size hayır demesinin sebebi bir yerde hayır demez ise ucunun açılabileceği ve o kafasındaki hesapların şaşabileceği gibi şeyler. bu konularda erkek milleti ketum davranır biraz.
0
selam
(12.08.20)
Böyle durumlarda karşı tarafı dinlememek yorum yaparken illa eksiklik oluşturuyor. Eşim de ben de çalışıyoruz. Eşimin iş hayatında kötü dönemleri oldu. Çoğunlukla evin asıl maddi getirisini benim maaşımın oluşturduğunu söyleyebiliriz. Son 2-3 senedir hem benim pozisyonum yükseldiği için, hem de onun işleri yoluna girdiği için rahat nefes almaya başladık. Bütün bu zor dönemlerde de, şimdinin nisbeten rahat döneminde de önemli olan satınalmalar konusunda ortak bir akılda kalabilmek. Takı örneğini vermişsiniz. Ben evlenmeden önce paramı gayet rahat Kapalıçarşı'da harcardım. Her sene güzel bir parça alırdım (hatta öğrenciliğimde bile). Evlendik, çocuk oldu. Şimdiki kazancım bu alışkanlığımı sürdürmeye elbette yeter, ama düşünüyoru bunun bedeli ne? Çocukların eğitimine yeterince kaynak ayıramamak, daha az gezmek... Böyle bir durumda eşime sormam bile "şu takıyı alabilir miyim?" diye. Bunun sonuçlarını tahlil edebilecek durumdayım çünkü. İşsiz olduğunuz dönemde pahalı takı dükkanına giriyorsunuz ve eşinize (cevabı belli) soruyu soruyorsunuz. Bence bu soruyu sormak bile yanlış. Belki buna benzer örneklerden yola çıkarak sizin paranızı (eve pahalı şeyler alınırken) kullandırmaya çalışıyor ki, siz o parayı (afedersiniz) çarçur etmeyin.
Benim gördüğüm karşılıklı güvenin henüz kurulmamış olduğu. Siz de kendinize güvenin, doğru hareketlerde bu güveni kurabilirsiniz. Araba almışsınız, %20 de olsa katkıda bulunmuşsunuz. Araba ortak arabanız. Kendinizi de ezmeyin, ezdirmeyin.
0
SiyamkedisiZorro
(12.08.20)
Eniştede bir sorun göremedim. Siz biraz evhamlanmışsınız gibi geldi.

Ben de yeni evli sayılırım, eşime para konularında hiç karışmam o da bana karışmaz aynı şekilde. Ortak hesabımız var ayda belli bir miktar yatırım/birikim için ayırıyoruz, kirayı bölüşüyoruz, faturaların da bazıları bende, bazıları onda. Bunun dışında atıyorum oyun konsolu alacağım, kendi kredi kartımla alır kendi birikimimden öderim. Yani burada mülkiyet değil olay, ben kendi keyfim için harcama yapıyorum. Ama eşimin çok istediği bir şey var, ortak hesaptan alabiliriz onu da kesin sınırlar yok, olmamalı da zaten.

Bir şekilde kendi içinde dengeye ulaşıyor para konusu. He siz bu adam benden parasını sakınıyor düşüncesindeyseniz alın karşınıza konuşun. Belki gerçekten de içten içe öyledir ve kendine çeki düzen verir. Eşinizi en iyi siz tanıyorsunuz buradakiler sadece kendi hayatlarından örnek verebilir.
0
chicha_v2
(12.08.20)
evlilik ben ve seni arkada birakip biz olabilmektir.
butun gelirlerinizi ortak hesaba atip, butun harcamalarinizi da oradan yapin.
0
baldur2
(12.08.20)
15 Yıllık evliyim , ben maaşımı hanım işimizden kazandığını atar çanağa atar. Bütün kredi kartlarım,banka kartlarım ondadır. Sabahları harçlığın var mı der (evet hala harçlık alıyorum), ne alınacaksa ne ödenecekse birbirimizin haberi olur (enim ona aldığım süpriz hediyeler hariç).
@oscar ; + 1 milyon , sizinkisi evlilikten ziyade profesyonel beraberlik gibi olmuş, hele bir de o takı dükkanında yapmış olduğu şey yontulmamış kütüklüğün ağa babalığıdır.

Evlisiniz siz , nefesinizi yatağınızı en mahrem duygularınızı birleştirebiliyorsunuz ama iş paraya gelince ...
0
synax
(12.08.20)
(28)

eve aldığınız şeyleri hâlâ yıkıyor musunuz?

lenin benim amcam olur
çoğu arkadaşım bunu bırakmış. ben hâlâ paketleri sabunlu suyla yıkamaya devam ediyorum. sizde durum ne?
çoğu arkadaşım bunu bırakmış. ben hâlâ paketleri sabunlu suyla yıkamaya devam ediyorum.

sizde durum ne?
0
lenin benim amcam olur
(11.08.20)
2 aydır falan bir şeyi yıkadığım yok. kimsenin markette paketleri yaladığını görmedim o yüzden saçma geliyor.
0
catch the arrow
(11.08.20)
Yıkamıyorum, yıkamıyordum da. Sadece kampta ortak buzdolabına koyduğum su şişelerini yıkıyorum eve gelince.
0
pati
(11.08.20)
Hiçbi zaman yıkamadım
0
mg3929
(11.08.20)
Her zaman yikiyorum. Belki büyük sehirde yasadigimdandir. Diyelim biri eline hapsirdi sonra paketi tuttu. Bence az da olsa riski var. Zor da gelmiyor açıkçası. Elimi sabunlarken iki tane ürünü de sabunluyorum. Bence bırakmayın. Insanlar önlemleri bıraktığı için vaka sayıları arttı.
0
howfaristhesky
(11.08.20)
Paketinden çıkarabildiklerimi çıkarıp başka pakete aktarıyorum ve ambalajı atıyorum (çerez gibi), diğerlerinin üzerine yüzey dezenfektanı sıkıyorum (eskiden sabunla yıkıyordum), yıkanınca zarar görmeyen meyve sebzeleri (muz gibi) suyla yıkıyorum, zarar görenleri (mesela salatalık veya marul, buruşuyorlar) temiz bir kaba koyup kaldırıyorum, yiyeceğim zaman yıkıyorum.

Dün markette ürünleri raflara maskesiz yerleştiren çalışanları görünce doğru olanı yaptığımı bir kez daha anladım.
0
gmzo
(11.08.20)
hiçbi zaman yıkamadım suya acıyorum. bozulmayacak paketlileri balkona koyup en azından 24 saat bekletiyordum, hala öyle yapıyorum.
0
muslugubozukhayrat
(11.08.20)
hiç yıkamadım +1 o gün açacaksam lavaboya yakın yerde açıp elimi yıkıyorum, ertesi gün veya daha sonra açacaksam öylece rafına koyuyorum.
0
engelbert humperdinck
(11.08.20)
Yıkıyorum. Eskiden de yıkardım.
0
thewomaninpurple
(11.08.20)
Marketten gelen her şeyi pandemi öncesinde de sabunla olmasa bile suya tutup, öyle dolaba yerleştiriyorduk. Şimdi sıklıkla sabunla yıkıyoruz.
0
GoodMorningTeacher
(11.08.20)
corananın yüzeyden bulaşması o kadar kolay değil diye bilimsel bir araştırma görmüştüm. elinizi ağzınıza burnunuza götürmemeniz gerekir diyordu. maske ve sık el temizliği yeterli gibi.
0
walter white kilikli
(11.08.20)
Artık yıkamıyorum, buzdolabına koyulacakların paketini açıp başka kaba aktarıyorum ve ellerimi yıkıyorum. Bekleyebilecekleri bekletiyorum. İçilecek şişeyse yıkıyorum sadece birebir ambalajla ağız teması olacaksa. Zaten onları coronadan önce de silerdim ya da yıkardım.
0
kullanıcıadımbuolsun
(11.08.20)
hiç yıkamadım, çamaşır suylu bezle siliyorum.
0
ma ya
(11.08.20)
Genelde direk şişeden tüketeceğim içecekleri sabun + suyla yıkıyorum (bira gibi)

Cips vb'ni ise ıslak mendille silip açık havada bekletiyorum min 2 3 saat
0
materyalist imam
(11.08.20)
yıkıyorum.
0
avianthem
(11.08.20)
Ilk zamanlar sabunluyordurm artik sadece yalandan bi suyun altina tutuyorum.
Bunu koronadan once de yapardim. Toz falan olabiliyor diye.
Yani virus acisindan bakarsak su an yaptigim seyle yikamamak arasinda bi fark oldugunu sanmiyorum.
0
Kittie
(11.08.20)
Hala sabunla yikiyorum ya da bir kac gun balkonda ya da kullanilmayan odada bekletiyorum.
0
65 derece
(11.08.20)
paketli ürünleri sabunlu bez ile siliyorum.

damacanayı dezenfektan sıkıp siliyorum.
0
false pretension
(11.08.20)
acayip bir şekilde corona'nın başından beri eve aldığım hiç bir şeyi yıkamadım.

ki corona'nın o kadar da sakin geçmediği romanya'da yaşıyorum.
0
rain when i die
(11.08.20)
"hala" derken. ne degisti ki?
0
hot potato
(11.08.20)
Hiç yıkamadım, kapı önünde bekletiyorum bir süre o kadar. Kargo geldiğinde direkt elden aldığım için koliye dezenfektan sıkıyorum o kadar.
0
jazzabel
(11.08.20)
Birkac ay yikadik, baktik boyle yasamak cok zor biraktik :)
0
msb
(11.08.20)
ben hic yikamadim. hic ekstra bir sey yapmadim. koronanin az oldugu bir yerde yasiyorum.
0
yoggi
(11.08.20)
En başından beri hiç yapmadım. Marketten aldığım veya kargoyla gelen ürünü buzdolabı, dolap vs neyse yerleştirdim, yeri geldikçe kullandım/yedim/içtim. Bu tip davranışları fazla takıntılı ve abartılı buluyorum.
0
Lethe
(11.08.20)
Lethe +1
hiç yapmadım.
0
amelie poulain
(11.08.20)
Saldık gitti, artık poşetleri, ambalajları yıkamıyoruz.
0
kimlanbu
(12.08.20)
ambalaj yıkamayı bıraktık
0
gazozailacatmauzmani
(12.08.20)
Şu an salgın, ilk başladığından (Mart-Nisan ayı) daha kötü durumda. Hızlı bir yayılma var. Önlemlere dikkat etmekte, hatta artırmakta fayda var!


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
Biz de ilk üç ay yıkadık şu an yıkamıyoruz.
0
chicha_v2
(12.08.20)
(10)

Altında zarar etme ilüzyonu

marlonbranda
Paranın değerini korumak için altın aldık fakat bir süre sonra aldığımız fiyatın altına düştü, baktığımızda zarardayız fakat paranın değerini korumak için almıştık altını. Dolayısıyla bu durumda bu zararı görmezden gelip hala aynı altın miktarına sahip olduğumuz fikrine mi tutunmamız gerekiyor?durum
Paranın değerini korumak için altın aldık fakat bir süre sonra aldığımız fiyatın altına düştü, baktığımızda zarardayız fakat paranın değerini korumak için almıştık altını. Dolayısıyla bu durumda bu zararı görmezden gelip hala aynı altın miktarına sahip olduğumuz fikrine mi tutunmamız gerekiyor?

durum gerçekten böyle mi yoksa zararı görmezden gelmek için ben mi uyduruyorum bunu?
0
marlonbranda
(11.08.20)
zarar yok.
Dolar olarak düşünelim, çünkü mal olarak karşılığı var
ama altın da aynı

Iphone 1000 dolar
Dolar 1.8 ken de 1000 dolar
dolar 7.5 ken de 1000 dolar

Sen paranı 1.8 den dolara çevirdiysen, o gün de, bugün de iphone alacak kadar paran var.
TL karşılığı önemsiz.
TL'de birşey üretilmiyor çünkü senin tüketmek isteyeceğin
0
summatinyourteeth
(11.08.20)
sen uyduruyorsun. günlük mal alışverişini tl üzerinden yaptığın için zarardasın.

ancak şu var ki, ülke ve dolayısıyla lira gelecek vaat etmiyor. orta uzun vadede lirada kalmamak iyidir.
0
antikadimag
(11.08.20)
Ben sizin gibi bakıyorum. Beni Türk lirası ilgilendirmiyor. Ben cebimdeki döviz ve altın miktarına bakıyorum. Düşmesi çıkması umurumda değil. Bugün 100 dolar daha aldım. Fiyatına bakmadım bile. Umurumda değil. Benim tek hedefim dolar mevduatımı arttırmak.
0
allah yazdiysa bozsun
(11.08.20)
Bu tarz işlerde kar/zarar bozdurduğunuz anda ortaya çıkar.

450'den altın aldınız, 1 sene sonra 400'den bozdurdunuz: zarar ettiniz. 500'den bozdurdunuz, kar ettiniz.

Para acil lazım değilse, günlük iniş-çıkışlara çok takılmayın...


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.08.20)
yatırımlarda vadeye bakılır. sen altını 1 hafta paranın değeri korunsun diye mi aldın? min 1 yıl 6 ay korunsun diye mi aldın?
0
tuborg yesili
(11.08.20)
1 yıl sonra pandemi bitmiş ve herkes parasını altından çekmiş olduğu zaman da kiranı gram altınla ödersin kardeş takma kafana.
0
catch the arrow
(11.08.20)
küçük ama düzenli alımlar sizi bu tür yükselme - düşme hareketlerinin etkisinden korur, söz gelimi dün 100 liraya aldığınız ama bugün 95 liraya düşen bir yatırım aracını geçmişte defalarca 70-80-65 gibi rakamlara aldığınız için maliyette önemli bir artış yaşamamış olursunuz ve üzerinde düşünmezsiniz, düşünmemelisiniz. bugün yüksek aldıysanız bir sonraki yatırım döneminizde düşük fiyattan tekrar alır maliyetinizi düşürürsünüz; işte o zaman fiyata bakmazsınız. burada gelirinizin de birikim yapmanıza imkan vermesi gerekiyor.

gelirinize göre çok çok yüksek alımlarda ise elbette giriş fiyatınız bir parça daha önemli olur çünkü yarın o yatırımı yat villa veya termosifon contası olarak realize edeceğiniz zaman satıcısı karşılığında tam olarak sizdeki kadar gram/ons altın istemiyorsa fiyata elbette bakacaktır.
0
engelbert humperdinck
(11.08.20)
Zaten bugünki gibi düşüşler uzun vadeli yatırımcıları bir anda kısa vadeliye çeviriyor.

o altını alırken muhtemelen uzun süre bozdurmayız diye aldınız. o yüzden uzun süre bozdurmayın. zarar etmezsiniz.

bir günde zarar ettim diye bozdurup tekrar alma işine (kısa vadeye) dönerseniz zarar edeceğinizi garanti edebilirim. çünkü kolay bir iş değil + kambiyo vergisi + makas aralığı.
0
himmet dayi
(11.08.20)
Amaç paranın değerini korumaksa altın, döviz, fon vs sepet yapmanız daha uygun olurdu. Tüm parayı o anda yükselişte olana yatırdıysanız risk almışsınız. Zarar edip etmeyeceğiniz, paraya ne zaman ihtiyacınız olacağına ve gelecekteki küresel gelişmelere bağlı, yani bilmek mümkün değil.
0
mikro patlama
(11.08.20)
Bu tür hareketli piyasalarda
1- sepet yapılmalı.
2- sepet ağırlığı değiştirilirken kademeli alım yapılmalı.
0
creedwar
(11.08.20)
(9)

evlenen çifte allah tamamına erdirsin demek

yazar yazmaz yazan yazar
çok saçma değil mi? isteme, söz, nişan vs. atlatılmış ve son raddeye gelinip evlenilmiş işte hâlâ neyin tamamı? nerede tamamlanıyoruz?
çok saçma değil mi? isteme, söz, nişan vs. atlatılmış ve son raddeye gelinip evlenilmiş işte hâlâ neyin tamamı? nerede tamamlanıyoruz?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.08.20)
Kazara söyledikten sonra eve gidip "Ben bir sığırım" diye ağlamalik bir temenni olmuş :) hiç duymadım yeni evli çifte böyle dendiğini.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
Cocuk da yapin, tamam olun demek istemis olabilir.

Evlenmekteki nihai amac genelde uremek oluyor cunku.
0
crown
(11.08.20)
Denilmez bence de manasız.

Ama @epistemic'in dediği gibi de ağlamalık bir durum değil
0
fezagezgini_4
(11.08.20)
Bazen insanin dili dolasyor. Akim derken b*kum diyebiliyor. Cok uzerinde durmamak lazim

Bir arkadasimin bebegi icin guzel gunleri olsun gibi birseyler diyecegime gule gule kullanin demistim. Bu daha rezil bir enstantane.
0
exlibris
(11.08.20)
Kökenini bilmiyorum ama bir sen bir ben bir de bebek puzzle ını tamamlamaktan bahsediliyorsa ben tamamım. Yoksa bana göre talihsiz bir temenni. Ne yani, şüphen mi var? diye sorarlar adama. Evli çiftin birbirine seni seviyorum inşallah boşanmayız demesi kadar boş.
0
onemoremile
(11.08.20)
Boş bulunmuş bilerek söylemezdi. İslami çevrede Allah hayırlı eylesin denir. Aklı ona gitmiştir bir an takılmayın sabah ofise girerken iyi akşamlar diyen kafası dalgınlar misali işte..
0
cilekli pasta
(11.08.20)
Çok yaptığım bir hata. Sabahları iyi akşamlar, akşamları günaydın diyebilen bir insanım; insanın bazen kafası karışabiliyor. Normal bir olay bence. Yanlışlıkla demiş bulunmuştur.
0
Hallegadola
(12.08.20)
Yeni evliçifte denmezki bu zaten diyen yanlış demiş
0
basond
(12.08.20)
Genelde çocuk olayı için veya ağız alışkanlığı, boş bulunup böyle söyleniyor. Ama çok kullanılan ve doğru bir ifade değil.


.
0
kartallar yuksek ucar
(12.08.20)
(14)

günümüz ilişkilerinde bir gariplik yok mu ?

wiekannich
Er kişiyim baştan belirteyim,Aşırı garibime giden tavırlar görmeye başladım yakın zamanda artık ben mi yeni fark ediyorum bilmiyorum.- Evlenme arifesinde arkadaşım var, herifin tek derdi ukraynaya gitsemde bar bar gezip önüme gelenle kırıştırsam. Bu laflarını duyana kadar melek gibi çocuk derdim. Kı
Er kişiyim baştan belirteyim,
Aşırı garibime giden tavırlar görmeye başladım yakın zamanda artık ben mi yeni fark ediyorum bilmiyorum.

- Evlenme arifesinde arkadaşım var, herifin tek derdi ukraynaya gitsemde bar bar gezip önüme gelenle kırıştırsam. Bu laflarını duyana kadar melek gibi çocuk derdim. Kızla 6 yıllık ilişkisi var. Abi diyorum niye evleniyorsun o zaman, ya diyor bu kadar yaşanmışlık var alışmışlık var bu saatten sonra bidaha nasıl bulucam böylesini.
- Ev sahibimin evliliğine 1 gün var. 1 gün ya. Herif geldi, alkolü alınca döküldü. Abi şu kızı ayarladım şöyle yapıcam böyle edicem. Ulan yarın düğünün var be kitapsız diyemedim tabi.
- Evlenmiş tonla arkadaşım var, hepsinin cebinde 2. bir tuşlu telefon. Eşten gizli yapılan tonla kaçamak, eşlerinin yüzlerine nasıl bakıyorlar merak ediyorum. Çocuğu olan var. Birini çektim sordum, yüzüne yüzüne ulan dedim sen utanmıyor musun eşin hamile olacak bide. Verdiği cevap evlen sen de anlarsın. Ulan ben bekarım senin kadar zamparalık peşinde koşmuyorum.
- En bombasını yakın zamanda duydum. Evlenme arifesinde çok zengin bir arkadaşım var, çocuk aldatmayı marifet zannediyor. Ne kadar efendi bi çocuktu halbuki lisede, ya kızların falan yüzüne bakmaya çekinen bir adamdı. İşin acı tarafı kız bunun farkında defalarca kez yakalanmasına rağmen parası için gözardı ediyor. Çocuğa neden böyle yapıyorsun abi sana yakışıyor mu diyorum neden evleniyorsun o zaman diyorum. Cevap benim böyle aldatmamı başka kadın çekmez oluyor, he bide seviyormuş ?
- Yakın zamanda hanım hanımcık diye bildiğim bir arkadaşım evlendi, çocuk hali vakti yerinde iyi kazanıyor vs. aman allahım neler duyayım bu mutasıp çiftin erkek tarafı taş üstünde taş bırakmıyormuş, kız da yine yukardaki örnekte olduğu gibi hediyelere, değerli eşyalara boğulup göz ardı ediyormuş (direk sahibi olduğu iş yeri ortağından dinledim)

Bunlar ciddi ilişkisi olan taraflar, birde bekar arkadaşlar var.

Önceden futbol, siyaset, ekonomi geyiği dönerdi masalarda. Şimdi kimi arasam kimin halini hatrını sorsam iş dönüp dolaşıp buraya geliyor. Abi şuna şöyle yaptım kanka buna böyle yaptım moruk 3 günde 3 kızla rekora çıktım vs.

Derdim kimseyi yargılamak değil (evliler hariç), ama bu adamlar böyle değildi, en azından yakın zamana kadar böyle değillerdi. Yaşça büyük gösterdiğim için kendimden önceki jenerasyonla da çok vakit geçiririm, hiçkimseden böyle şeyler duymuyorum. Evliliğinden mutsuz olduğunu dile getirenler bile var ama hiçbirinin cebinde 2. tuşlu telefon yok. Mesele bu 90 sonrası doğanlarda.
Acaba böyle şeyler hep vardı dile getirilmesi mi normalleşti ?
0
wiekannich
(11.08.20)
valla bu yeni neslin ilişki anlayışı midemi bulandırıyor. ben de 96'nın sonunda doğmuş biriyim ama uyum sağlayamıyorum, keşke eski zamanlarda yaşasaymışım diyorum çokça.
0
tabirimekruh
(11.08.20)
Bunun nedeni de yine odaklanma sorunu olabilir. Yani hayatındaki insana kendini ne tam olarak acabiliyorsun ne de onu tam anlamıyla tanıyorsun. Ki bana göre ikili ilişkilerdeki sadakatin dinamosu budur. Hayatındaki insan hep kafanın bir yerinde olmalı, hala kesfedemedigin, merak ya da hayranlık uyandıran gizemli tarafları olmalı. İşten eve giderken "Bugün ne yaşadı, neye ne tepki verdi?" diye dusunmelisin. Bu da derinlikli bir paylaşımla sağlanabilecek bir şey, başka türlü uyaranlara maruz kalmadan karsindaki insanı biricik gorebilmeni saglayacak bir süreçten bahsediyorum.
0
epistemic_regress
(11.08.20)
Asagi yukari boyleydi hep(80 lerde dogdum) Sen yeni farketmissindir.

Ha artik insanlarla tanismak cok daha kolay iletisim imkanlari hayvani gelistigi icin. Ask, iliski vs hic bir zaman kutsal, buyulu degildi eskinin kitaplarinda/filmlerinde anlatildigi gibi. insan oturdugu yerden Papua yine gine de yasayan birisiyle dahi flort edebiliyorken eski jenerasyondaki dinamikleri bekleme. Dunya degisiyor, bazi gelenkeler oluyor, yeni dinamikler doguyor. Gariplik vs yok.
0
bahele
(11.08.20)
Ucuz kadınlarla birlikte olan ucuz erkekler. Adamla Parası için evlenen kadınlar. Genel bi durum yok. Takıldıgım adamlar zengin. Evli oldukları ise kolay kadınlar. Yoksa kadınlar göz yummazlar, bosanirlardi.
0
luluki
(11.08.20)
Jenerasyonla ilgisi yok bence. Arkadasimin sevgilisi 81li. Sevgiliyken cok aldatti,cift maasi oldugu icin birakmadi. Asgari ucretli kizin yedigi ictigi, evi, her seyi markaydi. Kiz depresyon tedavisi gordu yine de birakmadi. Evlendiler.
0
banacevaplazım
(11.08.20)
Türkiye'de çoğu ilişki bu şekilde. Evlilikle de alakası yok aynı aldatma olayları sevgililer arasında da yaygın. Bir ilişki yaşamanın sorumluluğunu alamamış, aciz, korkak karakterdeki insanlar aldatır sadece. Büyük bir zavallılık örneği. Adam eşinden/sevgilisinden ayrılmayı göze alamıyor, korkuyor ama sayısız yalanla onu aldatıyor.

Türkiye'de zaten sağlıklı ilişkiler yok denecek kadar az. Sevgililerin ayrılmamasının en büyük nedeni yaşanmışlıklar diye bahane ediliyor. Uzun süren sevgililiğin evlilikle sonuçlanması bekleniyor çevreden. Çoğu evlilikte kadın çalışmadığı için eşine muhtaç, çocuklarına babalık yapsın, eve yemek parası getirsin yeter gözüyle devam ediyor evlilikler. Kadın çalşıyor olsa bile boşanmaya kalkması, boşanması çok zor.

Evli/sevgilisi olan erkeklerin bu kadar çok aldatmasının nedeni de doyumsuzluk. Adam, evlenince/sevgilisiyle ilişkisi uzun sürmeye başlayınca "ben ömrümü tek kadınla mı geçireceğim, dışarıdaki dişi sinekler ne olacak?" stresine giriyor, ilişkisini de bitirmeye cesaret edemiyor aldatıyor eşini/sevgilisini. Yaptığı ortaya çıksa ne olacak? Eşi/sevgilisi ilişkisini mi bitirebilecek? Aman kızım görmezden gel, bir kadın için yuva mı bozulur, erkek milleti yapar böyle diye diye ilişkiyi sürdürüyorlar.
0
GoodMorningTeacher
(11.08.20)
var.
eskiden de varmış ya da vardı.
ama artık ortam çok laçka bir hâle geldi ve bazı şeyler çok normalleşti.

eskiden toplumda karısını aldatan adamın ya da kocasını aldatan kadının bir haber değeri vardı hiç değilse.
birileri bir şeyleri gizlemeye çalışırdı.
artık gizlemese de onu kabul edip, kendini boşamayacak kadınlarla evlenerek kendilerini garantiye alıyorlar.
dışarıda da "e olur öyle" gibi düşünülüyor.

karşı cinse ve sekse ulaşmak da tek bir tıka bakıyor neredeyse.
dolayısıyla güçlü olmayan iradeler hemen fire verebiliyor.
neden vermesin ki zaten?
şartlar o kadar konfor sunuyor ki, kimse kendi doğasıyla ya da içinden gelen isteklerle mücadele etme ihtiyacı hissetmiyor zaten.

daha uzun süreli ilişki ağları, aşklar, iki kişi arasında kalmalar, bir şekilde "ilişki" olan ilişkiler değil de, sadece seks için tinder'dan ya da sağdan soldan birilerini bulmaktan bahsediyorum.
ilişkilerin hikâyesi farklı olabiliyor, onları kendi içinde değerlendirmek lazım.
yani o ayrı bir tartışma konusu bence.

ama daha basit, seks amaçlı olan aldatmalardan konuşacak olursak, bunun toplumsal bir yönü de var.
insanlarda bir yandan hâlâ olan "evlenmek lazım" kafası, diğer yandan aslında yaşamak istediği rahatlık ve özgürlüğün arasına sıkışmışlık oluyor.
geriden, aileden, çevreden, toplumdan, gelenekten gelenle, çağın getirdiğinin arasına sıkışmanın da etkisi.
hem "hayat kaçmasın", hem de "kök salayım" düşüncelerinin arasında bir yerler.
yani gidip bir rus'la, bir escortla, tek gecelik bir ilişkiyle iki saat geçirecek diye, eve gittiğinde onu karşılayacak, yemeğini yapacak, çocuğunu doğuracak kadından, bunun sunduğu konfordan, yaşlılığındaki yalnız kalmama garantisinden vazgeçmek istemiyor çoğu erkek.

tabii ki ikiyüzlülük, insan bir seçim yapmalı.
ama yapmıyorlar ve yapmaları için prensipleri olmadıkça pek fazla neden de yok.
kadınlar da bunu görmezden geliyor.
daha geçen gün en yakın arkadaşlarımdan biri, erkek arkadaşından şüphelendiği hâlde (ki muhtemelen gerçekten bir şeyler vardı) sadece biraz bozuk attı ve bir şey olmamış gibi ilişkisine devam etti.
bu kız aileden zengin, adama aşık değil, bunu kabullenmek için hiçbir nedeni yok ama üzülse de sesini çıkartmıyor.
insanlar davranışlarının sonucunu görmeyince, yaptıklarının karşı taraftaki kişi tarafından bir şekilde onaylandığını düşünüyorlar.
yani buna tepki vermeyen kadının karşısındaki erkeği bir dahaki sefere ne durdurur ki?ve neden durdursun zaten?
tepki verenler ya da vereceği tahmin edilenler de artık tercih edilmiyor işte bu sebepten.
çünkü bir yerlerde, bunu kabul edecek, ses çıkartmayacak kadınlar var.
adamlar neden zora soksun ki kendilerini?
zincirleme gelişen şeyler bunlar.
bu kadınların da psikolojik açıdan kendi içlerinde ses çıkartmama nedenleri var tabii ki ama sonuçta yansıması bu şekilde oluyor.

ama gerçek şu ki, iki taraf için de karakter sorunu tabii.
yani insan sadece karşısındakinden korktuğu için kendini frenlememeli, bazen de bir şeyi yapmaması gerektiği için yapmamalı.
içinde bulunduğu şartlar buna uygun olmadığı için de durabilmeli.
toplumsal olarak yetişkin olamamanın da etkisi fazla.
ergen erkekler, çocuk kadınlarla evleniyorlar, böyle oluyor.

bir çocuk hiçbir zaman annesi babası ona yatmasını söylemedikçe yatması gereken saatte yatmaz.
yetişkin insan "şu saatte yatmam lazım, yarın şu saatte kalkacağım" der.
aslında teknik olarak benzer davranış modeli.

ama herkesin ya da en azından her erkeğin aldattığına da asla inanmıyorum.
beraber olduğu insanı seven ya da sevdiği insanla düzgün bir ilişkisi olan, evine koşa koşa giden, evli ve mutlu insanlar da var.
arkadaş çevremde bunlar çoğunlukta neyse ki.
0
blatta hiberna
(11.08.20)
Valla bir kısmı cinselliğin doğru düzgün yaşanamaması, bir kısmı karaktersizlik.

Normal değil elbet ama değiştirmek de bizim vazifemiz değil. Yolumuza bakıcaz.
0
lcha
(11.08.20)
Bence bu işin en garip kısmı bu insanlara iyi insan denilmesi, arkadaşlık ilişkilerinin sürdürülmesi. Konusunca mangalda kül bırakmayan, çok iyi, samimi adam on numara adam denen tipler sevgilisini karisini aldatıyor, iki üç kızı bir arada idare ediyor.

Bir insan eşini sevgilisini aldatıyorsa ve bununla yaşayabiliyorsa iyi insan falan değildir. Insanlari dolandiran biriyle ama iyi insan diye arkadaşlık eder mi kimse? Ama aldatanla ediyorlar iyi adam bunun dışında diye.

Esas sorun bu aldatmanin böyle normalleşmesi, kinanmayan, yapanın hala iyi adam! olup bu yüzden arkadaş, çevre kaybetmediği bir şey olması.
0
nick dedigin
(11.08.20)
Eskiden de vardı ama gizli kapaklı, az yapılırdı. Şimdi sosyal medyadan, internetten, atlayıp Ukrayna'ya bir kaç saatte gitmenin çok kolaylaşmasından kaynaklı; bu işler çok çoğaldı.

İnsanların çoğu maddiyata, rahatlığa ve zevke önem veriyor artık. Dolayısıyla hem evleniyim rahat ediyim, hem de tüm zevkleri tadıyim diyorlar.

Bence de sağlıklı ve doğru değil.


.
0
kartallar yuksek ucar
(11.08.20)
dedem 82 yaşında, bir ara bi hastanede çalışmış istanbul'da. adamın anlattıklarını duysan aklın durur. arkadaşı imamın karısıyla falan yatmış böyle bir sürü şey. bunun nesille hiç alakası yok. kişilikle var.
0
bohr atom modeli
(12.08.20)
Ben böyle değilim, böyle arkadaşlarım da yok. Yapan olursa arkadaşlığı keserim, eşini aldatan bana ne kazıklar atar :)
0
hayirsiz
(12.08.20)
yanlışın var, 85 sonrası doğumlularda başlıyor sıkıntı. onun dışında anlıyorum derdini.
0
snape i başından beri tanırım
(13.08.20)
konunun ilişkilerle ilgili kısmı zaten yeterince açıklanmış ancak ben biraz da toplumsal kısmına değinmek isterim. öncelikle belirteyim, sektörüm mühendislik. özellikle erkeklerin bu aldatma bağımlılığını, toplumda kaybetmeye başladıkları cinsiyet sebepli iktidarın bir yansıması olarak görüyorum. özellikle son yıllarda sırf erkek diye işe kabul edilen, yönetici yapılan, daha yüksek maaş alan vs. insan sayısı iyiden iyiye azalıyor ve bu erkekleri hayatta rahatsız ediyor. kendileri gibi beyaz yakalı ve makul üniversitelerden mezun kadınların hem sayısı arttı hem de gözü açıldı. o yüzden bu kafa yapısındaki erkekler zaten dengi kadınlarla olamıyor, olunca da artık eziklikten midir nedir gözünün yaşına bakmadan sürekli aldatıyor. herhalde kendini hayatındaki kadından ancak arkasından iş çevirdiği zaman bir adım önde görüyor. dediğim gibi burada sadece iktidar hırsına sahip ve hayatına giren herkesi aldatma hevesi içinde olan bir kısım erkekten bahsediyorum. hepsi öyle değil elbette. bir kısım erkek de zaten ilişkilerle ilgili primitif güdülerini çoktan kontrol etmeyi öğrenmiş ve daha farklı (kariyer, aile kurma, dünyaya açılma vs.) dertlere sahip erkekler.
0
little celebration
(16.08.20)
(12)

Ne yapmali?

Oceanblue
Ozet:Teshirci bir oz babanin (baba demeye bin sahit gerci) kendi oz kizina yaptiklarini, bu durumdan magdur olan kizi anneye bahsetmeli mi? Detaylar:Bu adam, oz kizinin universiteye gittigi yillarda (kizin yas o siralar 19-20) kizina kendi cinsel organini gostererek teshircilik yapmis bir mahlukat.
Ozet:
Teshirci bir oz babanin (baba demeye bin sahit gerci) kendi oz kizina yaptiklarini,
bu durumdan magdur olan kizi anneye bahsetmeli mi?

Detaylar:
Bu adam, oz kizinin universiteye gittigi yillarda (kizin yas o siralar 19-20) kizina kendi cinsel organini gostererek teshircilik yapmis bir mahlukat.

Kiz o yillarda abisi, anne ve babasiyla ayni evde yasiyor. Adam ev uygun durumda iken
(anne ve abinin ortalikta olmadigi zamanlari kollayarak) kizina teshircilik yapiyor.

Ta ki kiz Avrupa’da is bulup evden ayrilana kadar bu olanlara ara ara maruz kaliyor (yaklasik 6 yil) fakat bu durumdan kimselere bahsedemiyor.
Utanip sıkılıyor ve karar verip icine atip sir olarak sakliyor annesinin hassas karakterini bildigi icin. Cunku anneye bahsederse, annenin sinir krizleri gecirip kendi sagligindan olacagini az cok kestirebiliyor.

Bu arada anne ve babanin iliskisi neredeyse kopuk.
Evde hic konusmuyorlar, huzursuzluk, kavga...vs. var.

Yurt disinda 5 yil her sey yolunda, rahatken ve kiz tam da babadan kurtuldum diye dusunurken,
3 ay once covid nedeniyle aile evine tekrar donmek zorunda kaliyor.

Simdi ise kizin hissettigi (yas 32), her seyin yeniden eskiye donmus olmasi.
Utanmaz arlanmaz adamin surekli goz hapsinde oldugundan, ev icinde kose kapmaca oynarmiscasina ondan kaciyor, ayni ortamda bile bulunmaktan asiri derecede rahatsiz oluyor ve biliyor ki o evde yasadigi surece her sey tam anlamiyla eskisi gibi olacak yani baba teshircilige yine baslayacak (simdilik musait anlari kolluyor gibi gorunuyor)
Cunku zihniyeti, hal ve hareketleri hic degismemis hatta daha da kotulesmis ve bunamis gibi yasi ilerledikce (65yas)

Kiz annesiyle iyi anlasiyor ama onunla doya doya ozlemini gideremiyor kafasina bu takilanlar yuzunden.
Bir an once is bulup ayri eve cikmanin planlarini yapiyor ondan tekrar kurtulabilmek adina ama
bu arada da olanlari ve hissettiklerini artik anneye (yas 60+) bahsetmeli mi diye dusunuyor ve
daha ne kadar boyle bir ortama dayanabilecegi de beynini kemiriyor.

Kiz nasil bir tavir sergileyip ne yapmali?

Not: Kiz babasina karsi bu olanlar yuzunden tamamen soguk ve mesafeli davraniyor ve
neredeyse hic konusmayip muhatap olmuyor.
0
Oceanblue
(10.08.20)
Allah'ım az önce neler okudum diyeceğim ama bunun gibi binlerce, yüz binlerce olay var.
Öncelikle asla boyun eğmesin, annesine söylesin diyeceğim ama söyledikten sonra babasından şiddet görme hatta öldürülme ihtimali var mı? Sapık bir mahlukat olması dışında elimizde babaya ait pek done yok.
Bir de ne yazık ki kadınların kemalim yapmaz tribi var, anne inanacak mı? Ayrıca babanın siktir olup gitmesi durumunda anne maddi olarak darlığa düşüp depresyona falan girip yarın öbür gün çocuğunu da suçlayabilir, bu kulaklar bunları duydu.
Neyin nasıl olacağını tacize uğrayan arkadaşımız daha iyi bilir ama ben olsam söylerdim sokakta aç sürünürüm ama buna göz yummam.
0
matilda
(10.08.20)
Ben olsam cemkirirdim baba figurune. Korkup kacarsan ustune gelirler. Korktugunu belli etmeden kizman lazim bence. Adami yerin dibine sokmak lazim. Baktin ki duzelmiyor abi/kardese soylemek lazim. Anneye kiyamadim...
0
nax
(10.08.20)
anne/abi hiç uyanmıyor mu aralarındaki duruma soğuk davranmasınan?
o abinin çocuğu olacak mesela ve torun sevecek bu adam öyle mi? çevredeki diğer insanlara zarar verir vermediğini de bilmiyoruz, otobüste, markette...
bence yaşa başa bakmadan sapıklar ifşa olmalı.
ama en azından babasıyla bir sapık olduğu hakkında konuşup devam ettiği takdirde yapacakları üzerine konuşmalı diyeceğim de bilmiyorum. sapıklar ifşa olmalı daha fazla insanın hayatını karartmadan.

edit: kızın da çocuğu olur da bir şekilde yaklaştırmayacağını varsaydım.
0
not dark yet
(10.08.20)
Annenin boşanacak maddi imkanı vs mi? Yani bu işin sonu boşanma olmayacaksa ortaya dökmek mantıklı mı bilemedim.
0
elorelia
(10.08.20)
Bu tarz durumlarda sessiz kalmak işi daima kötüleştirir. İlk başta sert çıkılsaydı, konu buralara gelmeyebilirdi.

Babayı çok sert terslemeli ve hatta gücü yetiyorsa, temiz bir dövmeli. Durum değişmezse, konu ailenin diğer fertlerine anlatılmalı. Anne buna dayanamaz, abi elini kana bular vs. ciddi endişe varsa da evden en kısa sürede ayrılmalı.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.08.20)
Nerede yaşıyor bu kadın
0
opitseri
(10.08.20)
bence annesine söylemesin. Zamanında söylemediyse bu kadar yıl sonra öğrenmek annesine daha ağır gelecektir. Babasıyla tek kaldığı bir anda onu korkutmayı deneyebilir belki.
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(10.08.20)
Bence annesini ve kardeşini yanına alma şansı varsa siktir etsin babayı. Hatta polise falan da şikayet edebilir. Bence ilk kardeşine söylesin ve annelerini duruma hazırlamaya çalışsınlar.

Yaşa başa bakmadan sapıklar ifşa olmalı +1
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(10.08.20)
Ben öyle babayı döverim. Samimi söylüyorum. 32 yaşına gelmiş, işinde gücünde bir kadınken artık sinip köşe bucak kaçmak yerine o rezil adamı insan içine çıkmaya utanır hale getirmek gerekir bence. Anne ve abinin duyması belki iyi olmaz, bilemiyorum delirip bir şeyler yapabilirler mi. Ben olsam sessiz sedasız çekio gitmeye zorlardım galiba o adamı. Def olsun napıyorsa yapsın uzak dursun o aileden.
0
ma ya
(10.08.20)
Hatta ben olsam bi avukata danışırdım. İstismardan dava bile açılabilir belki. Kanıt toplama vs konusunda yardımcı olur illa ki avukat.
0
ma ya
(10.08.20)
Kesinlikle söylemeli.
Bakın kesinlikle diyorum.
0
rewlack
(10.08.20)
youtu.be

Dün bunu izlemiştim. Videoda bahsedilen birebir yaşanılanların aynısı değil ama benzer.

Kanıt toplayıp, suç duyurusunda bulunulsun. Hiç acımaya kalkmasın. Gerekirse sosyal medya, internet sayesinde destek almaya çalışılsın. Hiç aile yıkılacak diye düşünülmesin. Zaten ortada aile yok. Belki annenin de bu adam yüzünden yaşadığı acılar var, olan biteni öğrenince kızına hiç olmadığı kadar çok sahip çıkacak. Kız, zaten yıllarca aileden uzakta, yakın olamadan yaşamış, ailesi ona karşı gelse bile kaybedeceği bir şey yok.

Böyle bir babanın anneye, akrabalarına, erkek çocuğuna pekte iyi davrandığını sanmıyorum.
0
GoodMorningTeacher
(10.08.20)
(9)

ev kurma sorunları

kondansator
iyi haftalar sevgili duyurucular.pandemi, iş güç vb devamlı ertelediğimiz evlilik meselesini daha fazla ertelemeden nihakı kıyalım dedik. 1 2 aya imzayı atacağız gibi. bu süreçte normalde nişanlımın ailesinin evinde oturacaktık, ev küçük geldi onlara, başkasına da kiraya verdiler falan. şimdi onlar
iyi haftalar sevgili duyurucular.
pandemi, iş güç vb devamlı ertelediğimiz evlilik meselesini daha fazla ertelemeden nihakı kıyalım dedik. 1 2 aya imzayı atacağız gibi. bu süreçte normalde nişanlımın ailesinin evinde oturacaktık, ev küçük geldi onlara, başkasına da kiraya verdiler falan. şimdi onlar yazlık evlerine taşındılar temelli, yazlık ev de kışlık eve 40-45km kadar. şimdi ortalık kötü, elalemin evine kira ödeyeceğinize kışlık eve bir iki eşya alıp oturun, paranız cebinizde kalsın demeye başladılar. kız çalışmıyor şu an, bir yandan kira vermemek de mantıklı geliyor birikim avantajı ortada. siz nasıl yaklaşırsınız bu olaya. konum izmir bu arada
0
kondansator
(10.08.20)
isterse 100km olsun mesafe, böyle bir şans varsa kullanmak lazım. Yalnız evlilik tehlikeli bir iştir, yarın bir gün "benim evimde oturuyorsun bik bik bik" deme ihtimalleri varsa kimseye gebe kalmamak lazım.
0
kimlanbu
(10.08.20)
Uzun süreli kalmayacaksanız olur. El alem çok boş konuşur, damat bedavaya yaşıyor gibi laflar duyabilirsin ilerde.
0
kanlakarisikyagmur
(10.08.20)
Ben istemezdim. Ayrı ev ayrı düzen daha mantıklı.
0
elorelia
(10.08.20)
Eğer çok sık gelmeyeceklerse eve, arada bir işleri olunca, senede bir kaç sefer geleceklerse, gayet mantıklı. Kendinizi toparlar, belki bir ev alır, kendi evinize çıkarsınız.

Evin konumu vs. işinize yakınsa, çok ters bir tarafta değilse, çok güzel bir jest.


.
0
kartallar yuksek ucar
(10.08.20)
Kızın ailesinin evi, kız çalışmadığı için evde olan o olacak, siz çalışıyormuşsunuz. Evde geçici süre kalırsınız zaten. Eve eşya alın, keyfinize göre oturun demişler. Sadece bir odayı kendi yaşam alanınıza göre çevirebilirsiniz, yatak odası takımı, çalışma masası, koltuk alabilirsiniz. Hem para biriktirirsiniz. Baktınız rahatsız oluyorsunuz, siz eve taşınınca sürekli gelip giden oluyor, o zaman taşınırsınız.
0
GoodMorningTeacher
(10.08.20)
evlendikten sonra 1 yıl boyunca kira vermeden kayın validenin evinde kaldım. kendi evimi alıp ayrıldım.
0
zam sampiyonu domates
(10.08.20)
bence aile ile olan ilişkinize bağlı, size bağlı. ilerde çocuk olur ailesi gelir eşiniz ben bu evden gitmek istemiyorum diyebilirmi? sonra siz o evde boğulabilirsiniz? kışın sanırım geri gelecekler o eve. bilmiyorum bunun gibi bir çok alternatif durum yazılabilir. benim kişisel görüşüm imkanınız varsa olabildiğince ailelerden bağımsız bir hayat kurmanız. ama maddi olarak uymuyorsa yapacak bir şey yok. X<2 sene sonra evinizi alıp gidebiliyorsanız geçici olarak kalınabilir. kısa zamanda hamilelik ve çocuk olursa gidemezsiniz bence.
0
morcivert
(10.08.20)
hepinize vakir ayırıp düşüncelerinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim.

temelli yazlığa yerleşecekler, marinada tekneleri var bahane ile kışlık ev kapanıyor gibi. 2 3 ayda bir banka ıvır zıvır işleri olursa gelirler ancak.
0
🌸kondansator
(10.08.20)
tabi ki esya alıp oturun kışlık eve. Ayda 2000₺ dolar,altın alıp kenara atın. Güzel bir fırsat olur gelecek için.
0
gatherer
(11.08.20)
(4)

Covid-19 Bulaşan Yerler

mugumgumus
Merhaba iyi pazarlar,Bugün sözlükte de yazdım. Tüm okuduklarıma, buralarda yazılan, yazarların hastalık geçmişlerine bakıyorum, nerelerden hastalık geçtiğine dair bir genelleme yapamıyorum. Örneğin çok eleştiriliyor ama, tatilden, uçaktan, sahilden kaç kişi hastalık kaptı? İnfluencerlar haftalardır
Merhaba iyi pazarlar,

Bugün sözlükte de yazdım. Tüm okuduklarıma, buralarda yazılan, yazarların hastalık geçmişlerine bakıyorum, nerelerden hastalık geçtiğine dair bir genelleme yapamıyorum.

Örneğin çok eleştiriliyor ama, tatilden, uçaktan, sahilden kaç kişi hastalık kaptı? İnfluencerlar haftalardır tatilde, ama çok mu korunaklilar? Normal dümdüz insanlar mi tatilden hasta döndüler? Marketlerden mi bulaştı? Eve gelen paketlerden kaç kişi hastalandı? (Yanlış anlaşılmasın, tatilden, marketten, paketten kapan illa ki vardır, oranı anlamaya calisiyorum.)

Ofislerde, iş yerlerinde mi en çok bulasma var? Avm'lerden kaç kişi hastalandı mesela? Sahilde bir şeyler içmek ne kadar tehlikeli (birkac hane bir araya gelmeden, yalnızca tek hanede oturanlar)? Düğün, cenaze sonucunda çok vaka duyuluyor, bu insanlar bilinçsizce sarmaş dolaş mi oluyor, açık hava düğününde birbirlerinin yüzüne mi öksürüyorlar?

Kendimi çok sıkışmış hissediyorum, mantıklı düşünemiyorum artık, biraz veri olsa elimde de içimi rahatlaysam ve daha doğru önlemler alsam diyorum... var mı yorumlariniz, bir fikir alış verişi yapsak?
0
mugumgumus
(09.08.20)
"Kendimi çok sıkışmış hissediyorum, mantıklı düşünemiyorum artık."

Psikoloğa gidin.
0
kanlakarisikyagmur
(09.08.20)
Dediğiniz her yerden virüs kapanlar olmuştur muhakkak. Tatiller eleştiriliyor çünkü fotoğraflardan gözüktüğü üzere insanlar çok yakın ve maskesiz.

yoksa aralıklı şezlonglarda mesafe olduktan sonra hiç bir şey olmaz. uçaklarda maskenizi takıp elinizi sık sık dezenfekte ederseniz olmaz. ama hepsinde risk var. sizden önce ne kadar temizleniyor ?

eve gelen paketlerde de risk var elbette. paketin dışına temas eden kişi pozitif ise evinize virüs almış olabilirsiniz.

Bayramda gittiğim il/ilçede maske takmak zorunlu değil, bayram ziyaretlerinde takan pek görmedim. düğün cenazede insanlar önemsemiyor. mesele o.
0
Cinfizz
(09.08.20)
Kendinizi ve herkesi hasta gibi düşünmek lazım. Her yerde bulaşma ihtimali var. Bizim iş yerinde bir kaç kişi pozitif çıktı. İnsanlar dikkat ettiği için diğerleri negatifti hep. Ellerinizi çok iyi koruyun, maske takın. %99 ellerden bulaşıyor.

Biraz lüksten, gerekli olmayan yerlere gitmekten kısabilirsiniz ama onun dışında normal yaşantınıza devam edin. Bu virüsü artık yok etme şansı kalmadı. Bir tedavi bulunana kadar grip gibi her sene birilerine bulaşacak...


.
0
kartallar yuksek ucar
(09.08.20)
Sözlüğe de yazmıştınız buraya da yazmanıza sevindim..çok önemli bir nokta bu. Vaka sayısı bile sır gibi saklanıyorken korunmak için en hayati nokta bu. Çok mantıklı bir soru
Kimin nereden kapmış olabileceği üzerine çalışmalar olsa herkes daha dikkatli davranırdı

İlk başlarda paketten eşyadan sebzeden vs çok bulaşır sanmıştık. Bunları temizlersek sorun yok, bunu öğrenip rahatladım. Normal temizliyorum artık. Sonra elimi yıkıyorum.

Benim de merakım maskesi olmasına rağmen virüs kapanlar var mı?

Bir tanıdığım damadından kaptı. Damat istanbula döndü sağlamdı ama adam 2 gün içinde şak diye öldü. Adam öldükten sonra damadın halasının korona olduğu, ondan damada geçtiği, damadın belirti vermediği ve adama bulaştırdığı anlaşıldı. Adam köyde ve izole olduğu için tek kaynak damattı.

Bi başka örnekte düğün esnasında bi hala bulaştırdı. Düğünde hasta olduğunu bilmiyordu. Hastalık öğrenildikten bi iki gün sonra düğündeki aynı evde kaldığı yakın akrabaları da hasta oldu. Kuluçkası farklı sürdü yani

Bu vakalarda maske mesafe yoktu

Maske koruyor mu bilmiyorum
0
photo85
(09.08.20)
(3)

Altın ve Dolar Trenini Kaçıranlar Borsaya girsin mi ?

ptolemaios
altın ve dolar alamadık, uçup gitmiş trene binemedikborsa çöküyor, 0.8 seviyesine gelir mi ?sırtlan gibi borsaya çökebilir miyiz 3-5 kuruşluk birikimle.
altın ve dolar alamadık, uçup gitmiş trene binemedik
borsa çöküyor, 0.8 seviyesine gelir mi ?
sırtlan gibi borsaya çökebilir miyiz 3-5 kuruşluk birikimle.
0
ptolemaios
(07.08.20)
dün sabah bile binebilirdiniz hocam trene, bugün de ne olacağı belli olmaz gerçi. takip edemeyecekseniz sırtlan gibi çökemeyebilirsiniz.
0
fezagezgini_4
(07.08.20)
Bu işlerden biraz anlayan arkadaş, borsa yükselirken, "bireysel kullanıcıları acayip silkeleyecekler" demişti.

Borsadan iyi derecede anlamıyorsanız, uzak durun!


yatırım tavsiyesi değildir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(07.08.20)
hayır.

84-85 seviyesine gelse belki ama hiçbiri bir altın etmedi.
0
anarsika
(07.08.20)
(6)

Covid-19 pozitif ihtimali

Flaneur
Eşimin anneannesi covid pozitif çıktı ve şu an yoğun bakımda. Biz bayramda kendisiyle 3 gün aynı evde yaşadık. Eşimin kendisiyle teması da oldu. Şimdi evde karantinadayız ama bizim ne yapmamız gerek bilemiyorum? Vitamin alıyoruz şimdilik. Test yaptırmaya hastaneye gitmek de istemiyoruz. Zaten test +
Eşimin anneannesi covid pozitif çıktı ve şu an yoğun bakımda. Biz bayramda kendisiyle 3 gün aynı evde yaşadık. Eşimin kendisiyle teması da oldu. Şimdi evde karantinadayız ama bizim ne yapmamız gerek bilemiyorum? Vitamin alıyoruz şimdilik. Test yaptırmaya hastaneye gitmek de istemiyoruz. Zaten test + çıksa ne yapacağız? Bir gün aniden ateşlenir miyiz, erken teşhisin bir faydası var mı?
0
Flaneur
(05.08.20)
*Sağlıkçı değilim*

Bildiğim kadarıyla erken teşhisin faydası yok, direnci yüksek tutmaya devam. Eğer semptomlar görülürse doktora giderek ilaç alırsınız.

Geçmiş olsun
0
lcha
(05.08.20)
bindiğim otobüste birinin pozitif çıkması üzerine sağlık il müdürlüğünden arandım. kendimi karantinaya almam gerektiği söylendi. 14 gün süresince evde kalmam gerekiyormuş. Her gün arayıp kendimi nasıl hissettiğimi ve karantinada olup olmadığımı soruyorlar. semptom göstermediğim için test yapılmıyormuş.

Sizinde aynı mantık. covid hastası ile yan yana bulunma durumunuz var.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(05.08.20)
d ve c vitamini ve çinko takviyesi alabilirsiniz.
(bkz: d vitamini eksikliği ve covid ilişkisi)
*doktor degilim*
0
lata
(05.08.20)
Bulatıysa bu saate kadar bulamıştır zaten ben bu saatten sonra alınacak bir takviyenin işe yarayacağını düşünmüyorum, ben covid pozitiften yattım 1 hafta. 14 gün karantinada da kalıp evden kesinlikle çıkmayacaksınız. Test yapmaya gitseniz bile semptom yoksa yapmazlar. Oturup bekleyeceksiniz eğer semptom olursa ancak gidebilirsiniz. Oturup semptom beklemekten başka bir çareniz yok.
0
paramolacak
(05.08.20)
Covid için çevredeki bir hastanede test yaptırabilirsiniz. Bazı özel hastaneler 200 TL civarına test yapıyor.

Ancak covid'te ilk sordukları koku ve tat kaybı. Ateşten vs. daha belirleyici bu ikisi. Koku ve tat kaybı, geçmeyen sürekli öksürük varsa muhtemelen covid oldunuz.

Kronik bir rahatsızlığınız varsa, test olayını ihmal etmeyin. Değilse belirtiler çıkana kadar evde bekleyin. Nefes almakta sıkıntı çekerseniz, en yakın hastaneye başvurun.

NOT: Uzman değilim.


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.08.20)
Herkese çok teşekkürler. 4 gün oldu, hiçbir belirti yok bizde. Evde bekleyeceğiz bakalım.
0
🌸Flaneur
(05.08.20)
(5)

Koronavirüs nasıl bulaşır?

etna
Yani konuşma, hapşırma veya öksürük sırasındaki partiküller yoluyla bulaşıyor bunu anladım.Ama mesela paradan bulaşır mı? Berberde ki saç makinesinden bulaşır mı? Hayır ise neden o kadar süre kapalı kaldı berberler? Atıyorum yürüyen merdivenlerin kenarındaki tutma yerlerinden bulaşır mı? Bakkaldan m
Yani konuşma, hapşırma veya öksürük sırasındaki partiküller yoluyla bulaşıyor bunu anladım.
Ama mesela paradan bulaşır mı? Berberde ki saç makinesinden bulaşır mı? Hayır ise neden o kadar süre kapalı kaldı berberler? Atıyorum yürüyen merdivenlerin kenarındaki tutma yerlerinden bulaşır mı? Bakkaldan marketten aldığımız ambalajlı ürünlerden veya sebze meyveden bulaşır mı? Lokantada ki çatal kaşıklardan bulaşır mı?
Kesin bulaşma şekilleri neler var? Kafam bi milyon oldu.
0
etna
(03.08.20)
Cdc demiş ki;
“ Based on data from lab studies on COVID-19 and what we know about similar respiratory diseases, it may be possible that a person can get COVID-19 by touching a surface or object that has the virus on it and then touching their own mouth, nose, or possibly their eyes, but this isn’t thought to be the main way the virus spreads.”

Virüs olan yüzeye dokunup elini ağzına burnuna götürürsen belki bulaşır ama virüsün birincil yayılma yolu bu değil diyor. Ben açıkçası 1 aydır falan dezenfektan kullanmıyorum. Marketten getirdiklerimi eskisi gibi kullanıyorum. 2 aydır çok sık bir şekilde spor salonuna da gidiyorum. Restoran, kafe, berber, avm hepsine de gidiyorum. Hasta gözüken kimseye yaklaşmam onun dışında bir önlemim yok. Pozitif falan değilim.
0
catch the arrow
(03.08.20)
virüs damlacık yoluyla bulaşıyor. covid-19+ pozitif birinin öksürmesi, hapşurması, konuşurken tükürmesi sonucunda havaya yayılan damlacıklar sizin ağzınıza, burnunuza hatta gözünüze girerse bulaşıyor. arkadaşlar açıklamış zaten diğerlerini. bazı yüzeylerde haftalar boyu kaldığına dair araştırmalar vardı ama sanırım bulaşıcılık özelliğini yitiriyor zamanla.
0
black holes in the sky
(03.08.20)
Ek : senden önce virüslü birinin maskesiz geçtiği yoldaki havadan da bulaşabiliyor
0
photo85
(03.08.20)
www.cumhuriyet.com.tr

özet: havada 10-15 dakika asılı kalabiliyor. hiç kimseyle temas etmeyen biri aynı asansörü kullanan 71 kişiye bulaştırmış..
0
makbur
(04.08.20)
%99 önce elinize bulaşıyor, sonra elinizi yüzünüze (ağız, göz, burun, kulak vs.) götürünce covid kapmış oluyorsunuz. Bu yüzden elleri iyi sabunlamak ve yüze götürmekten kaçınmak şart.

Maske takıp, sosyal mesafeye uyarsanız, havadan/hapşurmadan vs. kapma ihtimaliniz çok çok düşük. Virüsün havada kalma gibi bir özelliği yok. Bu olayar özel şartlarda gerçekleşen olaylar. Virüs yere çöküyor.


.
0
kartallar yuksek ucar
(04.08.20)
(4)

bakaya durumunda üniversiteye devam

mrtkp1234
Bakaya kaldığımızda ders kaydını yapıp üniversiteye devam edebiliyor muyuz?Peşin not: Askere git diyecekler lütfen cevap yazmasın.
Bakaya kaldığımızda ders kaydını yapıp üniversiteye devam edebiliyor muyuz?

Peşin not: Askere git diyecekler lütfen cevap yazmasın.
0
mrtkp1234
(29.07.20)
Lisans'ta 27 yaş sınırı vardı. 27'yi aştıysanız, "buyrun askere" diyebilirler.

En sağlıklı bilgiyi, bağlı olduğunuz askerlik şubesini arayarak alabilirsiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.07.20)
yas siniri 28
0
kreatin
(29.07.20)
edersin sorun olmaz . tek can sıkan şey zırt bırt kağıt imzalamak ve bazı kendini bilmez polislerle ağız dalaşı oluyor. okulun yakınında ev tut gbt den uzak dur tamamdır.
0
x571
(29.07.20)
Eskiden 29 yaşını doldurduğun anda okul kaydını yapmıyordu, yeni askerlik sisteminden sonra bu 28'e çekildi. 28'i bitirdiğin an okul kaydını yapmaz.

Eğer bu yaş sınırlarına takılmıyorsan okul için önemli değil, askeriye sıkıntı çıkarırsa da askerlik şubesine öğrenci belgenle gider halledersin işini.

Eğer yaşa takılıyorsan ve kayıt yaptırmak istiyorsan da yapılabilecekler var. Bu durumdaysan da durumunu özelden yazarsan adım adım yazarım. Gerçi artık pek bir şey farketmiyor, lisansı bitirsen de 6 ay, ilkokul mezunu olsan da 6 ay.
0
kimlanbu
(29.07.20)
(7)

maaş artışı nasıl konuşulur?

curukturpkokusu
İşyerimdeki pozisyonum değişti. Durumu olmayanlar için özet: ayrılan müdürün yerine getirildim. Ama henüz maaş vb konuşulmadı, iş yürüsün diye de 1 aydır onun görevini de yapıyorum. şirket çok kurumsal değil ama iyi niyetli insanların yönettiği ve çalıştığı bir yer. Bol keseden maaş dağıtmaz ama çal
İşyerimdeki pozisyonum değişti. Durumu olmayanlar için özet: ayrılan müdürün yerine getirildim. Ama henüz maaş vb konuşulmadı, iş yürüsün diye de 1 aydır onun görevini de yapıyorum. şirket çok kurumsal değil ama iyi niyetli insanların yönettiği ve çalıştığı bir yer. Bol keseden maaş dağıtmaz ama çalışanlar genel olarak işlerinden memnun, psikopat sorunlu kimse yok. ben ayrılan müdürün maaşı kadar almam gerektiğini düşünüyorum ama bunu ifade edecek güzel, plaza cümleleri lazım benim gibi düz bir insana :)

Detaylı soru:
Durum şöyle ki, belli bir konuda deneyimim ve bilgim var. Çalıştığım firma ilerde bu konuda projeler yapacağı için 3 sene önce beni işe aldı ama o konuda çalışmaya yeni başladık. İşe başladığımdan beri deneyimime yakın ama bu burada çalışırken öğrendiğim başka bir takım raporların yazılmasından sorumluydum. Şimdiden sonraki iş ise gerçekten hakim olduğum bir alan ve birimin sorumluluğu tamamen bana verildi. Önceden bireysel çalışıyordum, şimdi ekibim olacak vs... Yani şimdiye kadar maaş vb konularda şirketin verdiğini kabul ettim çünkü ben bu işi burada öğrendim. Artık benim deneyimlerim değer kazandı, iş yüküm de sorumluluğum da fazlasıyla arttı.

Bir de bu işin başına getirilen, teknik bilgisi olmayan bir iş geliştirmeci vardı. O 3 ay çalışıp işten ayrılınca bana verildi sorumluluk. Proje geliştirme konusunda iyi ama alana yönelik bilgisi sıfır. Hatta bu yüzden onun yaptığı hataların bedelini de ödeyeceğiz, düzeltmemiz çok zor olan hatalar yapmış.

Şimdi ben onun aldığı ücreti tahmin ediyorum, bana devrettiği dosyalarda gördüm. bana o ücret verilirse mutabık olurum, daha fazlasına da yok demem tabi. Ben bunu talep ederim de güzel cümleler lazım bana. Karşıdaki patronu irite etmeden, ona verdin bana da ver gibi bir intiba yaratmadan talep etmek istiyorum. biraz da gazlanmaya ihtiyacım var, niyeyse bir şey istemekten çok çekinirim oldum olası.

Bu arada 1 aydır yeni görevi yapıyorum aslında ama ben home office çalışma vb nedenlerle konuşamadım konuyu. Yakın zamanda da onaylanacak bir yüksek getirili proje var, teklifini ben detaylandırarak kendi bildiğim şekilde hazırladım. Bu proje onaylanınca mı konuşayım yoksa onaylanmadan konuşayım mı?
0
curukturpkokusu
(29.07.20)
İyide hep o pozisyonda mı kalacaksın yoksa Yeni müdür bulunca sen tekrar eski görevine mi gideceksin?
Eğer kalıcı değilsen maaş konuşma. Önce bunu kesinleştirmek lazım.
0
etna
(29.07.20)
Burada meselese bu isi yapabilecek sizden baskasinin olup olmadigi. Yani sirket yeni bir ilana cikip yerinizi sizin yari maasiniza calisacak az deneyimli biriyle doldurabiliyorsa bence konuya daha farkli sekillerde girmelisiniz, mesela: kredi borclarimi odeyemiyorum, babam kumarda borc yapmis onu oduyorum gibi irdelenmesi cok detayli olmayacak sadece kisisel sebeplerle bir zam talebinde bulunup isverinin tavrini test edin.

Ha yok, eger yeri doldurulamaz bir pozisyondaysaniz "efem, malumunuz sorumluluklarim artti ben de parasal anlamda da motive olabilmek adina yuzde x zam talep ediyorum uygun gorurseniz" diyerek soze girebilirsin. Katii suretle red ederlerse bu talebi pozisyondaki vazgecilmezligine ragmen, 2 ay sonra baska bir yerden is teklifi aldigini soylersin. O gun gelince yine yazarsin buraya konusuruz.

Burada tabi sirketin zam politikasi onemli. Her sene sadece enflasyon zammi yapilan, adam kayirilan sirketlerde kicinizi da yirtsaniz zam meselesi zor.

Bu arada sizden onceki personelin ozgecmisini bilmiyoruz, uzmani olmadigi konuda sorumluluk yuklenmis birisi gibi gorunuyor, belki 20 senelik calisandi ve o parayi hak ediyordu, bilemeyiz. Kafaniza takmayin onun aldigi maasi. Bunu dusunerek kendi is yapma motivasyonunuzu kirarsiniz
0
ala09
(29.07.20)
@etna evet, ben bu işi yapamıyorum daha bilgili birini getirelim demediğim sürece bu işin başında olacağım.

@ala09 şirkette bu işi yapabilecek başka kimse yok. Sorumluluğu kabul etmeden önce başka birisini mi bulsak diye de düşündüm. Zaten o konuda da benden öneri istediler, direk yönetici olarak değil de 'ekibe alabileceğimiz önerilerin var mı' şeklinde. Ama bir aydır işi yapabildiğimi görünce ve sevdiğim alan olduğu için bu pozisyona motive oldum.

Benden önceki kişi iş geliştirme süreci için başlamıştı şirkete. Sorumluluğunu kendisi genişletti ama dediğim gibi bu konuda çok yeterli değildi. Proje planlama, maliyet çıkarma da çok iyiymiş ama proje yürütme konusunda zayıf kalmış.
0
🌸curukturpkokusu
(29.07.20)
Ağlamayana meme yok diye güzel bir ata sözümüz var.

İlgili kişi kimse, maaştan önce arayın ve güzelce konuşun. "böyle devam et, sene başında bakarız", "biraz artıralım, sene başında bakarız" tarzı yanıltmacalara da kanmadan, sizi memnun edecek ne istiyorsanız söyleyin.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.07.20)
1 ay olmuş zaten. kendilerinin söylemesi gerekirdi ama uyandırmayalım,ne koparırsak demişler. direk çata çat konuş. çok iyi insanlarsa madem diğerinden %20 yüksek maaş versinler sana. özelde dost,arkadaş,iyi patron falan yok .
0
x571
(29.07.20)
Şirketinin ik'sı ile konuyu görüşebilirsin.

Görevinde değişiklik olduğunu belirtip, yeni görev ve unvanının şirketçe tarafına tebliğ edilip edilmeyeceğini sorabilirsin (süreç nasıl işliyor, bilmediğimden size danışmak istedim dersin). Buna istinaden ücret ve yan haklarında güncellemeler talep ettiğini de belirtirsin. En temizi böyle bence.
0
Lethe
(29.07.20)
Ozet ustunden cevap veriyorum 1-1 ayrilan kisinin maasini beklemek dogru olmayabilir. 20 yillik mudur, 7 yillik biri ile ikame edilebilir is acisindan ama maaslar ayni olmayabilir. Eskisinin maasini katmadan artan sorumluluklarina binaen bir artis talep edebilirsin.
0
pofudukayi
(29.07.20)
(6)

Yoklama Kaçaklığı Soruları

joker hakki
Şehirlarası yolculukta gbt'ye takıldım, tutanak tutuldu, 15 gün içinde şubeye gitmedim.E-devletten online yoklama başvurusu yaptım, yarın aile hekimine gideceğim (yaklaşık 20 kilo fazlam var, askere gitme ihtimalim yok).Aile hekimi sevk vs verecek, heyet raporu alacağım süreci az çok biliyorum.1) Ai
Şehirlarası yolculukta gbt'ye takıldım, tutanak tutuldu, 15 gün içinde şubeye gitmedim.

E-devletten online yoklama başvurusu yaptım, yarın aile hekimine gideceğim (yaklaşık 20 kilo fazlam var, askere gitme ihtimalim yok).

Aile hekimi sevk vs verecek, heyet raporu alacağım süreci az çok biliyorum.

1) Aile Hekimine gittikten sonra, rapor sürecinde olduğum için, yeniden gbt'ye takılır mıyım?

2) Yoklama kaçağıyken resmi nikah kıyılabiliyor mu? Nikah salonundan, düğünden kolumuza girip götürmesinler?

3) Bir kez tutanak tutulduktan sonra, online yoklama başvurusu yapmış olsam bile, tutanak sebebiyle şubeye yine de gitmem gerekiyor mu?

Teşekkürler.
0
joker hakki
(22.07.20)
rapor süreci tamamlanıp,yoklamanız sisteme eklenene kadar gbt de çıkmaya devam eder. aynı süreci yaşadım . muayene için aile hekimine başvurdum göz problemi nedeniyle hastahaneye sevk etti, kadıköy de metro çıkışında gbt'e soktular ve bir tutanak da orada yedim.
0
delikedidilimiyedi
(22.07.20)
nikah kıyabilirsiniz ancak arkanızdaki konvoy araçlar azıtır ve denetlemeye takılırsa size de bakarlar.

"ahmet efendi 25'inde saat 19:00'da sevgi düğün salonunda nikah kıyıyormuş gidip alalım şunu" gibi bir durum yok asla.
0
bisorumvargaliba
(22.07.20)
Konvoy vs olmayacak çok şükür :D 3. soru hakkında fikriniz var mı?
0
🌸joker hakki
(22.07.20)
3. soruya istinaden ben sırasıyla 2014 ve 2015 te iki tutanak yedim ve 2016'da halen kaçakken evlendim. bizim zamanımızda (2018) kaçakken ve online yoklama yaptırırken "en yakın askerlik şubesine başvurun" uyarısı çıkıyordu. sizde o uyarı çıkmıyorsa tutanak sebebiyle de olsa şubeye gitmemeniz gerekir mantıken.

ek edit: askerlik şubenizi arayın detaylı bilgi veriyorlar. ben arayamıyordum "lan gelip alırlar mı" falan diye. 2. tutanaktan sonra anladım ki askere gitmek istemeyeni para ödetmek suretiyle erteliyorlar. gönül rahatlıyla şubenizden bilgi alabilirsiniz.
0
bisorumvargaliba
(22.07.20)
Madem Kilo fazlanız var, işinizi adam gibi halledin. Tutup götürürler askere ya da ters bir zamanda alırlar, uğraşırsınız.

Covid19'dan dolayı çok sık çevirme var artık.

Yoklama kaçağı olmanın para cezası da var sanıyorum. Süre uzadıkça miktar artarak çoğalıyor. Askerlik şubenizi arayıp, bilgi alın ve işlemlerinizi yaptırın.

Kilo olayında 1 sene uzatıyorlar. 3 sene ard arda kilonuz uygun değilse, askerlikten muaf oluyordunuz. Son durum nedir bilmiyorum.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.07.20)
Kardeşim adam gibi hallediyorum zaten. Evleniyorum, iş kurdum bi dünya işim var. Merkeze askerlik işlerini alabileceğim bir dönem değil. Hızlı planlama için gece vakti burda bilen arkadaşlara sordum. Sabah olunca da şubeyi aradım. Duyurudan alınan bilgiyle yetinip, resmi kaynağı boşvererek iş mi görülür?
0
🌸joker hakki
(23.07.20)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.